Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Şükran Yiğit

Aziz dostum Enke!

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:48 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:48

Şükran Yiğit'in “Aziz Dostum Enke!” başlıklı yazısı 16 Ocak 2013 Çarşamba tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

“Aziz dostum Enke! Sana olan borcumuuu posta ile gönderiyorum. Lütfen kabul et!” diye duyulur bazı sabahlar içeriden babamın sesi. Henüz traş olmuştur ve hepimizin az önce oturduğu kahvaltı masasına doğru gelmektedir. Masaya oturunca, “neredendi baba bu?” diye sorarız. “Şimdi şöyle:” der babam çay bardağına uzanırken ve on saniye kadar durakladıktan sonra anlatmaya başlar: “Bu Enke çok varlıklı bir adammış zamanında. Fakat sonra her şeyini kaybetmiş. Arkadaşları da acaba incitmeden Enke’ye nasıl yardım edebiliriz düşünüp, böyle mektuplar yazmaya başlamışlar. Borçları falan yokmuş aslında!” Ama babam bu öyküyü hangi kitaptan okuduğunu hatırlamaz. Biz de belki bir gün, okuduğumuz bir kitapta, bu Enke’ye rastlarız diye düşünürüz yıllardır. Ancak değil öykünün birebir kendisine, öyküye bir nebze yaklaşan bir ize dahi rastlayamamışızdır. Ta ki iki ay öncesine kadar.

Birkaç hafta önce Nazi’ler tarafından öldürülen Offenbach’lı yahudiler ve bu rejime direniş gösteren Offenbach’lı muhalifler anısına yerleştirilen 136 Tökezleme Taşı’ndan sözetmiştim. İşte bu taşlardan birisi de, az sonra kısaca öyküsünü anlatacağım Karl Löffert’e ait ve ben onun trajik de olsa her adımında hayata tutunan, onurlu öyküsündeki bir ayrıntıda, yıllardır babamdan duyduğum Enke‘nin öyküsüne ilk kez biraz yaklaştığımı hissettim. Belki de, o öyküyü aradığım için.

1902 yılında bir işçi ailesine doğar Karl Löffert. Tesviyeci olarak meslek eğitimini tamamlayıp sendika üyesi olduğunda 17, Offenbach Doğa Dostları Derneği‘nden arkadaşı çiçekçi Lisa ile evlendiğinde 22, Komünist Partisine üye olduğunda ise 23 yaşındadır. Doğa Dostları Derneği gençlerin boş zamanlarını spor, dans, tiyatro, politik tartışmalar ve müzikle geçirdiği, reform düşünceleri ile işçi ve gençlik hareketlerinin kaynaştığı bir noktadır. Karl ve Lisa bu derneğe ve arkadaşlarına yürekten bağlanırlar. Dernek o dönemin bütün sol eğilimlerini barındırmaktadır içinde. Ama dışarıda sosyal demokratlar, komünistler ve anarşistler arasında sürüp giden tartışmaların aksine, dernek içinde hakim olan uyumlu ve dostane ilişkilerdir. Karl ve Lisa’nın ilk çocukları Hans, 1929’da doğar. 1933 yılına kadar yoksulluk içinde de olsalar, aileleri ve arkadaşlarıyla mutludurlar. Ama o yıl Hitler’in iktidarı ele geçirmesi ile kabus yılları başlayacaktır. Peki nasıl olmuştur bu? Dünya ekonomik krizi sürmektedir. Avrupa’da demokratik yönetimler parmakla gösterilecek kadar azdır. Almanya enflasyon, işsizlik, yoksulluk ve siyasi cinayetlerle boğuşmaktadır. İşte bu koşullar altında Naziler sokak terörü ve sahte vaatlerle büyümeye başlarlarken, Alman solu hâlâ ve hatta son ana kadar, enerjisini yükselen faşist harekete karşı direniş göstermek yerine, kendi iç tartışmalarına vakfetmiş gibidir. Çok kısa bir süre içerisinde Naziler bütün devlet aygıtını ve toplumsal alanları ele geçirirler.

Karl ve Lisa Löffert 1933 Ekim’inde ilk kez tutuklanırlar, ancak bir hafta sonra serbest bırakılırlar. Karl bu dönemde bir çanta gibi taşınabilecek küçük bir kutu yapar. Kutunun alt kısmı Nazi karşıtı sloganlardan oluşan bir şablondur aslında. İç yan çeperleri ise boyaları ve fırçaları saklar. Karl, Offenbach’ta dolaşırken, kimsenin gözetlemediğine emin olduğu anlarda, kutuyu açar, boyasını çıkarır ve şablonlarla çarçabuk sloganları duvarlara yazdıktan sonra yoluna devam eder. Yine Karl’ın maharetli “sotaları” sayesinde, bildirilerin yazıldığı, özellikle bir harfte takılan daktiloyu, Gestapo hiçbir zaman ele geçiremeyecektir.

1935 kışında, Lisa ikinci çocuklarına hamileyken tekrar tutuklanır Karl. 18 Eylül’de babası gibi Karl adını alacak ikinci çocuklarının dünyaya gelmesi üzerine, 22 Eylül tarihli mektubunda şöyle yazacaktır karısına gecikmeli olarak: “Altı buçuk yıl önce hastane yönetmeliği yüzünden sana arkadaşlarımla birlikte bir konser veremedim. Bu sefer ise hapisane yönetmeliği yüzünden seni zamanında kutlayamadım.” 1937 yılına kadar hapisaneden hapisaneye yollanır Karl Löffert. O yıl ise bir bataklıkta çalıştırılacağı Aschendorfer Toplama Kampı’na gönderilecektir. Seyrek olarak yazmasına izin verilen mektuplar dışında bir haber alamazlar kendisinden. İşte o günlerde bir yabancı çalar Offenbach’taki evin kapısını. Adını söylemez, sadece Karl’dan bir hediye ve selamlar getirmiştir: Hediye, tutsaklara işe giderken verilen alüminyum yemek kaplarından birisinin kapağına Karl tarafından çizilmiş ve Lisa’ya ithaf edilmiş bir gravürdür. Yabancı bunu verip, tam gidecekken durur ve Karl’ın kampta kendisine borç vermiş olduğunu ve geri ödemek istediğini söyleyerek altmış fenik uzatır Lisa’ya.

29 Temmuz 1943’te Toplama Kampı Buchenwald’da ölür Karl Löffert. Mezarı Offenbach’ta, o gravür ve o para ise hala kendisini hayatta sadece bir kere görebilen oğlu Karl Löffert’in evindedir. Evinin önündeki “Tökezleme Taşı’nı” ise, Offenbach Doğa Dostları Derneği armağan etmiştir kendisine. Anısı hiç unutulmasın diye.

Şükran Yiğit 'ın Son Yazıları