Şükran Yiğit
Sokaklardan, caddelerden, kentlerden geçerken...
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:43 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:43
14 Kasım 2012 tarihinde soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır
Saçların ne kadar güzel olmuş dedi oğlan
Sahi mi diye mahçup
gülümsedi kız
Güzel bir film oynuyor
sinemada dedi oğlan
Ben de duydum, güzelmiş deyince kız,
çok sevindi oğlan
Gözleri karanlığa alışınca
Yan gözle, kaçamak kızın yüzüne baktı oğlan
Yüzünü dönüp, güzelmiş hakikaten değil mi
diye kulağına fısıldadı kız oğlanın
Girdikleri 16.45 matinesinden karanlıkta çıktılar
yağmur çiseleyen bir sonbahar akşamına
Sonra yine oturdukları gibi yanyana
sessizce yürüdüler daracık bir sokakta
Bir sokak köpeği arkalarında
Otobüs durağına on adım kala
hafif bir kuzey rüzgarıyla
ürperdi kız incecik yağmurluğunda
bütün cesaretini topladı oğlan
bir çay ocağı yok muydu şurada yakında?
Filmin adı Ekmek ve Güllerdi
Çayın sıcaklığı bütün sonbahara bedeldi
Konuştular, konuştular aynı dilde
Sustular, sustular kendi dillerinde
Nasılsa son otobüs onbir ellide
Gecenin ıssızlığında
bir deniz şehrinin ya da bir bozkırın kıyısında
bu çocukların masalında
hiç olmasaydım der miydiniz?
bu kendi halinde sevinci ve mutluluğu
kendinizden esirger miydiniz?
O zaman nedir bu suskunluğunuz?