Suriye'de 'muhelefet' Nusra'ya destek olmakta kararlı

Nusra Cephesi’ne ÖSO tarafından sahip çıkılmaya devam ediliyor. Nusra Cephesi’nin giriştiği katliamlar hem halkı sindirmekte önemli bir yer tutarken, ÖSO’daki radikal islamcı ağırlık da El Kaide’den vazgeçmeye niyetli değil.
Pazar, 16 Aralık 2012 09:20

ABD destekli Suriyeli muhalif lider Muaz El Hatip, ABD’den El Kaide bağlantılı El Nusra Cephesi’ni terör listesine almakla ilgili kararını tekrar göz önüne almasını istedi. Hatip, Reuters Haber Ajansı’nda yayınlanan konuşmasında, “Rejime karşı savaş grubu terörist olarak nitelendirmenin yeniden ele alınması gerekmektedir. Bazı gruplar ve onların siyasal ve ideolojik görüşleri ile aynı fikirde olmayabiliriz. Fakat asilerin bütün silahlarının kriminal tiran rejimine karşı doğrultulmuş olduğunu teyit ederiz” dedi.

Kendisi de laik Suriye’nin küllerinden bir “İslam Devleti” oluşturmak istediğini söyleyen Muaz El Hatip Shell petrol şirketinin ticari temsilciliği ve Müslüman Kardeşler hareketi ile yakınlığı ile biliniyor. Hatip, Shell’in ortak olduğu Al Furat Petrol Şirketi ile 6 sene çalışmış ve 2003-2004 yılları arasında Shell için lobi faaliyetlerinde bulunmuştu.

ABD’de düne kadar Nusra’dan rahatsız değildi
Sadece karışıklığın ilk günlerinden değil 2007 yılından beri Suriye’de bugün savaşan muhalif gruplarla ilişki halinde olan batı güçleri bugüne kadar hiç bir muhalif radikal islamcı grubu karşısına almamıştı. Nusra’nın Esad’a karşı verdiği savaşta yapılan sivil katliamları ise görmezden gelinmişti. Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu’nu temsilci olarak tanıyan ve askeri ve siyasal yardımlarını esirgemeyen ABD ve AB Nusra Cephesi’nin koalisyondaki güçlü konumunun da her zaman farkındaydı. Radikal’deki yazısında Fehim Taştekin de radikal islamcı gruplarla araya giren soğukluğun ABD’nin muhalefeti birleştirmeye yönelik çabalarının bir sonucu olarak değerlendirmişti. Nusra ile birlikte 13 selefi örgütün 19 Kasım’da “şeriat” gündemi ile ortaya çıkması ve geçtiğimiz günlerde Nusra’nın 9 cihadcı örgütle beraber “Mücahid Şurası” kurmaları muhalefetin ortaklaşmasının önünde büyük bir engel olarak görülüyor. Nusra özellikle yurtdışından gelen binlerce mücahid sayesinde Suriye silahlı muhalefetinin en önemli güçlerinden biri haline gelmişti.

Peki ya diğer muhalifler?
Nusra Cephesi üzerinden yürüyen terörizm ve şeriat tartışmaları akıllara, “muhalefetteki tek kötü grup Nusra mı?” sorusunu getiriyor. Özgür Suriye Ordusu bünyesindeki diğer örgütlerin de yine hatırı sayılır bir kısmı El Kaide bağlantılı olmasalar da benzer görüşleri savunuyor ve yine sivillere yönelik harekatları ile biliniyorlar. Ras el-Ayn’da PYD ile çatışmaya Tevhid Tugayları’ndan 700 silah gönderildiği ortaya çıkmıştı. Tevhid tugayları ÖSO’nun bel kemiklerinden sayılıyor.

Bunun dışında da ABD'nin Nusra Cephesi isimli El Kaide bağlantılı örgütü "terör" listesine almasının ardından, Suriye'nin bazı bölgelerinde örgüte destek eylemleri yapılmıştı. "Suriye'de Esad'ınki dışında terörizm yoktur" diyen eylemciler, "Hepimiz Nusra Cephesi'yiz" sloganlarının atıldığı eylemde "muhalefetin" diğer odakları da Nusra ve eylemlerine sahip çıkmıştı.

Irak’ta ve Arab baharı boyunca El Kaide zaten desteklenmişti
ABD’nin kendi terör yasalarını çiğneyerek şeriatçı vahşet gruplarını desteklemesi Irak savaşından beri Ortadoğu’nun yabancı olmadığı bir durum. Bunlardan özellikle Libya İslamcı Savaş Grubu (LIFG) Libya’nın işgali sırasında çokça gündeme gelmişti. Grubun 2007 yılından itibaren El Kaide ile resmi olarak birleştiği ve Irak’ta El Kaide için savaşan grupların bir varyantı olduğu ABD ordusu tarafından yayınlanan “West Point Combating Terrorism Center” raporunda geçmesine rağmen, 2011’de Libya’nın işgali sırasında silahlandırılmıştı.

Bu grup daha sonra Suriye’li muhaliflere yaptığı silah yardımının yanı sıra 600 savaşçı da gönderdiğini açıklamıştı. Bu açıklamaların göz göre göre yapılması da ana akım medyanın gözlerinden kaçmıştı. ABD böylece terörist ülke ve gruplara herhangi bir şekilde yardım yapılması halinde yaptırıma varan müdahalelerde bulunmayı ön gören kendi anti-terör kanunlarını defalarca kere çiğnemiş oluyor.

ÖSO Salih Müslim’i yalancı çıkarıyor
Geçtiğimiz günlerde ANF ile yaptığı görüşmede ÖSO ile anlaştıklarını iddia eden PYD yöneticisi Salih Müslim’in röportajının yayınlanmasının ertesi günü OSÖ PYD’ye karşı 3 Kürt tugayı çıkardıklarını duyurdu. “Kürt Kartalları Tugayı”, “Özgürlük Yoldaşları Tugayı” ve “Meş’al Temo Tugayı” adlı üç silahlı grubun çatışmaların devam ettiği Ras el-Ayn kentinde oluşturulduğunu iddia eden gruplar PYD’nin askeri kanadı olan YPG’yi Ras el-Ayn kentinde yapılan ateşkesi ihlal etmekle suçladı ve “Onlar, Özgür Suriye Ordusu’na saldırdı, yaşanan çatışmada Haseke’nin Guveyran mahallesinde 3 Kürt öldürüldü. Bunun üzerine çatışmalar yeniden başladı. Zahiriye Tugaylarından bir kişi ölürken Meş’al Temo Tugaylarından 3 kişi de yaralandı” sözleri ile çatışmalara devam edecekleri sinyalini verdi. Böylece Kürtler ve muhalefet arasındaki ateşkes çalışmaları da başka bir zamana ertelenmiş oldu.

(soL - Dış Haberler )