Askeri bölgeler yabancıya mülk satışı için yeniden düzenleniyor

Tapu ve Kadastro Genel Müdürü Davut Güney'in geçtiğimiz gün askeri güvenlik bölgelerinin tamamen yeniden belirlendiğini açıklaması ve bunu yabancılara toprak satışı ile bağlantılandırması AKP'nin ülke topraklarını elden çıkarmak için gayretkeş tutumunu tekrar gözler önüne serdi.
Cumartesi, 20 Ekim 2012 00:39

Yabancılara mülk satışının önünü açan mütekabiliyet düzenlemesiyle askeri güvenlik bölgeleri ve askeri yasak bölgelerin sınırları da yeniden belirleniyor. “Türkiye’de askeri güvenlik bölgesi denilen birçok yerin bu sıfatla alakasının olmadığını gördük” diyen Tapu ve Kadastro Genel Müdürü Davut Güney, “Siz her asker tel örgüsünün çevresine 500 metre koruma alanı getirirseniz Türkiye’nin her tarafı askeri güvenlik bölgesi olur. Onun için askeri güvenlik bölgeleri tamamen yeniden belirleniyor” diye konuştu ve bunu toprak satışları ile bağlantılandırdı. Güney'in askeri güvenlik bölgelerini örneklerken verdiği "Fethiye’de, Milas’ta Çanakkale" örnekleri ise askeri güvenlik bölgelerinin yeniden düzenlenmesi ile yabancılara mülk satışı arasında dıprudan bir bağ olduğunu gösteriyor.

AKP'nin bu konudaki 10 yıllık sicili ise, iktidarın ülke topraklarını elden çıkarmak için ne kadar hevesli olduğu gözler önüne seriyor.

ANAP ve AKP satış için çok hevesli oldular
Yabancılara toprak satılmasına izin veren ilk yasa 1934 yılında çıkarılmıştır. Yasayla Türk vatandaşlarına toprak satın alma hakkı tanıyan (mütekabiliyet/karşılıklılık ilkesi olarak adlandırılmaktadır) ülke vatandaşlarına Türkiye’de 30 hektara kadar taşınmaz edinebilme hakkı tanınmıştır.

Ancak 4916 sayılı yasayla 2006 yılında 442 sayılı Köy Yasasında yapılan değişikliğe kadar yabancıların köy sınırları içinde toprak satın almaları yasaktır.
ANAP ve AKP İktidarları, yabancılara toprak satılması konusunda çok hevesli olmuşlardır. ANAP döneminde 1984 ve 1986 yıllarında iki AKP döneminde 2003-2008 yılları arasında 4 ayrı yasa çıkarılmıştır. Bu yasaların üçü karşılıklılık ilkesine yer verilmediği, üçü ise Bakanlar Kurulu’na ilke ve sınırları net olarak belirlenmeksizin yetki verilmiş olduğu gerekçeleriyle Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. Ama Anayasa Mahkemesince iptal edilinceye değin, Suudi Kralına sevda tepesi satılmıştır.

AKP satışta Cumhuriyet tarihini katladı
AKP İktidarı Anayasa Mahkemesi kararlarına karşın, Yasanın TBMM’nde görüşmeleri sırasında Anayasaya aykırı olmadığını öne sürmüştür.

AKP İktidarının yabancılara toprak satılması konusunda da çok becerikli olduğu görülmektedir. AKP İktidarları öncesindeki 1920-2002 yılları arasında geçen 82 yıl sürede, 12.000 hektar (12 milyon m²) yüzölçümü toprak satılmışken, AKP İktidarı, 2003-2011 yılları arasında geçen 10 yılda 136.500 hektar satmıştır.

"Ne kadar satarsak, o kadar özgüvenimizi göstermiş oluruz"
Yasanın TBMM’nde görüşülmesi sırasında, Yasayı savunan Mevlüt Akgün, AKP dönemindeki satışların bu denli artmasını, ülkenin itibarının yükselmesine bağlamış Çevre ve Şehircilik Bakanı ise “sayının fazlalığı o ülkenin kendisine olan özgüveninin bir yansıması olacaktır.” sözleriyle değerlendirmiştir. AKP’nin mantığında, itibar da, özgüven de satılabilirlikle ölçülmektedir.

Dünya'daki eğilim satmamak yönünde
Yabancılara taşınmaz satılmasına birçok ülke soğuk yaklaşmaktadır. Tersi örnekleri olmakla birlikte sözgelişi ABD, Suriye, İran, Irak, Suudi Arabistan gibi körfez ülkelerinde Türk Vatandaşlarına taşınmaz edinebilme hakkı tanınmamakta, Yunanistan ise Türk vatandaşlarına toprak satmamaktadır.

Yabancılara toprak satılmasından söz edildiğinde, yalnızca kentlerde ya da tatil yörelerinde yabancıların daire ve yazlık almaları anlaşılmamalıdır. Tarım toprakları, yaylalar, kıyılar ve 2/B yasasını düşündüğümüzde ormanların satılacağı unutulmamalıdır.

Nitekim Kırşehir, Batman, Kayseri, Yozgat, Tekirdağ illerinin her birinde ayrı ayrı olmak üzere yabancılar yaklaşık 2 milyon M² olmak üzere toplam 10 milyon M² toprak satın almışlardır. Bu illere duyulan ilginin bir anlamı olmalıdır. Tarım yapılmasının mı hedeflendiği yoksa yalnızca yabancıların bildiği maden kaynaklarının mı olduğu sorularına yanıt aranmalıdır.

AKP karşılıklılık ilkesini kaldırdı
AKP İktidarı Mayıs ayında Tapu Yasasının 35 ve 36. Maddelerini değiştirerek yabancılara toprak satılmasında aranan karşılıklılık ilkesini kaldırdı, daha büyük topraklara sahip olmalarına olanak tanıdı ve askeri yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri gibi alanları küçülterek, yabancılara el değmemiş alanların satılabilmesinin yolunu açtı.

Tapu Yasasının 35. Maddesiyle yabancılara, özel mülkiyete konu ilçe yüz ölçümünün %10’unu aşmamak kaydıyla 30 hektara kadar toprak satın alma olanağı tanınarak yüzölçümünün BKK ile 60 hektara kadar çıkarılabileceği öngörüldü. Hükümetin getirdiği teklifte “özel mülkiyete konu” sözcükleri bile yer almıyordu ve böylelikle ülke topraklarının %10’unun yabancılara satılabilecekti. TBMM görüşmeleri sırasında bu sözcükler eklenerek hiç olmazsa kamu mülkiyetinde olan ya da özel mülkiyetin konusunu oluşturmayacak taşınmazların da %10 oranının hesabına eklenmesinin önüne geçildi.

Yabancı ülkelerde kendi ülkelerinin yasalarına göre kurulmuş ticaret şirketlerinin özel yasalara göre sınırsız büyüklükte taşınmaz edinebilecekleri öngörüldü. Maddeye göre Bakanlığa bir proje ile başvuran ve taşınmazı ana sözleşmelerinde belirtilen faaliyetler için kullanacağını beyan etmesi bu olanaktan yararlanabilmesi için yeterli sayılıyor.

Türk yasalarına göre kurulmuş olan yabancı sermayeli şirketler ise yabancı şirket statüsünde sayılmadığı için zaten yerli şirketlere tanınan bütün haklardan yararlanmaktadırlar.

Askeri bölgeler iştah kabartıyor
Tapu Yasasındaki en önemli değişikliklerden biri de askeri bölgelerin de küçültülerek yabancıların bu alanlarda mülk edinmeleri sağlanmasıdır.
2565 Sayılı Askeri Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Yasasının 28. Maddesine göre, yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri gibi ayrılan yerlerde yabancıların taşınmaz edinmeleri yasaktır. Oysa bu alanların çoğu rant iştahlarını kabartacak özelliktedir.

Askeri bölgelerin küçültülmesine ilişkin ön hazırlıkların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Kuruluşuna ilişkin 644 sayılı KHK ile yapıldığı anlaşılmaktadır. KHK’nın 2. Ve 7. Maddelerinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na, askeri tesisler, yasak bölgeler ve özel güvenlik bölgeleri üzerinde her tür ve ölçekte çevre düzeni, nazım imar planı ve uygulama imar planı yapma yetkisi tanınmıştır.

Yasanın 35. Maddesiyle Askeri yasak bölgeler, güvenlik bölgeleri ile stratejik bölgelerin yeniden belirlenmesi ve çoğu bölgenin yasak tanımından çıkarılması sağlanmaktadır. 36. Madde ise Genelkurmay Başkanlığının izni ile yabancıların bu bölgelerde taşınmaz mal edinebilecekleri öngörülmüş,16 Ağustos 2012 günlü Resmi Gazetede ise bölgelerin yeniden belirlenebilmesi için yapılacak çalışmaların kuralları getirilmiştir.

Bu çalışmaların bitirilmesi için 7 ay süre kalmıştır. Erdinç Çelikkan’ın Hürriyette 18 Ekim günü yayımlanan haberinde, Tapu Kadastro Genel Müdürü’nün, bu sürecin yeterince hızlı yürütülemediği, bu nedenle çok sayıda Arap, Azeri ve Kazak’ın Dubai ve Fas’da taşınmaz almaya yöneldiklerinden yakındığı belirtilmektedir.

Habere göre Tapu Kadastro Genel Müdürü, Türkiye yüzölçümünün 210 bin kilometrekaresinin orman, göl ve SİT alanı olduğunu belirtmiş ve konuşmasını şu sözlerle sürdürmüştür: “Mesela 1995’te Kara Harp Okulunun çevresi Askeri Güvenlik Bölgesi denilmiş. Şimdi orası askeri güvenlik bölgesi mi değil mi? Fethiye’de, Milas’ta Çanakkale de olsun askeri güvenlik bölgesi diye arazinin tamamı güvenlik bölgesi olarak belirlenmiş. Siz her asker tel örgüsünün çevresine 500 metre koruma alanı getirirseniz Türkiye’nin her tarafı askeri güvenlik bölgesi olur. Onun için askeri güvenlik bölgeleri yeniden belirleniyor.”

Türkiye’nin birçok yerinde askeri yasak ya da güvenlik vb. adlarla çevrilmiş alanlar bulunmaktadır. Askeri yasak bölgelerin abartılı belirlenmiş olabileceği düşünülebilir. Ancak, bugün askeri gerekçelerle halka kapalı olan bu alanların halka açılmasının değil, yabancı tekellerin yağmasına sunulmasının hedeflendiği dikkatlerden kaçmamalıdır.

AKP’nin bürokratı, göz koyulan bölgelerin 4 tanesini açıklamıştır. Kim bilir akla gelmeyen hangi bölgeler bu yasayla yabancılara yağmalatılacaktır.

(soL -Haber Merkezi)