İstanbul Feminist Kolektif’ten 'Kadın Cinayetlerine İsyandayız' kampanyası

Cuma, 12 Kasım 2010 11:08

İstanbul Feminist Kolektif, kadın cinayetlerine dur demek, “Kadın Cinayetlerine Karşı İsyandayız” kampanyasını tanıtmak için TMMOB Makina Mühendisleri Odasında bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Basın toplantısı Amargi, Mor Çatı, Filmmor, Kadav ve Sosyalist Feminist Kolektif’ten kadınlar, öldürülen kadınların yakınları ve feminist avukatların katılımıyla gerçekleştirildi.

2009 yılının ilk 7 ayında 953,
2010 yılının ilk 7 ayında ise 226 kadın öldürüldü.

İstanbul Feminist Kolektifli kadınlar " Canımıza kast edenlerin hep bir bahanesi var, ama belli ki biz kadınların hayatlarının bir değeri yok! " diyor. Toplantı da, Türkiye' de her gün 3 kadın boşanmak istememek, tuzluk uzatmamak, iftara yemeği hazır etmemek, telefonla mesajlaşmak, izinsiz annesini ziyarete gitmek, sık banyo yapmak, sürekli makarna pişirmek, çocuğunu göstermemek vb sebeplerle öldürülürken, kadın cinayetleri son 7 yılda % 1400 artarken yasamanın, yürütmenin böyle bir gündemi durdurmak için bir eylem planının olmadığını vurguladılar.

Kadın cinayetlerinin son bulması için acil önlem alınması gerektiğinin vurgulandığı basın toplantısında şu talepler dile getirildi:

*Başta Başbakanlık olmak üzere, İçişleri Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Aileden ve Kadından Sorumlu Devlet Bakanlığı, Emniyet Müdürlüğü, mahkemeler, savcılıklar, valilikler ve belediyeler yani tüm ilgili kurumlar tarafından

-kadın - erkek eşitliği tartışmaya açılmaksızın fiili olarak hayata geçirilsin.

-kadınlara yönelik her tür şiddet, baskı ve ayrımcılığın önüne geçmek ve kadınların yaşam haklarını garanti altına almak üzere gerekli tüm adımlar atılsın.

-kadın örgütleri ile birlikte kadın cinayetlerinin sona ermesi için acil bir eylem planı hazırlanarak uygulamaya geçirilsin.

*Kadın cinayetleri davalarında " haksız tahrik indirimi "= " erkeklik indirimi " uygulanmasın.

*Şiddet gören, ölümle tehdit edilen kadınlar karakol, adliye, jandarma kapılarından " aile meselesi " denerek geri gönderilmesin, tüm yasal haklarını kullanmalarının sağlanması yanında özel önlemler alınarak koruma altına alınsın.

*2006/17 sayılı Kadın ve Çocukları şiddetten korumak için çıkartılan Başbakanlık Genelgesi uygulamaya konulsun.

*Sığınma evlerinin sayısı 38'den ivedilikle 3800'e, kısa sürede her 7500 kişilik nüfusa bir sığınma evi düşecek sayıya getirilsin.

(soL - Kadın)