AKP'nin Bulgaristan çıkmazı: Krize kısa bir bakış

Bulgaristan'da siyasi faaliyet yürüten Türk partisi Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH) içinde yaşanan siyasi ayrışma, Bulgaristan ile Türkiye arasındaki ilişkilerde gerilim yaratıyor. AKP'nin, Türk partisini bölerek aynı zamanda Bulgaristan'ın içişlerine de karıştığı iddiası nedeniyle, Bulgaristan geçen hafta Ankara Büyükelçisi'ni geri çağırmıştı.
Barış İplikci
Pazartesi, 20 Mart 2017 12:24

Geçtiğimiz haftalarda Hollanda ve Almanya ile yaşanan diplomatik krizle uluslararası siyasetin tartışma konusu AKP, bu sefer de Bulgaristan ile yaşadığı krizle gündeme geldi. Bulgaristan'da yaşayan Türk azınlıklar üzerinden pekçok kez Bulgaristan içişlerine müdahale etmeye çalışan AKP, dış politikada yaşadığı çıkmazın boyutunu derinleştiriyor.

Bulgaristan'daki krizin aktörleri, geleneksel Türk partisi HÖH, AKP müdahalesi sonrası kurulan DOST partisi ve DOST ile skandal parasal ilişkileriyle gündeme gelen Türk elçilikleri.

Rus askeri uçağının Suriye sınırında düşürülmesinin ardından, HÖH partisi içerisinden açıklama yapan Lütfi Mestan, HÖH'ten Ahmet Doğan tarafından ihraç edilmişti. Lütfi Mestan, HÖH'ten ayrılan 6 vekil ile Sorumluluk Özgürlük ve Hoşgörü için Demokratlar Partisi'ni (DOST) kurmuştu. DOST, 26 Mart'ta yapılacak olan Bulgaristan parlamento seçimlerine Türk hükümetinin müdahalesini sağladığı iddiasıyla gündeme geldi.

DOST için hazırlanan bir progpaganda videosunda Türkiye'nin Sofya büyükelçiliğini yürüten Süleyman Gökçe, DOST'a açıkça destek vermişti. Yaşanan olaylardan sonra Bulgaristan Dış İşleri Bakanlığı'na çağrılan Gökçe, "persona non grata", yani istenmeyen adam ilan edilmiş ve Türkiye'ye geri dönmüştü.

Bu olayın ardından, Sözcü'den Zeynep Gürcanlı'nın haberine göre, Burgaz Başkonsolosluğu'nda ateşelik görevinde bulunan Uğur Emiroğlu'nun Lütfi Mestan'a finansal destek sağlayarak DOST'un kuruluşunu sağladığı ortaya çıktı.

Bulgaristan'daki Türk azınlık hareketinin içinde yıllar boyu yaşanan siyasi tartışmalar göz önüne alındığında, DOST ayrışmasının arkasında AKP parmağı olabileceği görülüyor.

AKP'NİN DIŞ AKTÖR ARAYIŞI 

Dış politikada "bölgesel aktif güç" olmayı hedefleyen ancak bu hedefe pek yaklaşamayan AKP'nin bu politikasının bir uzantısı da Bulgaristan.

Bulgaristan'da HÖH içinde yaşanan son siyasi bölünmenin temelinde, Al Jazera'nın sorularını yanıtlayan Hüseyin Hafızov'a (DOST) göre, ayrışmanın esası HÖH ve diğer Bulgar partilerinin "Türkiye karşıtlığı/düşmanlığı".

“Türkiye’nin partimize değil Bulgaristan’a desteğinin devam etmesi için halkımız DOST Partisi demektedir. Çünkü, şu anda diğer partiler HÖH dâhil Türkiye karşıtı ve düşmanlığı yaptığı için halk bundan rahatsız. Bizi parti olarak Türkiye ile özdeşleştirmek yanlıştır. Biz bir Bulgaristan partisiyiz, iki Avrupa partisiyiz, üç NATO’cu bir partiyiz. Biz Türkiye partisi olamayız ama, Türkiye sevdalısı bir parti olabiliriz. Halkımız, Türkiye partimize karışsın partimizi yönetsin, yönlendirsin demiyor.  Türkiye sevdasından, Türkiye’nin bize karşı güzel ve hoş muamelesinden mahrum kalmayalım diye Türkiye’nin Bulgaristan’a faydası olsun diye düşünüyor.”

AKP-DOST İLİŞKİLERİ

AKP ve DOST ilişkileri sanılandan daha eskiye dayanıyor. İddialara göre, Davutoğlu'nun başbakanlık yaptığı süreçte, 15 Aralık 2015'te DOST kurucusu Mestan, Bulgaristan Başbakanı Borisov ve Davutoğlu kapalı bir görüşme gerçekleştirdiler. 

Gazeteport'un 23 Şubat 2016 tarihli haberine göre, kayda geçirilmeyen görüşmenin tercümanlığını Lütfi Mestan yaparken, Davutoğlu Borisov'a Kircaali, Dobruca ve diğer kırsal bölgelerde hayvancılığın geliştirilmesi ve organik sebze yetiştirilmesi için ilk aşamada 100 milyon avro hibe veya uzun vadeli düşük faizli kredi önerildi.

Davutoğlu, bu projeye daha sonra 200 milyon avro ve uzun vadede de 1 milyar avro’yu geçecek bir katkı sağlanacağını söyledi. Yetiştirilecek olan hayvanları ve üretilen sebzeleri de satın alma garantisi veren Davutoğlu, bunun karşılığında AKP politikalarına ve Rusya krizinde Türk hükümetine destek talebinde bulundu.

Bu teklifin Borisov'un partisi içerisinde tartışılmasının ardından bir kriz meydana geldi. Bulgaristan, sonraki süreçte Rusya ve Türkiye arasındaki krizde taraf olmadığını açıkladı.

Hafızov'un belirttiği gibi açıkça NATO'cu ve liberal olan DOST ile AKP arasındaki siyasi paralellik de dikkat çekici. Özellikle Türkiye yanlısı ve HÖH'e göre görece İslamcı bir azınlık Türk siyaseti yapma iddiası taşıyan DOST, AKP'nin dış politikasında bir aktör görevi üstleniyor gibi görünüyor. Hafızov'un başka bir söyleminde de bu paralellik dikkat çekici:

Biz genel bir parti olduğumuzu ispat etmek için Bulgaristan’da güncel olan ve halkın herhangi bir kısmını dışlamadan her konuyu gündeme getirmeyi düşünüyoruz. Biz demokrasi diyoruz, özgürlük diyoruz, eşitlik diyoruz, tolerans diyoruz, diyalog diyoruz, sorumluluk diyoruz, liberalizm diyoruz. Bizim partimizin ilkeleri bunlar olacak. Bu ilkelere sahip olan veya bunları paylaşıp bizimle siyaset yapmak isteyen, bu ilkeler üzerinde bu devletin yönetilmesini isteyen herkesle ortak noktada buluşmaya varız. Kapımız yalnız Türklere değil, herkese açıktır. Tabii ki, bu ilkelere en çok ihtiyacı olan çevreler Müslüman ve Türkler olduğu için bizim sesimizden en çok anlayacak olanlar onlar düşünüyorum. Bu ilkelerden mahrum bırakılanlar Çingenelerdir, Müslüman Pomaklardır.

Yaşanan ayrışma sonrasında her iki partinin siyasi temsilcileri, Türkiye'deki siyasi partilere kendi pozisyonlarını anlatmak için ülkeye gelme ihtiyacını hissettiler.

Ancak, CHP ve MHP ile görüşen HÖH'ün AKP ile olan görüşme talebi, kabul edilmemişti. Bunun yanısıra, 31 Mart 2016 tarihinde, DOST heyeti diğer siyasi partilerle birlikte AKP ile hükümet düzeyinde Davutoğlu ile görüşmüştü.

DOST VE BİLAL ERDOĞAN İLİŞKİSİ

Bulgar medyasının haberlerine göre, yeni kurulan DOST partisinin kuruluşunda Tayyip Erdoğan'ın direkt parmağı var ve Türkiye'den 20 milyon doların, partinin kuruluşu için aktarıldığı belirtildi.

Son günlerde ise, Yukegh adlı dergide iddia edildiği üzere, Lütfi Mestan ile Bilal Erdoğan bir araya gelmiş ve Bilal Erdoğan, Mestan'a 1 milyon dolar vermeyi ve bunun Cumhurbaşkanlığı'nın örtülü ödeneğinden karşılanacağı iddia edilmişti. 

DOST İLK DEĞİL: AKP VE KEP GİRİŞİMİ

Daha önce de 2005 yılında, Türk işadamı, Doç. Dr. Bedri Şefik, Kalkınma ve Eşitlik Partisi’yle Bulgaristan seçimlerine girdi.

Lütfi Mestan ve Hafızov'un ifadelerine benzer bir şekilde, Bedri Şefik de zamanında iktidar partisinin Türk ortağı Hak ve Özgürlükler Hareketi’nin Türklerin hakkını korumadığını ileri sürmüştü.

Sembolü ampül ve ampülden çıkan oklar olan KEP'in kurucusu Bedri Şefik'in açıklamalarında HÖH ve Türkiye sermayesi arasındaki ilişkiye de dikkat çekmesi, KEP'in Türkiye'nin vizyonunda nereye oturduğuna yönelik fikir veriyor:

Türk yatırımcıların 400’ün altına düşmüştür. Özellikle büyük yatırım yapan, Ceylan Grubu elektrik ve enerji alanında, Işıklar grubu kağıt sanayii alanında, Bilgi Grubu şeker ve yağ sanayii alanında, Süzer Grubu selüloz olanında Hak ve Özgürlükler hareketinin yanlış politikaları sonucu piyasadan silinmişlerdir. Koç Grubu’nun Ramstore yatırımları da bir mağazayla sınırlı kalmıştır. Doğuş Grubu’nun otoyol yapım işleri de iyi gitmemektedir. Demirbank ve Ziraat Bankası sadece tabela olmaktan öteye gidememişlerdir. Bahsi geçen gruplarda yaklaşık 6 bin türk istihdam edilirken bugün tamamen işsiz kalmışlardır.

BULGARİSAN'DA ARAŞTIRMA KOMİSYONU

AKP'nin DOST ile olan ilişkileri ve yaşanan son ateşe krizi, akıllara AKP'nin Bulgaristan'da faaliyet yürütmesine ilişkin soru işaretleri getirdi.

Bulgaristan meclisi, geçtiğimiz yılın şubat ayının başında Türkiye ve Rusya’nın Sofya’nın içişlerine karıştığı iddialarını araştıracak bir komisyon kurulmasına karar vermişti.

Komisyon önerisini üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi (HÖH) yapmış, geçici komisyon önergesinde şu ifadelere yer verilmişti: "Son haftalarda kamuoyunda ve basında yer alan iddialara göre Türkiye Cumhuriyeti, Bulgaristan’ın içişlerine karışmıştır. Bu olay, önerilen komisyonun gerekliliğini ortaya koyuyor.”

DOST'A İSTATİSTİKSEL BİR BAKIŞ

Bulgaristan parlamenter seçimleri yaklaşırken, akıllardaki bir soru da DOST'un nasıl bir siyasi başarı sağlayacağı. Bu başarının kriteri, daha çok HÖH'e karşı alınan ya da ondan götürülen oylar olacakken, anketler durumun DOST ve AKP için pek de parlak olmadığını ortaya koyuyor.

Gallup'un istatistiklerine göre, Ocak 2016'da HÖH'e oy veren çoğunluğun yüzde 10'unun DOST'a oy vereceği açıklanırken, ilerleyen süreçte bu oyların düştüğü açıkça görülüyor. Yine Gallup istatistiklerine göre, seçimler bugün olsaydı Türk azınlığın HÖH'e yaklaşımında gözle görülür bir değişme olmazken, HÖH yüzde 8 civarı oy alıyor ve DOST yüzde 1'in altında kalıyordu.

bnt.bg'nin anket sonuçlarına göre de sonuçlar benzer. Bu ankette DOST yüzde 0.7'de kalırken, HÖH yüzde 5.7'lerde seyrediyor.

DOST BAŞARILI OLABİLİR Mİ?

HÖH ve Bulgaristan vatandaşı olan Türk azınlıkların ülke içerisindeki istihdam durumu, DOST için büyük engel teşkil etmekte. HÖH, Bulgaristan'da yaşayan Türklerin ülke içinde istihdam edilmesinde önemli bir aktör olarak görünüyor. Siyasi bütünlüklerinin bölünmesi, HÖH partisine göre Türk azınlık için bir tehdit ve bu fikir Bulgaristan'da yaşayan Bulgar Türk vatandaşlarınca da paylaşılıyor. 

Yeni Osmanlıcı bir dış politikanın uzantısı olarak görülen DOST, Bulgaristan'daki Osmanlı karşıtlığı göz önünde alındığında ve anket sonuçları değerlendirildiğinde, başarısız bir girişim gibi görünüyor.