Yunanistan emekçilerinden 13 Şubat eğitim boykotuna destek

Yunanistan emekçilerinden 13 Şubat eğitim boykotuna destek

Nikos Dardalis*
12/02/2015 Perşembe

PAME (Tüm İşçiler Mücadele Cephesi), sınıf cephesini temsilen, özellikle 1 Mayıs İşçi Bayramının özgürce kutlanması ve diğer haklı talepleri için mücadele eden işçilerle sınıfsal ve uluslararası dayanışma çerçevesinde Türkiye’de bulundu.

Bugün işçi sınıfı, uluslararası kapitalist sistem krizi içinde ücret, çalışma saatleri gibi haklarında ciddi bir saldırı altındadır. Büyük sermayenin çıkarlarının karşılanması çerçevesinde işçi sınıfının kazanımları sarsılmakta, kamu sektörü küçülüp özelleştirilmektedir. Eğitim ve sağlık özel sektöre-kapitalist çıkarlara devredilmektedir.

NATO ve AB gibi emperyalist yapılanmalara karşı Yunan ve Türk işçileri, kazanılmış hakların daha da kaybedilmemesi için sınıf dayanışması sergilemelidir. NATO ve AB, tekellerin karı için işçilerin sürekli fedakarlık yapmaları gerektiren politikalar üretiyor. Tüm dünyadaki işçilerin grev hakkı pazarlık konusu olamaz ve hakların savunulması ancak örgütlü mücadeleden geçer. Sınıfsal harekette, İşçi Bayramı, umutlu mücadelenin simgesidir. İşçiler, ürettikleri zenginliğe ortak olmalı ve gücü ellerine almalıdır.

Sınıfsal harekette eğitim, işçi sınıfının çocukları için büyük öneme sahip. Bu nedenle halkın eğitim haklarını sabote eden eğitim politikasına karşı sizin mücadelenizi çok önemli buluyoruz. Boykot, tüm topluma açılmalı, sendikaları düşündürmeli. Çünkü, devlet okullarında eğitim gören işçilerin çocuklarıdır. Bu yüzden, eğitimin içeriği, karakteri önemlidir. Anti-laik eğitim reformu nedeniyle, özellikle yoksul halk tabakalarının çocukları, sayısı hızla çoğalan İmam Hatiplere doğru yönlendiriliyor. Recep Tayyip Erdoğan hükümeti zamanında onaylanan yeni eğitim sistemi,  eğitimi karanlığa sürüklemekte, burjuva sınıfının çıkarları için iş gücünü ucuza satan, az eğitimli, dinci fanatikleşmiş insan yaratmayı amaçlamaktadır. 4+4+4 eğitim reformu ile Türk hükümetinin amacı  daha muhafazakar bir toplum yaratarak kapitalistlerin yararına, onu daha kolay manipüle edilir hale getirmek. ‘Sözde’ mecburi 12 yıllık eğitim içinde (4+4+4), sadece ilk sekiz yılda (ilkokul ve ortaokul)  devam mecburiyeti var. Lise döneminde ise derse katılım mecburiyeti kaldırılarak, sadece sınavlara girerek öğrencilerin sınıf geçme olanağı var. Böylece, 5.5 yaşında okula başlayabilen çocuklar, 13-14 yaşlarında yasalara göre resmi olarak okulu terk etmeden, ‘evden çalışarak’ hanenin giderlerine ortak olabilmek adına ucuz iş gücü olmaktadırlar. Bu yasa kızların okullaşma oranını da olumsuz olarak etkilemektedir. Çünkü  kızlar erken yaşta evliliğe zorlanmakta ve dini kurallar gereği sosyal hayata katılımları sınırlandırılmaktadır.

İşçi sınıfı ve genel olarak halkınızın eğitim hakları için olan mücadelenizi selamlıyoruz. Çocuklar, ancak kimliklerini geliştirebilecekleri bir eğitim sistemi içinden geçerek, doğa ve toplumun hareket kanunlarını öğrenecek, dünyayı önce anlayacak ve ardından onu değiştirebilecek.

Son olarak, Türkiye’nin tüm sektörlerinin mücadeleci sendikacılarını, PAME’nin de üyesi olduğu, Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu’nun (WFTU) çizgisi içinde işbirliğinde olmaya davet ediyor, bürokratik, reformist ve çürümüş sendika yönetimlerinin koyduğu engelleri aşmak için burjuva sınıfına karşı ortak bir mücadelede olmaya çağırıyoruz. 


* OLME, ortaöğretim öğretmenleri sendikasının üyesi