Sinek kuşu yuvasından canlı yayın

Evrim, doğanın canlıların karşısına çıkardığı yaşamsal sorunları çözme becerisidir. Phoebe’nin doğa tarihi öyküsü, akıllara birçok soru getiriyor. Örneğin, 17 yıl gibi uzun bir yaşam süresinin sırrı nedir?
Cuma, 15 Mart 2013 16:00

Günümüzde yalnızca Amerika kıtasında bulunan rengarenk sinek kuşlarını belgesellerde bolca görürüz. Uçarken kalbi dakikada 600 kere atan bu kuşlar fizyolojik bir esneklikle gece uyurken atışlarını dakikada 39’a düşürerek herkesi etkiler.

2007 yılından beri Kaliforniya’daki bir evin bahçesindeki gül çalısına yuva kuran dünyaca ünlü “Phoebe” (“fibi” diye okunuyor) adlı bir sinek kuşundan söz etmek istiyorum. Yuvasına güvenli bir uzaklıkta kurulu bir kameradan yapılan canlı yayın, bu kuşun başından geçenleri internetin erişebildiği dünya üzerindeki 16 milyonu aşan sayıda bir izleyici kitlesine ulaştırmakta. Yönetmenliğini John Frankenheimer’in üstlendiği ve başrolünü Burt Lancaster’in oynadığı 1962 yapımı “Alkadraz Kuşçusu” filmi bile belki de bu kadar izlenmemiştir.

Bilim elçisi bir kuş
Phoebe bu yılın üreme mevsimini, 10 ve 13 şubat tarihlerinde yumurtladığı mercimek büyüklüğündeki iki yumurta ile açtı. Yavrulardan ilki (Fleur) 1 Mart’ta yumurtadan çıktı. Diğer yavru aynı başarıyı gösteremedi. Yerine 7 Mart günü anaları ürküp kaçtığından öksüz kalan “Pip” adlı bir evlatlık getirildi. Anlatıldığına göre, bahçıvan yuvanın bulunduğu dalı yanlışlıkla budayınca anne bir daha geri dönmemiş. Phoebe yuvaya döner dönmez ilk iş olarak yeni yavruyu besleyince küresel düzeyde duygusal anlar yaşatarak coşkulu alkışlar topladı.

Bu kuş (bilimsel adı Selasphorus sasin), sinek kuşu türleri içinde ılıman Akdeniz iklimine uyum sağlamış, göç etmeyen nadir bir tür. Göç etmediği için tüm enerjisini üremeye yönlendirebiliyor. Öyle ki, yılın 7 ayı boyunca yavru büyütebiliyor. Yuvası çok hareketli ve dolayısıyla izleyicilerine sürekli olarak ilginç davranış örnekleri sergiliyor. Phoebe, biz insanlar için bir bilim elçisi görevini üstlenmiş durumda.

Doğaya ilgi uyandırdı
Doğayı anlayabilmek için doğa tarihi bilgisi bir ön koşul. Doğa tarihi bilgisi ancak doğrudan gözlemle beslenebilir. Belgesellerde izlediğimiz “damıtılmış” gözlemler kuşkusuz çok bilgilendirici. Öte yandan, belgeseller göze hoş görünme kaygısıyla adeta bir mücevher gibi parıldayan yanardönerli tüyleriyle etkileyici yetişkin kuşlara odaklanarak yuvadaki hiçbir şeye benzemeyen çirkin yavruları gözardı edebilirler.

Bir biyolog olarak Phoebe üzerinden duyduğum en sevindirici nokta, bu kuşun bizlere yaşamının her saniyesini tüm gerçekliğiyle sergilemesiyle gerçek anlamda bir “bilimi halka yayma” projesi sunuyor olmasıdır. Dünyanın her köşesine yayılmış gözlemciler, bu minik kuşun başından geçen türlü maceraları ortak bir heyecanla izlemekteler. Özellikle Amerika’nın doğu kıyısındaki okullar, sınıflarda saat farkının verdiği kolaylıkla bu kuş üzerinde gözlemler yürüterek doğaya ilgiyi genç yaşta beslemekteler.

Saat farkı Türkiye’deki gözlemcilerin daha da işine yarayan bir durum olabilir. Phoebe’nin yuvasında güneş Türkiye saati ile 17:00’de doğmakta. Neredeyse tüm kış mevsimi boyunca doğanın uyanışını beklerken evde ailecek bilgisayar başında doğrudan gözlem yapmak olası.

Evrim, doğanın acımasızca canlıların karşısına çıkardığı yaşamsal sorunları çözme becerisidir. Phoebe’nin doğal tarih öyküsü akıllara pek çok soru getiriyor. Sinek kuşları dünyanın en küçük kuşlarıdır. Vücut boyutundaki minyatürleşmenin getirdiği yararlar nelerdir? Sinek kuşları 17 yıl gibi uzun bir süre hayatta kalabilirler. Böylesine enerjik bir canlının bu kadar uzun yaşam süresine sahip olmasının ne gibi nedenleri olabilir?

sinekkusu1.jpg

Çiçeğini koruyor
Bitki hayvan etkileşimi hep ilgimi çekmiştir. Bu kuşlar uzun yaşamları boyunca beslendikleri çiçeklerin yerlerini çok iyi bilirler ve bölgelerini diğerlerine karşı savunurlar. Gelişkin bir uzamsal bellek ve uzun yaşam süresi, bitkilerin çok işine yarayan iki özellik. Sinek kuşları bir çiçekten diğerine hiç zaman kaybetmeden doğrudan uçarak bitki tozlarının hedefe en verimli biçimde ulaşmasını sağlar.

Günümüzde 8 binden fazla bitki türünün çiçek yapıları yalnızca sinek kuşları ile tozlaşabilecek biçimde evrimleşmiştir. Akla gelen bir başka soru yavru bakımı üzerine. Yavrulara niçin yalnızca dişiler bakmaktadır? Diğer kuşlarda, örneğin şahin, kartal, baykuş gibi yırtıcılarda, yavru bakımını her iki ebeveyn birlikte götürür.

Dr. Uzay Sezen, Evrimsel Biyolog, Georgia Üniversitesi

facebook.com/BilimsoL
twitter.com/BilimsoL

soL Gazetesi'nde 13.03.2013 tarihinde yayınlandı.

Not:
Phoebe’nin yuvasının yanı sıra aralarında kızıl şahin ve şah kartalının da bulunduğu daha başka yuvaları şu adresten canlı olarak izleyebilirsiniz: http://naturedocumentaries.org/category/webcams/