DTP’ye operasyon Ankara’da protesto edildi

Demokratik Toplum Partisi Genel Merkezi önünde toplanan siyasi partiler, sendikalar ve kitle örgütleri, DTP üyelerinin tutuklanmasını protesto ettiler.
Pazartesi, 20 Nisan 2009 10:00

soL (ANKARA) Geçtiğimiz hafta içinde, aralarında Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) genel başkan yardımcılarının da bulunduğu yüzlerce kişinin gözaltına alınmasıyla başlayan ve bir bölümünün tutuklanmasıyla devam eden operasyonlar, Ankara'da protesto edildi.

Çok sayıda siyasi parti, sendika ve demokratik kitle örgütünün katılımıyla gerçekleşen protestoda ilk sözü DTP Van Milletvekili Fatma Kurtulan aldı. DTP'nin 29 Mart seçimlerinde Kürt illerinde gösterdiği başarının AKP hükümeti ve ona destek veren devlet kurumları tarafından hazmedilemediğini belirten Kurtulan, Kürt halkının iradesinin teslim alınmaya çalışıldığını söyledi.

Daha sonra katılımcı kurumlar adına ortak basın açıklaması okundu. Devrimci 78'liler Federasyonu'ndan Ruşen Sümbüllüoğlu tarafından okunan açıklamada, "sistem AKP eliyle seçim sonuçlarına itiraz ediyor, halkın iradesini hiçe sayıyor. Seçimlerde yenildin, bölgede barışı inşa edecek gerçek iradelerin açığa çıkmasını önleyemedin diye, bu sonucu yaratanları cezalandırmak niye? AKP'nin bir intikam operasyonuyla öç almak için bütün bu hukuksuzluklara, isnatlara, mesnetsiz çabalara girdiğini çocuklar bile biliyor artık" denirken, DTP'ye yapılan operasyonun yalnızca DTP'ye karşı değil, AKP'ye ve düzene direnen unsurların tümüne karşı bir operasyon olduğu vurgulandı.

Ortak basın açıklamasından sonra söz alan Türkiye Komünist Partisi Siyasi Büro üyesi Erhan Nalçacı, AKP'den ve onun arkasındaki güç Amerikan emperyalizminden demokrasi gelmeyeceği hatırlatmasını yaptıktan sonra DTP'nin egemenler açısından iki günahının olduğunu söyledi. Birincisinin yerel seçimlerde AKP'nin planlarını bozması olduğunu söyleyen Nalçacı, ikinci günahın da, ABD'nin Irak planlarına pürüz oluşturmak olduğunu belirtti. Ergenekon operasyonuna da değinen Nalçacı, "operasyonda sonuna kadar gidilsin" dendiğinde anlaşılan "son"un, devrimcilere ve komünistlere gözdağı vermek olduğunu vurguladı. Bu süreci tersine çevirecek tek gücün Türkiye işçi sınıfı olduğunu söyleyen Erhan Nalçacı, "1 Mayıs'ta kitlesel bir şekilde İstanbul-Taksim'de olma yönünde bir irade ortaya çıkmıştır" diyerek sözlerini noktaladı.

Saat 17.00'a kadar devam edecek olan oturma eylemine KESK, ESP, TKP, Tüm-İGD, SDP, Sosyalist Parti gibi kurumlar destek verdiler.