İstanbul'u "dar" ettiler!

29 Mart'a bir hafta kala, CHP, SP ve BBP'nin Çağlayan'da, AKP'nin Kazlıçeşme'de, DP'nin ise Gaziosmanpaşa'da düzenlediği mitinglerle, İstanbul'un, seçimlerin en önemli meydanı olma geleneği bozulmadı.
Pazartesi, 23 Mart 2009 11:50

soL (HABER MERKEZİ) İstanbul Emniyeti'nin açıkladığı rakamlara göre, dün İstanbul'da yapılan mitinglerde, AKP'nin 200 bin, CHP'nin 40 bin, SP'nin 40 bin, BBP'nin 5 bin, DP'nin ise 3 bin dolayında katılımcısı oldu.

İki hafta boyunca süresince yaşanan "alan" tartışmaları sonrası gerçekleşen mitinglerde, İstanbul'da alan kalmadığını hatırlayıp miting kürsülerinden dile getiren parti liderleri, AKP'nin Kazlıçeşme'yi kendine saklamasını ve üç partinin Çağlayan'da aynı gün miting yapmak zorunda bırakılmasını eleştirdiler.

Katılım "iyi", heyecan "zayıf"
AKP'nin Kazlıçeşme mitingine, katılımın az olacağı kaygısıyla meydanın "küçültülmesi"ne rağmen, beklenenin üzerinde katılım olduğu dile getirildi. Kalabalığın kürsüye "ilgisiz" ve "daha az heyecanlı" oluşuna, su, sandviç, yağmurluk, şemsiye ve değişik promosyonların alanda dağıtılması gerekçe gösterildi. AKP'nin katılımı artırmak için banliyö treni kiraladığı ve AKP milletvekillerinin de eşlik ettiği öğrenildi. Sadece Türk bayrakları ve AKP bayraklarına izin verilen mitingde "Son Osmanlı Padişahı" vurgulu kontrolsüz pankart ve dövizler alana sokulmadı.

AKP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Kadir Topbaş'ın konuşmasından sonra söz alan Tayyip Erdoğan konuşmasına, Çağlayan'da miting yapan CHP'yi ve Deniz Baykal'ı eleştirerek başladı. Her iki mitinge katılımı karşılaştıran Erdoğan, Baykal'ın konuşmasından bazı alıntılar yaparak Baykal'ı "palavracılık"la suçladı. Baykal'ın CHP mitinginde yeniden gündeme getirdiği düello çağrısını bir kez daha reddeden Erdoğan, Baykal'ı "Ergenekon'un, hazine kaçakçılarının ve vergi kaçakçılarının avukatı" olmakla itham etti.

"Deniz Feneri'ne var, Ergenekon'a yok!"
CHP'nin Çağlayan'da düzenlediği ve İstanbul'da Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekleme kararı alan İşçi Partisi'nden de katılımın gözlendiği mitingin tek konuşmacısı Deniz Baykal'ın ilk sözleri, "İstanbul, Fatih Sultan Mehmet'ten bu yana Müslüman" oldu. İstanbul'un bir dünya kenti olduğunu vurgulayan Baykal, CHP'nin bu kente sahip çıkacağı ve hakettiği yere getireceği sözünü verirken, İstanbul'daki miting meydanı yetersizliğinden ve Çağlayan'da üç partinin art arda miting yapmak zorunda kalmasından AKP'yi sorumlu tuttu.

Türkiye'nin 85 yılda toplam 220 milyar borç aldığını, AP'nin ise sadece iktidarda olduğu yedi yılda 280 milyar dolar borçlandığını dile getiren Baykal, bu borçlanmadan işçiye, emekliye, işsize yansıyan bir refahlık olmadığını söyledi. Alınan borçla herhangi bir işletme kurulmadığı gibi varolanların da satıldığını belirten Baykal, AKP'nin krizi, işsizliği, tarımın ve sanayinin çöküşünü "görmek istemediği"ni belirtti.

Türkiye'nin iki büyük sorunundan birinin yoksulluk, diğerinin de yolsuzluk olduğunu ifade eden Deniz Baykal konuşmasında, Deniz Feneri yolsuzluğuna da geniş yer verirken, bu konuda getirilen yayın yasağının Ergenekon'da da uygulanmasının tartışma konusu haline dahi getirilmediğini ifade etti.

SP "Taksim Meydanı"nı hatırladı!
Çağlayan'daki SP mitinginde, Genel Başkan Numan Kurtulmuş, Taksim meydanının miting alanı olarak yasaklı oluşunu eleştirdi. Kurtulmuş, Milli Görüş'ün iktidarda olduğu dönemde de aynı yasağın hüküm sürdüğünü unutmuş görünürken "Niye Sultanahmet meydanında, Taksim meydanında mitinge izin verilmiyor? Taksim'de olay olmuş, meydanı cezalandırıyorlar. 1977'de karanlık güçler bu ülkenin evlatlarını öldürdü diye niye meydanı cazalandırıyorsunuz. Cinayetleri çözsenize, katilleri bulsanıza. Bu 1977'den beri ülkenin boynunun borcudur" diye konuştu.

Uzun bir aradan sonra ilk kez meydana inen Necmettin Erbakan ise Kurtulmuş'un ardından miting alanına seslendi. Erbakan, AKP'yi işbirlikçi olmakla suçlarken, kendisinin AKP için de çalışma yaptığı yönündeki söylentileri yalanladı. AKP'nin, Türkiye'yi İsrail'in vilayeti haline getireceğini söyleyen Erbakan, AKP'lilerin Milli Görüş çatısı altına girmeleri yönünde çağrıda bulundu.