Gül'ün tarihi fırsatı bekçilik mi?

İsrail'in İran operasyonu için kullanmak istediği, Avrupa için enerji deposu olarak görülen Kuzey Irak'ın ABD'nin bölgeden çekilmesiyle Türkiye'nin koruması artık yüksek sesle tartışılıyor.
Cuma, 22 Mayıs 2009 10:30

soL (HABER MERKEZİ) ABD işgali altındaki Irak'ta Bağdat hükümeti ve Kürt Bölgesel Yönetimi arasında egemenlik tartışmaları devam ederken, Kuzey Irak'ın otonomisinin ne anlama geldiği de ortaya çıkmaya başladı. Times Gazetesi, Kuzey Irak'ın ABD'nin Irak'tan çekilmesinin ardından korunması gereken bir petrol sahası olduğunu hatırlatırken, ABD Stratejik Araştırmalar Merkezi, yayınlanan raporunda İran'daki nükleer tesisleri hedef alacak olası bir İsrail operasyonunda Kuzey Irak hava sahasının Tel Aviv yönetimi tarafından kullanılmak isteyeceğine yer verdi.

ABD'nin ardından Kuzey Irak'ı koruyabilecek tek öznenin Türkiye olduğu iddia edilirken, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün "tarihi fırsat" yakalandığını iddia ettiği Kürt sorununda "çözüm" bir kez daha tartışılmaya başlandı.

'İsrail uçakları Kuzey Irak'ı kullanacak'
Kürt yönetimi tarafından yalanlananan iddiaları ABD Stratejik Araştırmalar Merkezi ortaya attı. Merkez tarafından yayınlanan raporda "İsrail savaş uçaklarının, İran'ın Nükleer tesislerini bombalamak için Kuzey Irak hava sahasını kullanacağı" iddiasına yer verildi.

Kuzey Irak Bölge Hükümeti'ne bağlı Savunma Kuvvetleri sözcüsü Cabbar Yaver ise raporda yer alan iddiayı yalanladı. Yaver "Irak daimi anayasasına göre merkezi hükümet, Kürdistan Bölgesi de dahil Irak'ın sahasını savunmakla sorumlu" dedi. Yaver Irak ile ABD tarafından yapılan "Güvenlik Anlaşması"na göre Irak hava sahasını korumanın ABD'nin görevi olduğunu hatırlattı.

Raporda Kürt yönetiminin İsrail ile ikili ekonomik anlaşmaları arttırdığı, Tel Aviv yönetiminin de peşmerge kuvvetlerinin eğitimine katkı sağladığı iddia ediliyordu ancak yaver, bu iddiaları "merkezi hükümet üzerinden uluslararası ilişkiler kuruyoruz" sözleriyle yalanladı.

'Kuzey Irak'ı Türkiye himaye etsin'
İngiltere'nin Times gazetesi, raporun tartışıldığı gün Kuzey Irak'ı Türkiye'nin koruyabileceğine yönelik iddialarda bulundu. Kürt yönetiminin Avusturya ve Macaristan şirketleriyle Saddam Hüseyin'in devrilmesinden bu yana yapılan en büyük anlaşmaya imza attığına yer veren gazete, şirketlerin petrolü Avrupa'ya ulaştırmak için Türkiye üzerinden boru hattıyla taşıyacağına yer verdi.

Irak'ın sadece petrol değil doğalgaz açısından da önemli rezervleri olduğunu hatırlatan Times yazarı, butün bu kaynaklar nedeniyle Irak ve Kuzey Irak yönetimleri arasında sürtüşme yaşandığına da yer verdi. Avrupa'nın "gaz ve petrol deposu" olarak değerlendirilen Kuzey Irak'ta ABD'nin çekilmesinin ardından güvenlik için Türkiye'nin şart olduğu belirtilirken, "Amerikan güvenliği olmadan, gelecekteki Irak'ta Kürt bölgesini Türkiye korumasa, kim koruyacak?" diye yazdı.

Türk hükümetinin de Irak'ta istikrar istediği ancak Avrupa'nın doğu enerji merkezi rolünün de hedeflendiği belirtildi.

Kuzey Irak hakkındaki tartışmaların alevlenmesi ve Türkiye'nin bazı tartışmaların içinde yer alması akıllara Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün "Kürt sorununda tarihi fırsat" sözlerini akıllara getirdi. Türkiye'nin "ilişkilerde yeni yönelim geliştirdiği" Kuzey Irak ile artan ticari ortaklıkları siyasi ortaklıklara dönüşüyor. PKK'ye karşı Erbil'in daha aktif vereceği desteğin yanı sıra, Türkiye'nin Kuzey Irak'ı himaye çabası Bölgesel Yönetim liderleri Celal Talabani ve Mesut Barzani'nin etkisinin Türkiye'de artması anlamına geliyor. Henüz Türk askerinin bölgeye gönderilmesi gündeme gelmese de Başbakan Erdoğan'ın Kürt sorununda attığı adımlar PKK'ye karşı Ankara-Vaşington-Erbil arasında kurulan üçlü mekanizmanın diğer aktörü Erbil'in onayını taşıyor.