Uzlaşırken bile küfrediyor

Başbakan "uzlaşmaya" çoktan razı Aydın Doğan'a iki gündür "ateşkes" çağrısı yapıyor. Hakaret, tehdit ve şantajla... Taraflar anlaşacak gibi ama geriye tepişirken "kural tanımayan" büyük güçlerin yarattığı toplumsal kirlilik ve korku kalacak.
Pazartesi, 15 Eylül 2008 08:00

soL (HABER MERKEZİ) Başbakan Recep Tayyip Erdoğan haftasonu iki gün üst üste yaptığı ilçe kongrelerinde bir süredir yoğunlaşan yolsuzluk iddialarına ve Doğan grubunun AKP'ye yönelik haberlerine sert bir dille yanıt verdi. Kendisine ve partisine yönelik iddialara yönelik cevaplarını uzun zamandır mitinglere saklayan Erdoğan, düzenlediği toplantılarda propaganda malzemelerini döküp bol bol alkış topladı.

"İnadım inat geri adım atmam"
AKP Şişli İlçe örgütünün İstanbul'un en pahalı kongre merkezlerinden biri olan Şişli Grand Cevahir Kongre Merkezi'nde yapılan toplantısında hiddetle konuşan ve rakiplerini kendi silahları ile vurmaya hazır olduğunu söyleyen Erdoğan, kendisine yöneltilen iddiaları "net" bir dille yalanlarken, yandaş medya-Doğan medyası, kimin ne kadar şerefli-şerefsiz olduğu gibi konularda ilginç açıklamalarda bulundu.

Yeni slogan: Gaza basın
Dişli'ye yönelik yolsuzluk iddiaları ile başlayan süreç, arsenikli su, AKP'li belediyelerdeki yolsuzluklar, içki yasakları üzerinden yaratılan saldırganlığın deşifre edilmesi gibi konularla devam ederken Almanya'nın Deniz Feneri davasında yayınladığı iddianame varolan gerilimin alev almasını sağlamıştı.

Erdoğan, daha önce mitinglerde yaptığı açıklamalara haftasonu yenilerini ekleyerek atağa geçti. Yolsuzluk iddialarını reddederken "kanıt" sunmaya gerek duymadan, halktan aldığı "güvenilirliği" ortaya koyan Erdoğan, muhalafet partilerine ve iddiaları yayınlayan medyaya "ispatlayın, hadi ispatlayın, ispatlamayan..... şerefsiz" dedi.

AKP kapatma davası sürecinde "uzlaşma" mesajları yayınlayan medya kuruluşlarının şimdi birden bire üzerine gelmesine anlam veremediğini ifade eden Erdoğan, kendisini dinleyenlere "Allahtan bağımsız medya var" dedi. Doğan grubunun köşe yazarlarından "onların kalemşörleri" şeklinde bahseden Erdoğan, "aklı başında" medyasına dair övgüler yaparak sahip çıktı.

Düello ama nerede kiminle?
Erdoğan, CHP'nin iddialarına yönelik ben de size belediye icraatlarınızı hatırlatırım, hodri meydan derken, Aydın Doğan'ın bir önceki gün "canlı yayında buluşalım" isteğini gereksiz görerek geri çevirdi. Mitinge katılan AKP'lilerin "kıskananlar çatlasın" tepkisine yanıtı "yok çatlamasın lazım olacaklar" olan Erdoğan "hepimiz aynı yoldayız" mesajı verdi.

"Biz akız icraatlarımız ak"
Yolsuzluk iddialarında adı geçen belediyelerine sahip çıkan Erdoğan, karşı atağında CHP'nin belediyelerdeki "icraatlarını" saydı. CHP'nin belediyecilik serüveni sayısız yolsuzluklarla dolu diyen Erdoğan malzeme bulmakta sıkıntı çekmeyerek, Ümraniye çöplüğünü, İSKİ yolsuzluğunu, temizlenemeyen Haliç'i hatırlattı, İstanbul'daki hava kirliliğini çözdüklerini iddia etti. Belediyelerinin yaptıkları hizmetlerin boyutunu harcanan yüksek miktarları dillendirerek halka anlatan Erdoğan, "yaptığımız hizmetleri görüyor musunuz" dedi.

"CHP şerefsizdir"
Aydın Doğan'ın kaçak kağıt kullandığı iddiaları ve bunun üzerine SPK tarafından başlatılan incelemeye karşı CHP'ye yüklenen Başbakan Erdoğan, SPK'ye böyle bir emir vermediklerini savundu. "Ben buradan şimdi özellikle CHP'ye de sesleniyorum. Bak, SPK Başkanı'na benim bu konularla ilgili verilmiş hiçbir talimatım yoktur. Bunu ispat edemeyen alçaktır, şerefsizdir. Bu kadar açık söylüyorum" ifadelerini kullandı. Başbakan Erdoğan'ın sözlerine bugün CHP'den yanıt gelmesi bekleniyor.

"İspat edemeyen alçaktır"
CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, Deniz Feneri Derneği soruşturması ile ilgili yaptığı açıklamada "Uyuşturucu konusunda ayrıca Dengir Mir Mehmet Fırat'a özel bir soru sorabilirsiniz" şeklinde konuşmasına da yanıt veren Erdoğan, "Kalkıyor benim genel başkan yardımcıma laf atıyor. Yok eroin, esrar kaçakçılığına bulaştırıyor. Bak o da dündü. O da dün açıklamasını yaptı. Bizim bu işlerle yakından uzaktan alakamız olmadığını kendisiyle alakalı söyledi. 'Bunu ispat edemeyen alçaktır' dedi, 'şerefsizdir' dedi, 'müfteridir' dedi. Şimdi sıra sizde çıkın açıklayın" diyerek meydan okudu.

"AKP'nin özgür medyası"
Erdoğan, Doğan medya grubuna yönelik iddialara "prim vermeyen" bağımsız, özgür medya kuruluşları olduğunu iddia etti, "Dünya görüşü olarak, AKP'nin dünya görüşünü destekleyen medya grupları olabilir, bundan gocunmuyorum" dedi.

Doğan'a karşı savunulan medya gruplarının başında, AKP döneminde TMSF aracılığıyla Çalık grubuna devredilen Sabah, AKP'nin sözcülüğüne soyunan Star gazetesi ilk akla gelenler. Her iki yayın organı da AKP eliyle kuruldular. Başbakan Erdoğan'ın dünürü Sadık Albayrak'ın oğlu Serhat Albayrak, Star gazetesinin CEO'su olurken, Star gazetesine bağlı Ada TV'nin açılışına bizzat Başbakan Erdoğan katıldı. Oğul Bilal Erdoğan'ın TV'nin ortaklarından biri olduğu iddia ediliyor. Hatırlanacağı üzere Star Gazetesini satın alan uzun yıllar İngiltere'de yaşayan işadamı Kıbrıs kökenli Ali Safa Özmen Albayraklar'ın yakın dostu olduğunu gizlemiyor.

Yine Erdoğan'ın "özgür ve şerefli medyasından" siyasete transferlerinin AKP döneminde artması da AKP'nin kendi medyası ve siyasetçilerini nasıl yarattığının en somut örneği. Yeni Şafak Gazetesi'nde Genel Yayın Yönetmenliği ve Ankara Temsilciliği yapan Mehmet Ocak 22 Temmuz'da Balıkesir Milletvekili seçildi. AKP'nin ve Erdoğan'ın nabzının yoklanması gerektiğinde yüzlerin Yeni Şafak yazarı Fehmi Koru'ya dönmesi de AKP'nin özgür medyası buraya kadar dedirtecek cinsten.

Kanal 7 de birçok örnekle dolu. Başbakanlık basın sözcülüğü gibi önemli bir göreve, Kanal 7'nin eski Ankara Temsilcisi, Akif Beki getirilirken bu kanalda muhabirlik yapan Rukiye Kacaaltıncaba da Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun Basın Danışmanlığını yapıyor.

Erdoğan'ın teyzeoğlu Cengiz Er'in 'koordinatör' olarak kuruluş çalışmasını yaptığı Kanal 24 de AKP renklerini kendine logo olarak seçerken, yayınları ile AKP yandaşı olduğunu ele veriyor.

"Birbirimize muhtacız"
Şişli toplantısında Erdoğan "Tabii arada gidip gelenler var. Onların aracısı olarak bize gelip bir şeyler anlatıyorlar. Yerin kulağı var. Söylediklerinizi duyuyoruz diye takılıyoruz. Onlardan cevap, 'Bizi takibe mi aldınız?" ifadelerini kullandı.

"Hakarete varmayan, namus ve şerefe iftira atmayan her eleştirinin başımız üstünde yeri var" şeklinde konuşan Erdoğan, "Bu kadar açık söylüyorum. Ama insan şerefi için yaşar, iftiraya 'eyvallah' diyemeyiz. Ben bugün bu konuyla daha fazla sizleri meşgul etmek istemiyorum. Onlar kendi dertleriyle uğraşsın, biz işimize bakalım'' şeklinde konuşarak Aydın Doğan'a uzlaşı mesajını sert uslübu ile göndermiş oldu.