Savaş karşıtı İsrailliler

Başta İsrail hükümeti olmak üzere, uluslararası medya tekelleri ve diğer İsrail destekçileri, İsrail’in içinden çıkan muhalif seslerin dünya halklarına ulaşmaması için ellerinden geleni yapıyor.
Cuma, 09 Ocak 2009 10:00

soL (HABER MERKEZİ) İsrail'in Gazze Şeridi'ne hava bombardımanıyla başlayan ve kara harekatıyla devam eden saldırısı, dünyanın birçok ülkesinde, çeşitli kişi, kurum, kuruluş ve organizasyonlarca düzenlenen kitlesel gösterilerle protesto ediliyor. Bu konuda uluslararası medya tekelleri de dahil olmak üzere binlerce kaynaktan aktarılan haberlere erişmek mümkün.

Ancak, söz konusu olan, İsrail içinden bu saldırıya muhalefet edenler, hatta sokağa dökülüp İsrail saldırganlığına açıktan karşı çıkanlarsa, o zaman benzeri bir rahatlıktan söz etmek pek mümkün değil. Başta İsrail hükümeti olmak üzere, uluslararası medya tekelleri ve diğer İsrail destekçileri, İsrail'den yükselen muhalif seslerin dünya halklarına ulaşmaması için ellerinden geleni yapıyorlar.

Sesi kısılmaya çalışılanların başında da, İsrail Komünist Partisi (İKP), onun parlamentodaki grubu olan Barış ve Eşitlik İçin Demokratik Cephe (HADASH) ve bir dizi İsrailli barış örgütü geliyor.

İKP, saldırıların başladığı tarihten bu yana birçok protesto eylemi düzenledi. Bunlardan en önemlileri, 27 Aralık'ta Tel Aviv'de, 3 Ocak'ta yine Tel Aviv'de ve İsrail'in kuzeyindeki Sakhnin'de yapılan protesto eylemleriydi.

3 Ocak'ta Tel Aviv'de "Cinayetlere Son Verin" sloganıyla düzenlenen gösteriye binlerce kişi katıldı. Mitingde Hamas ile acilen kapsamlı bir ateşkes yapılması, Gazze'ye uygulanan ablukanın sona erdirilmesi ve işgal altındaki Filistin topraklarındaki Yahudi yerleşimlerinin kaldırılması talep edildi. Aynı gün, 150 bin kişi, İKP, HADASH, İslami Hareket ve Ulusal Demokratik Partisi'nin çağrısı üzerine, saldırıyı protesto etmek için Sakhnin'de bir araya geldi.

İsrail'in nüfusunun 7 milyon olduğu, bunun yüzde 19,7'sini oluşturan 1.1 milyon kişinin Arap kökenli İsrail vatandaşı olduğu düşünüldüğünde, 150 bin kişilik bir gösteri hiç de küçümsenmemesi gereken bir eylem. Kendisini Arap ve Yahudilerin ortak partisi olarak tanımlayan İKP, Filistin sorununda iki devletli çözümden yana. İsrail'in 1967 öncesindeki sınırlarına çekilmesini isteyen parti, Doğu Kudüs başkent olmak üzere bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını savunuyor. IKP'nin İsrail parlamentosu olan Knesset'te üç milletvekili var.

İsrail'de faaliyet gösteren başka örgütler de var. Bunlar, özellikle Türkiye'de İKP ve HADASH'a oranla daha da az biliniyorlar. soL okurlarını bilgilendirmek amacıyla, bu örgütler arasında en aktif olanlarını tanıtıyoruz:
B'T Selem
İsrailli akademisyenler, avukatlar, gazeteciler ve İsrail parlamento üyeleri tarafından 1989 yılında Kudüs'te kuruldu. B'T Selem'in, öncelikli hedefi işgal altındaki topraklarla ilgili resmi İsrail politikasını değiştirmek. Bu amaçla düzenli olarak işgal altındaki topraklardaki insan hakları ihlalleri ve İsrail devletinin neden olduğu haksızlıklarla ilgili izleme faaliyeti yürütüp, raporlar üretiyor. Raporlar, güvenlik güçleri tarafından yapılan ihlaller, sınır geçişlerinde kısıtlamalar, Yahudi yerleşimciler tarafından işgal edilen Filistin toprakları, Araplara yönelik ayrımcılık, gözaltı ve işkence, göçmenlere yönelik şiddet, Kudüs'ün statüsü gibi çeşitli başlıkları kapsıyor. B'T Selem, işgal altındaki topraklarla ilgili protestolara aktif olarak katılıyor, destek veriyor.

Ev Yıkımlarına Karşı İsrail Komitesi (ICAHD)
İşgal altındaki topraklardaki Filistin yerleşimlerine karşı İsrail'in uyguladığı yıkımlara karşı çıkmak amacıyla doğrudan eylem grubu olarak kuruldu. Filistinli yerel organizasyonlarla yakın işbirliği içinde. ICAHD üyeleri, evleri yıkmak için gönderilen buldozerleri engelliyor ve yüzlerce İsrailli ve Filistinli'yi, bir direnme eylemi olarak, yıkılan evleri yeniden inşa etmek için harekete geçiriyor. ICAHD, adil bir barış için tek yolun, Filistinlilere kendi bağımsız devletlerini kurma hakkını tanımak olduğunu savunuyor.

Araplar İçin Genel Yaşam (TA'AYUSH)
Ta'ayush, 2000'li yılların sonunda Oslo barış sürecinin çökmesiyle tırmanan şiddete paralel olarak, Yahudi ve Araplar arasında oluşan farklılıklara ve ırka bağlı ayrımlara karşı çıkmak için İsrailli Arap ve Yahudiler tarafından kuruldu. Batı Şeria ve Gazze'nin güvenlik duvarıyla kuşatılmasına karşı çıkıyor. Örgüt, eşitlik, adalet ve barış parolasıyla, İsrail'in Filistin bölgesini işgalini sonlandırmasını hedefliyor.

İsrail İnsan Hakları Derneği (ACRI)
1972 yılında İsrail'in kontrolü altındaki bölgelerde insan haklarını korumayı amaçlayan, bağımsız bir kurul olarak ortaya çıktı. Yahudi ya da Arap, göçmen ya da yerleşik, işsiz ya da yabancı işçi ayrımı yapmaksızın, insan haklarını savunuyor. ACRI, demokratik hakları korumak ve genişletilmesini sağlamak için yasamaya ilişkin konularda öneriler sunuyor.