Güney'in açıklamaları delil, Aygan'ınki değil

DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş, "elinizde belge varsa açıklayın" diyen Adalet Bakanı Şahin'e kayıp mezarlarından çıkan iskeletlerin resimlerini gösterdi, "bunlar yeterli kanıt oluşturmuyor mu Sayın Bakan" diye sordu.
Perşembe, 22 Ocak 2009 10:00

soL (HABER MERKEZİ) DTP Grup Başkanvekili Selahattin Demirtaş, DTP milletvekilleri Sevahir Bayındır, Pervin Buldan ve Hasip Kaplan, TBMM'de bir basın toplantısı düzenleyerek, Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'e yanıt verdiler.

"İskeletler delil değil mi?"Şahin'in faili meçhullerin araştırılmasını isteyenlere "elinizde bilgi belge varsa konuşun" demesini eleştiren Demirtaş, bakanın açıklamasının işi yokuşa sürmek ve olayların üzerini örtmek anlamına geldiğini belirtti.
Demirtaş, Diyarbakır'ın Kulp ilçesi Alaca köyünde Yavuz Öztürk tarafından gözaltına alınan ve yıllar sonra iskeletleri toplu mezarda bulunan köylülerin fotoğraflarını "kanıt" olarak Bakan Şahin'e gösterdi. Kayıp yakınlarının AİHM'de açtığı davanın Türkiye'nin mahkumiyetiyle sonuçlandığını anımsatan Demirtaş, kayıp yakınlarının şikayetine ve Adli Tıp raporuna rağmen dönemin askeri sorumlusu Ertürk hakkında herhangi bir işlem yapılmadığına dikkat çekti.
Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un konuyla ilgili yaptığı açıklamanın da 2005'teki açıklamanın aynısı olduğunu söyleyen Demirtaş, "olayların üstü örtülmek istenmektedir" dedi.
"Aygan'ın itirafları Tuncay Güney'in ifadeleri kadar ciddi değil mi?"İtirafçı Abdülkadir Aygan'ın ifadeleri doğrultusunda, 1994'te Diyarbakır'da sivil araca zorla bindirilerek kaçırılan ve bir daha kendilerinden haber alınamayan Murat Aslan'ın, Dicle Nehri yakınlarında, Bahri Budak ve torunu Metin Budak'ın da Silopi yakınlarında dere kenarında gömülü olduğu yerler kazılarak, iskeletlerine ulaşıldığını ifade eden Demirtaş, kemik fotoğraflarını basına gösterdi. Demirtaş, Aygan'ın Aslan'ın kaçırılmasıyla ilgili olarak "Dönemin JİTEM Grup Komutanı Abdülkerim Kırcı'yla birlikte sorguladık, sonra da öldürdük ve cesedin üzerine benzin dökerek yaktık" itirafını da hatırlattı.
Demirtaş kayıp olaylarının yaşandığı yıllarda gerek ailelerin gerekse de insan hakları heyeti olarak kendilerinin defalarca girişimde bulunduklarına dikkat çekti. "Sayın Bakan'ın başvurunun olmadığını iddia etmesi bizi şaşırtmadığı gibi tam bir aymazlık örneğidir. Bu iskeletler AKP iktidarı döneminde bulundu. BOTAŞ'ta bulunan ölüm kuyularını açığa çıkartan itirafçı Aygan'ın ifadeleri olmuştur." diyen Demirtaş Bakan Şahin'e "Aygan'ın itirafları Tuncay Güney'in ifadeleri kadar ciddi bir delil niteliği taşımıyor mu" diye sordu.
Ergenekon AKP'ye dokunanlara dokunuyorErgenekon operasyonunda kazıların canlı yayınla yapıldığını hatırlatan Demirtaş "anlaşılan o ki Ergenekon operasyonu AKP'ye karşı darbe girişiminde bulunanlarla sınırlı kalacak" dedi.
Hükümetin ABD'nin desteği ile Ergenekon'un "Avrasyacı kanadı"nı tasfiye ettiğini belirten Demirtaş "Kürtlere karşı suç işleyen asıl Ergenekon'a ise devlete uzanacağı için dokunulmuyor. Bölgede Kürtlere karşı işlenen suçlar saklı tutulmak isteniyor. İntihar eden Kırca'nın cenazesinden ve Bakan Şahin'in açıklamalarından çıkan mesaj budur. Ordu JİTEM'i sahiplenmiştir." dedi.
Ordunun Kürtlere karşı suçlara bulaşmayın mesajı verdiğini söyleyen Demirtaş AKP'nin operasyonu tamamlayamayacağını ancak operasyonun AKP'yi bitireceğini iddia etti.
"Başbakan temiz ellerden söz etmesin"Kendilerinin AKP'yi teşhir etmeye devam edeceklerini söyleyen Demirtaş " Bu mezarlar ortaya çıktığında AKP iktidardaydı. Ama Başbakan tek bir açıklama dahi yapmamıştır. Bir de kalkıp temiz ellerden söz ediyor. Kimseyi kandırmasın" dedi.
Silopi kayıplar mezarlığı ve BOTAŞ kuyularının açılması için girişimleri sürdüreceklerini ifade eden Demirtaş, Bakan Şahin'i de özür dilemeye çağırarak "Aksi taktirde ortaya çıkacak gelişmeler karşısında istifayla karşı karşıya kalacağını umut ediyoruz" dedi.