Başkanlık seçimleri yaklaşırken Obama sevdalıları yine sahnede

ABD'de başkanlık seçimlerinin yaklaşmasıyla birlikte, geçtiğimiz seçimlerde olduğu gibi bir Obama rüzgarının estirilmeye çalışıldığı görülüyor. Aradan geçen yıllara ve Obama'nın bir çok 'icraatının' görülmesine rağmen, Türkiye medyasında da bu kampanyayı sürdürmekte kararlı olanlar olduğu görülüyor.
Cumartesi, 08 Eylül 2012 11:36

6 Kasım'daki ABD Başkanlık seçimine 3 aydan az bir süre kala, gündemin ağırlığının en çok da "Arap Baharı" sürecinin yaşandığı ve yine bu sürecin mevcut hükümetler aracılığıyla en çok desteklendiği, aynı anlama gelmek üzere en Amerikancı ülkelerde hissetirilmeye çalışılıyor.

İbrenin Obama'nın yeniden seçilmesine yönelik çabalara sabitlendiği ABD Başkanlık süreci, nüfusun ezici çoğunluğunu Müslümaların oluşturduğu ülkelerde, Demokrat Obama'nın 2008 yılında Cumhuriyetçi George W. Bush'un karşısına aday olarak çıktığı ve seçildiği dönemin dünya çapında "Obama iyimserliği"ni yayma yönteminin bir kez daha işe yarabileceğinin hesaplandığı gözleniyor.

Obamacılığın ABD'den belki de daha çok alıcısının bulunduğu ülkelerde biri de, tahmin edilebileceği üzere, Türkiye. Obama yönetiminin en sıkı işbirlikçisi konumundaki AKP iktidarı bir yana, seçimler yaklaştıkça ABD'deki bağış kampanyalarının küçük bir simülasyonunu da Türkiye'de kurmaya çalışanların başını, medya cephesinde, yine ABD'nin Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerine yönelik planlarına başından bu yana desteğini esirgemeyen ABD'ci Taraf gazetesi çekiyor görünüyor.

Fakat Bush'un savaş politikalarının karşısına dikilen bir "kahraman" olarak selamlanan Obama'nın yeniden seçilmesi çabalarında yöntem değişmezken, Obama'nın karşısına çıkarılan en güçlü rakibi Mitt Romney gibi rakiplerin birbirinden kötü olmasının altının çizilmesinin ötesine geçilemiyor.

Obama övgücülüğüne şimdiden başlamış olan Taraf gazetesinden köşe yazarı Yıldıray Oğur'un geçtiğimiz günkü yazısı şimdiye dek söylenenlerin en tipik örneğini teşkil etti.

Obama da Yıldıray Oğur'u görecek mi?
Yazısına "Bu cuma camilerde Obama için para toplansın" başlığını atan Yıldıray Oğur, "tüm İslam dünyasında yarın, Cuma namazı sonrası Obama için yardım sandıkları kurulması önerim şaka değil, ciddiyim" ifadesini kullandı. "Yüksek vergi karşıtı varyemez amcaların adayı Romney'e karşı fakir ama gururlu Obamaların acil paraya ihtiyacı var" diye sözlerine devam eden Oğur, Romney’nin dış politika ekibinden ve vaatlerinden haberdar olan her dünyalının gezegeni bekleyen bu dört yıllık felaket karşısında "bize ne" demek gibi bir lüksünün olmadığını belirtti.

Romney'nin dış politika ekibinin yüzde 80'inin Bush'un dış politika ekibinden geldiğini belirterek ekiptekilerin kimler olduğunu bir bir sıralayan Oğur daha sonra, bu durumun, Cuma’dan sonra dünyadaki Müslümanları neden Obama'nın kampanyasına sadaka vermeye çağırdığını tam açıklamadığını söyleyerek, "dünyanın yarısını şer eksenine dâhil etmeye hazırlanan bir ehvenişer olmalı" diyerek, Obama'nın seçilmesi için harcanmasını gerekli gördüğü çabaalrı temellendirmeye çalıştı.

İç politikada işe yaradığını düşündüğü tuhaf bir kavramı anmadan geçmeyen Yıldıray Oğur, "Romney'nin Ortadoğu ve Arap Baharı vizyonu de Ertuğrul Özkök çizgisinde endişeli modern" ifadesini kullandığı yazısını, "yani 'Türkiye masasının başında Obama var' denen Washington, kasımdan sonra otobanda çok havladığı için köpeğini arabasının üzerine bağlayıp öldürmüş Romney’nin dış politikada outsourcing hizmeti aldığı neo-conların yeniden eline geçebilir. O yüzden gönlünüzden ne koparsa, Allah rızası için Obama'ya bir yardım." sözleriyle bitirdi.

Hürriyet Obama'da ezilenleri savunan bir "sosyalist" görüyor
Hürriyet ise ABD seçimleri konulu bir haberinde, Başkanlık seçimleri öncesi Demokratların parti kurultayında eski başkanlardan Bill Clinton'ın Obama'yı yeniden aday gösterdiği konuşmasının, ABD kaynaklı orijinal haberde adlı adınca anılmamasına rağmen, "sosyalizm övgüsüne dönüştüğü" yorumunu yaptı. Clinton, "kazananın hepsini aldığı bir toplum istiyorsanız Cumhuriyetçilere, refahın paylaşıldığı, sorumluluğun paylaşıldığı bir ülke, 'hepimiz bir aradayız' toplumu istiyorsanız da, Barack Obama ve Joe Biden’a oy vermelisiniz" dediğini aktaran haberde, "Clinton'ın konuşmasında 'vahşi kapitalizm'in geliştiği Amerikan toplumuna açık açık sosyalist mesajlar verdiği" ileri sürüldü.

Taraf ve Hürriyet hayranlıkla, "yoksul ama gururlu Obama" tablosunu izliyor
Taraf gazetesinden Yıldıray Oğur'un, Demokrat Parti kongresinde konuşma yapan Michelle Obama'nın "kendisini bin bir güçlükle Harvard Hukuk’ta okutan MS hastası pompacı babasından, evlendikten sonra üniversite kredilerini ve mortgagelarını geri ödemek için Barack’la çektikleri çilelerden bahsettiği" konuşmasının etkisinde kalmasından, Hürriyet haberinin ise aynı kongrede konuşan Bill Clinton'ın "sosyalizan" vurgularında ortak olan yan, "Obama'nın ezilenlerin halinden anladığı" yönünde oldu.

Zaten Oğur'u Obama kampanyasına destek için bağış yapmaya iten de, Obama'nın Cumhuriyetçi Parti'sinin Romney'nin Demokrat Parti'sinden daha fazla bağış aldığı yönündeki ABD kaynaklı haberler oldu.

Cumhuriyetçilerin adayı Mitt Romney'nin, geçtiğimiz aylarda olduğu gibi artık seçime iyice yaklaşıldığı Ağustos ayında da Obama’dan fazla bağış topladı. Temmuz ayı rakamlarına göre Romney'nin topladığı bağış miktarı 101 milyon dolar iken Obama 75 milyon dolarda kalmıştı. 2008 Başkanlık seçimlerinde 750 milyon dolar toplayarak tarihi bir rekora imza attığı söylenen Obama'nın bağış reklamlarına hız verdiği vurgulanan haberlerde, Obama'nın Demokrat Partinin de desteğiyle 575 milyon dolar elde ettiği, Romney'nin ise tek başına 280 milyon dolar bağış topladığı, bu rakamların, "Romney'ye zenginlerin arka çıktığı" anlamına geldiği, Obama'ya ise alt gelir gruplarının arka çıktığı belirtiliyor.

Başkan Obama yoksul ama ABD zengin... mi? Ortadoğu devrimlerine para döken başkan...
Hürriyet haberinde "sosyalizme övgü" düzdüğü ileri sürülen eski Başkan Bill Clinton'ın konuşmasında yer verdiği bir diğer başlık ise, Obama'nın seçim kampanyası için belirlenen "enkaz devralma" stratejisinin bir parçası olarak, "Bush Yönetimi'nin ABD ekonomisine verdiği zarar"dı.

Clinton konuşmasında, Cumhuriyetçilerin Obama'nın yeniden seçilmesine karşı geliştirdikleri argümanın "biz ona büyük bir enkaz bıraktık, henüz tam olarak temizleyemedi. O yüzden onu kovun, bizi geri getirin" sözleriyle ifade edilebileceğini, kendi başkanlık döneminde de 1992'de yönetimi devraldığında ABD ekonomisindeki iyi sonuçların ancak 1996'dan sonra hissedilmeye başlandığını söyleyerek, "Obama işe benim dönemimdekinden çok daha zayıf bir ekonomiyle başladı. Hiçbir başkan, ne ben ne de benden öncekiler, verilen zararı sadece dört yılda tamir edebilirdi" demişti.

Oysa ABD'nin 4 yıllık Obama yönetimi döneminde bataktan çıkamamasının en önemli nedenleri arasında savaş harcamalarının geldiği, Obama'nın, Irak ve Afganistan işgalinin sorumlusu George W. Bush'tan çok daha fazla kaynağı savaş harcamalarına ayırdığı biliniyor. ABD'nin payı olan "Arap Baharı devrimleri"nde ABD'nin payının ve savaş harcamalarının sözünün edilmediği bu temelsiz yorumlar da, yine "ABD, Romney seçilirse batacak" sanrısını yaymak amacıyla yapılıyor.

Obama'nın, yakın tarihin en savaş yanlısı ABD Başkanı olduğunu ekonomik veriler belgelerken, kendisinden önceki ABD başkanlarının hepsinden daha fazla askeri harcama yaptığı biliniyor.

Kasım ayındaki ABD Başkanlığı seçimlerinden galip çıkıp bir 4 yıl daha başkanlık etmesi halinde Obama'nın savunma başlığı altında ve savaş ekonomisinin gizli maliyetleri de dahil olmak üzere harcayacağı paranın 8 trilyon doların üzerine çıkması bekleniyor.

ABD'de toplanan vergilerin yüzde 50'den fazlası askeri harcamalara ayrılıyor. Bu rakam, dünya üzerindeki ülkelerin askeri harcamalarının toplam büyüklüğünden daha büyük olduğu belirtiliyor.

(soL-Dış Haberler)