“ABD ne dedi? Bize de söyleyin”

Dün Meclisteki grup toplantılarında konuşan CHP ve MHP liderleri Başbakan ve Cumhurbaşkanı tarafından dile getirilen "Kürt sorununda yeni gelişmeler olacak" sözlerini değerlendirdiler ve “kimlerle, ne konuda anlaşıldığını” öğrenmek istediklerini ifade ettiler.
Çarşamba, 13 Mayıs 2009 10:30

soL (HABER MERKEZİ) AKP hükümeti ve Cumhurbaşkanı'nın son günlerde "Kürt sorunu" ile ilgili yaptıkları "bu konuda yeni gelişmeler olacak" açıklamaları Meclis'teki muhalefet partilerinden CHP ve MHP'nin grup toplantılarının da gündemine oturdu. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da MHP lideri Devlet Bahçeli de AKP'nin "Kürt sorununda tarihi fırsat" olarak tanımladıkları şeyin arkasında "ne" olduğunu merak ettiklerini açıkladılar.

Baykal soruyor
Bayka,l partisinin Meclis'teki grup toplantısında yaptığı konuşmada, "devletin en sorumlu yerindeki insanlar 'tarihi bir fırsat yakaladık, sorunları çözüyoruz' diyorsa 'bir dakika' deyip, bunu düşünmek gerektiği"ni ifade etti. Hükümete, "Terör net bir şekilde bitiyor mu? Söylem bazında bile kimse bunu söylemedi. Silah bırakma yok. Hedef değiştiğine yönelik bir işaret var mı? Yok. Tarihi fırsat nerden kaynaklı? Büyük devletler karar verdi. Bu iş bitsin, siz de ne yapacaksınız? Bizden ne isteniyor? Burada yapılan konuşma hala kulaklarımız da. Ne isteniyor ve istenen karşısında sevinç içinde misiniz?" sorularını yönelten Baykal, kendilerine bu konuda hiçbir şey söylenmediğinden yakındı.

Baykal "Durum nedir acaba?" diye sorduğu konuşmasında "Hepimiz tabii ki bu sorunların çözülmesini isteriz. Yapabileceğimiz ne varsa katkı vermekten de mutluluk duyarız" da dedi.

"Af çözüm değil"
Deniz Baykal, AKP hükümeti tarafından sunulan çözümün Türkiye'yi "etnik temelde ayrıştırmaya yarayacağına" işaret etti ve terörle mücadele yöntemi olarak affın kullanılmasını "şaşkınlık" olarak nitelendirdi. Baykal affın "terörü bitirme" değil ancak terörün gündemden düştüğünü zaman barış projesi olduğunu ileri sürdü ve 'Silahı şimdilik susturalım, sen af çıkar, sonra bakarız' yaklaşımının yanlış olduğunu söyledi.

CHP'nin görevi köşe yazarlarına "sakin olun" demek
Baykal son dönemde basında köşe yazarlarının "Kürt sorunu" ile ilgili doğrudan temaslarda bulunması ile ilgili olarak da "Ben medyada bu konuya sahip çıkma isteğini anlayışla karşılıyorum. Ama birilerinin "Beyler sakin olun" demesi gerek. O görev de CHP'nin" diye konuştu.

Bahçeli de soruyor

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de Meclis'teki grup toplantısında yaptığı konuşmada benzer soruları bu kez Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ü hedef alarak yöneltti. Cumhurbaşkanının "Kürt sorunu"yla ilgili açıklamalarını sorunlu bulduklarını ve izahata muhtaç olduğunu söyleyen Bahçeli, Cumhurbaşkanı ve Başbakan'dan "Bizim hangi ihanete katkıda bulunmamız için servis yapılmamız istenmektedir? Cumhurbaşkanı'nın Kürt sorunu tanımıyla ümit dağıttığı bu ortamda, Türk devletinin mutabık kaldığı zemin nedir? Kimlerle anlaşılmıştır? Süreç kimlerle olgunlaştırılmıştır? Kime sorulmuş kimlerle mutabık kalınmıştır? Kim muhatap olarak alınmıştır? Kaçırılmaması gereken fırsat nedir?" sorularına acil olarak yanıt vermelerini istedi.

Bahçeli bu konuda MHP'den nelere onay vermesi istenildiğini de şu sorularla ifade etti: "İç ve dış lobilerin yeni kampanyalarının hedefi haline geldiği artık kuşku götürmeyen MHP'den sözde barış ve katkı adına istenen nedir? Koruculuğun kaldırılmasına çanak tutulması mı? Yapay azınlıkların yaratılmasına seyirci kalınması mı? Milli kimliğin tartışılmasının kabul edilmesi mi? Eğitim dilinin çeşitlendirilmesine sessiz durulması mı? İmralı canisine kadar uzanacak PKK affına göz yumulması mı? Barzani devletinin tanınması ve tek taraflı tavizlere kucak açılması mı? Yeni anayasa maskesiyle üniter yapının ve milli kimliğin tahrip edilmesi mi? Türkiye'nin bölünme senaryolarının demokratikleşme reçetesi olarak pazarlanmasına rıza gösterilmesi mi? Federatif bir yapılanmanın sinsice yürürlüğe konulmasına alkış tutulması mı? Adı telaffuz edilmeye başlanan bir siyasi sınırın çekilmesi için taşeronluk yapılması mı?"

"Koruculuk kamu görevi, dokunulmasın"
Bahçeli konuşmasında Mardin'deki katliam ile tartışılmaya başlanan koruculuk sistemini de savundu ve bu tür suçların bütün korucuların suçlanmasına, bütün koruculuk sisteminin sorgulanmasına bahane olmaması gerektiğini söyledi. Koruculuğu "24 yıldır süren bir kamu görevi" olarak niteleyen Bahçeli "Vatana bağlılığın en önemli göstergesi olarak şahadeti göze almış insanların bu kahramanlıklarını ve fedakarlıklarını görmezden gelerek, işlenmiş bir suçtan toptancı hükümler çıkartmak, kabul edilmesi mümkün olmayan bir yanılmadır. Ve bu konuda hala koruculuğun kaldırılması için ısrarcı olmak, PKK'nın yıllardır ve her platformda üzerinde durduğu siyasallaşma taleplerinden birinin bilerek veya bilmeyerek avukatlığına soyunmak anlamını taşıyacaktır" dedi.

"Eski MHP'lilerle saldırıyorlar"
Bahçeli, eski üyelerinden Zaman gazetesi yazarı Mümtazer Türköne'yi de "MHP'nin Kürt politikası" başlıklı yazısı dolayısıyla hedef alarak "Eski MHP'li kontenjanından köşe tutmuş olanların işi gücü bırakıp MHP'nin siyasetini sorgulaması dikkat çekicidir. Bu kişilerin partimizi hedef alması lobilerin onları kıvama getirdiğinin işaretidir" yorumunda bulundu.