Bacon'ın yöntemi

Bacon'ın yöntemi

İzge Günal
10/08/2015 Pazartesi

Ünlü bilim felsefecimiz Cemal Yıldırım bilime öncülük etmiş kişileri üçe ayırır: 1- Deneysel çalışanlar (örneğin, Curie, Faraday), 2-Kuram oluşturanlar (örneğin, Darwin, Einstein) ve 3- Pratik sorunlara çözüm arayanlar (örneğin, Pasteur). Bu sınıflamaya girmeyen tek bir öncü olduğunu da ekler: Francis Bacon. Yıldırım’a göre Bacon, “bilinen anlamda bir bilim adamı olmaktan çok, kendisine özgü yaklaşımıyla bir bilim yorumcusu, öngördüğü bilgi dünyasını kurma misyonuyla tabuları kırma savaşımı veren bir düşünürdü”1.

Gerçekten de, Bacon hiçbir buluş yapmamıştır. Ancak üstün bir gözlem gücü ve felsefi yaklaşım ile kendisine özgü tümevarım yöntemini geliştirmiş ve deneysel araştırma stratejisinin ana hatlarını ortaya koymuştur. Bacon’a göre kişi, kanıtlar ortaya çıkana dek teori kurmaktan ve genellemeler yapmaktan kaçınmalıdır. Bu noktada, “bilim insanı a priori aksiyomları, görülenleri açıklayabilecek şekilde sıraya koymalıdır” diyen Aristotales’den kesin olarak ayrılır.

Bacon’ın bilime katkısı en özlü biçimiyle böyle özetlenebilirse de, bilimcinin doğrudan yaşamını etkileyecek çıkarımları da vardı. Bacon, bugün bile pek çok bilimcinin bilmediği, nelerin deneyinin yapılması gerektiğinin ilkelerini belirlemişti. Dedim ya, pek bilinmiyor; o zaman özetlemekte yarar var:

1- Deney koşullarını çeşitlendirme. Örneğin, belirli bir ısıda reaksiyon gösteren deneyi farklı ısı   koşularında tekrar ederek ısı sınırını saptamak.

2- Üretim. Aynı deneyi farklı durumlarda tekrarlamak. Bu ilke birinciye benzese de, burada kastedilen koşulların tümüyle değiştirilmesidir. Örneğin, dişilerde yapılmış bir deneyi erillerde tekrarlamak gibi.

3- Yer değiştirme. Bir olguyu açıklamak için geliştirilmiş bir uygulamayı başka bir olgu için kullanmak.

4- Ters çevirme. Zıtların etkilerini deneme. Soğutarak üremesi durdurulan bir hücreyi, ısıtarak sonuçlarını görmek.

5- Zor kullanma. Bir deneye, denenen madde yok oluncaya veya bütünlüğünü yitirinceye dek devam etme.

6- Uygulama. Bir deneyin sonuçlarını başka bir deneyde kullanmak.

7- Birleştirme. Bir deney zincirinde sınanan parametreleri aynı anda uygulayarak sonuçlarını görmek. Örneğin, herhangi bir madde üzerinde ısı ve basıncın etkileri bilinmesine karşın, ısı ve basıncı aynı anda uygulayarak ne olacağını gözlemlemek.2

Dikkat edilirse, Bacon’ın deney ilkeleri aslında, bugün için, diyalektik yöntemin deneylere uygulanmasından daha öte bir şey değil ama bu ilkelerin 1850’li yıllarda ortaya konduğu düşünülürse önemi daha iyi anlaşılacaktır.

Tam da bu nedenle, Bacon’ın ne dediğini bilmek gerekmiyor düzgün bir deney yapabilmek için. Benzer biçimde, diyalektik düşünebilmek için diyalektiğin ilkelerini bilmenin gerekmediği gibi. Gerçekten de, nitelikli, ayakları yere basan, dürüst bilimsel çalışma yapanların, Bacon’ın ilkelerini bilmeden Bacon’ın ilkelerine uyduklarını ben de gözlemleyebiliyorum çevremde.

Yukarıda saydıklarıma ek olarak Bacon’ın bir de sekizinci ilkesi vardır ve rastlantı ilkesi diye adlandırılır. Burada anlatılmak istenen ise ciddi bir temeli olmadan, sadece daha önce yapılmadığı için bir deney yapmaktır. Bacon’ın sözleriyle, “mantıksız” olan bu yöntemle sonuç almak hemen hemen olanaksızdır, genellikle zaman ve kaynak israfıyla sonuçlanır. Ancak bilim tarihi içerisinde rastlantı ile ciddi buluşlar da yapılmıştır ama buna güvenip, her aklına geleni denemek yerine iyi düşünüp, temelleri olan işlere girişmek gerekir. Bu da, bu yazının genç bilimciler için öğüt kısmı olsun.


(1) Yıldırım C. Bilimin öncüleri. Tübitak, 1995.

(2) Ball P. Merak. Bilim nasıl her şeyle ilgilenir oldu? Kolektif, 2014.