Londra: Dünyanın en büyük kara para aklama merkezi

International Bussiness Times sitesinden Shane Croucher Londra'yı, dünyanın en büyük kara para aklama merkezinin nasıl işlediğini yazdı.
Shane Croucher - IBT
Çarşamba, 04 Mart 2015 22:23

Transparency International (Uluslararası Şeffaflık Organizasyonu) zaten bildiğimiz bir gerçeği tekrar doğrulamış oldu: Londra, dünyanın en büyük kara para aklama merkezi.

Tüm dünya çapında zimmete para geçirme ustası oligarklar, mafya patronları, Jordan Belfort olma meraklıları, yozlaşmış rejimler ve teröristler... Hepsinin parası Londra emlak piyasasına giriyor ve tertemiz bir şekilde dünyaya dağılıyor.

Yasadışı yabancı para, paravan şirketler aracılığıyla Londra' nın parlayan emlak piyasasına yatırım yapan servet yöneticilerinin ceplerine giriyor. Büyük bir arz açığı ve açlığı içerisinde olan konut piyasasına onlar nakit para pompaladıkça, zaten yüksek olan emlak fiyatları daha da yükseliyor. TI tarafından yayınlanan "Yolsuzluk Kapınızda" başlıklı bir raporda, "Soruşturma altında olan mülk sahiplerinin %75'i kendi kimliklerini gizlemek için paravan şirket bağlantılarından faydalanmışlardır." ifadesi yer alıyor. 2004'ten bu yana çoğu Londra'da bulunan 180 milyon Sterlin değerinde mülk, yolsuzluktan kaynaklı parayla finanse edildiği şüphesiyle soruşturma altına alındı. Söz konusu mülklerin ortalama fiyatı 1.5 milyon Sterlin civarında. İngiliz başkentinde bulunan 36.342 mülk, genellikle kara para aklayıcılar tarafından kullanılan liman sahiplerine ait. Londra, adeta bir fahişe gibi kullanılıyor. Tabi ki tek bir farkla, işin parasını da Londra ödüyor.

Londra'da konut fiyatları pek çok nedenden dolayı son birkaç yılda hızla arttı. Arz son derece az miktarda, ekonomi kendini toparlıyor ve mortgage kredileri ucuzlamış durumda, bunlara bağlı olarak konuta olan talep arttı, ayrıca Londra nüfusu büyük bir hızla artıyor. Ama büyük bir neden daha var: yabancı yatırım sel gibi akıyor.

Bunlardan bir kısmı, örneğin Çinli yatırımcılar gibi, yasal. Ama çok büyük bir kısmı değil. Yolsuzluğa bulaşmış hemen herkes Londra' nın konut piyasasının art niyetli kazançları için güvenli bir alan olduğunun farkında. Onlar hayali yatırımları ile piyasayı hoplattıkça, bunun acısını diğerleri çekiyor. Ulusal İstatistik Ofisinin verilerine göre 2014 Aralık itibariyle Londra'da ortalama konut fiyatı, yıllık %13.5 artış ile birlikte 502.000 Sterlin olarak belirlendi. Londra ve Güneydoğu İngiltere bu listeden çıkarıldığında tablo yıllık %7.4 artış ile birlikte 208.000 Sterlin olarak değişiyor.

Kiralar, işçileri günbegün şehrin daha da uzağına atacak şekilde artıyor. Şehrin giderek küçülen sosyal konutlarında yaşayanlar için harcanan konut yardımı miktarı giderek artıyor ve vergi mükelleflerini - yabancı elitleri değil - hesabı ödemek zorunda bırakıyor. Pek çok işçi artık Londra'da ev satın almaya güç yetiremiyor ve gençler ancak teminatı yatırmak için dahi zorlu mücadeleler veriyor. Kar güdümlü yatırımcılar ise sonrasında, yabancı yatırımın peşinde koştukları için, alınabilir olmaktan uzak, pahalı evler inşa etmeye göz dikiyor. Bu durum sıradan insanların alabileceği ev sayısını düşürüyor ve Londra' nın merkezi gelişme alanlarını, Londralıların büyük bir çoğunluğu için elde edilemez, lüks evler yığını dolduruyor. İnsanlar artık şehri terketmek ve - Londra çevresindeki fiyatlar da yayılma etkisi nedeniyle çok ucuz sayılmaz - günlerinden saatler kaybetmenin yanısıra yüklü yol masraflarını karşılamak zorunda kalıyor.

Londra'nın iç kesimleri eskiden köylü eski işçi sınıfı, eskimiş marketler, çılgın ve yaratıcı sanatçılar ve her türden dahi ve çılgınla doluydu. Eskiden Londra, herkesin merkezinde yaşamak isteyeceği bir şehirdi. Şimdi ise merkezinde kimsenin yaşayamadığı bir şehir oldu. Ruhu emilip çıkarılmış ve yerine oligarkların, ilginç moda anlayışı çerçevesinde alışveriş yapmaya koşan sivri burunlu eşleri yerleştirilmiş.

Değişen şeyler hakkında fazla duygulsa olmamanız lazım, ama Londra'da gerçekleşen değişim şehrin doğal evriminin bir parçası değil. Kalbinde yalnızca kendi maddi çıkarları bulunan küçük, yoz ve zengin bir grubun tüm şehre dayattığı yapay bir değişim. Zengin suçlular ve onların maddi ortaklarını şehirden atma konusunda Hükümet güçsüz veya isteksiz kaldığı sürece Londra, geri kalan herkesi kendi harabelerinde yaşatabilecek bir şehir ancak.