Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Rıfat Okçabol

Rıfat Okçabol

Sağ iktidarlarda öğretmen!

Özgür bir birey olarak hem kendi haklarına, hem de toplumun haklarına sahip çıkmaya çalışması da onun mesleksel görevlerinden biridir. Dolayısıyla sağ iktidarların bu "öğretmenden" hoşlanmaması, sağcı olmalarının doğası gereğidir.

Yayın Tarihi: 25.06.2026 , 23:27 Güncelleme Tarihi: 26.06.2026 , 00:00

Sağ iktidarların ortak özelliğinin, emeğin, doğal kaynakların ve dini kullanarak da insan aklının sömürülmesi olduğu söylenebilir. Tabii bu sömürülerin kolayca sürdürülebilmesi için de, laikliğe, bilimselliğe, eşitlik gibi insan haklarına karşı olmak da sağ iktidarların ortak özelliğidir.

"Öğretmen" ise mesleğinin doğası gereği, inancının, ırkının, cinsiyetinin, siyasal görüşünün ve paranın kulu-kölesi olmayan özgür bir bireydir. Yine mesleği gereği öğrencinin, dolayısıyla toplumunun gönencini düşünen, öğrencisinin gerçeklerin ayrımına varıp özgür bir yurttaşa dönüşmesi için çalışan bir mesleğin insanıdır. Özgür bir birey olarak hem kendi haklarına, hem de toplumun haklarına sahip çıkmaya çalışması da onun mesleksel görevlerinden biridir.

Dolayısıyla sağ iktidarların bu "öğretmenden" hoşlanmaması, sağcı olmalarının doğası gereğidir.

CHP’nin 1946-1950 yılları arasında kurduğu sağ hükümetler, "öğretmen" olanları mağdur etmeye başlamıştır. Cumhuriyet değerlerini köylüye benimsetmeye başlayan köy enstitülü öğretmenler, bir okuldan diğerine sürülürken,  bu öğretmenler yedek subay okulundan subay yerine çavuş çıkarılmışlardır. 1946 seçimlerinden önce kabul edilen Üniversite Kanunu nedeniyle bir türlü meslekten atamadıkları yurtsever A. Naili Boratav, Behice Boran, Niyazi Berkes gibi akademisyenler, 1948’de çıkarılan bir yasayla kadroları iptal edilerek meslekten atılmışlardır. Adnan Menderes ve Süleyman Demirel iktidarlarında da hak arayan öğretmenler sürülmüştür. S. Demirel zamanında, Türkiye Öğretmenler Sendikası’na (TÖS) karşı Milliyetçi Öğretmenler Sendikası desteklenmiş, öğretmen okullarında sağ-sol kavgası başlatılmış ve TÖS toplantıları basılmıştır

12 Eylül 1980 darbesi sonrasında çoğu öğretmen ve akademisyen 5 bin kadar memur meslekten çıkarılmıştır. Sağ iktidarların desteklediği öğretmen sendikasının üye sayısı, 1980’de diğerinin yarısı kadar bile değilken, 2002’de bu sayının neredeyse eşitlenmiş olması 12 Eylül anlayışındaki sağ iktidarların tutumu nedeniyledir.

AKP’nin diğer öğretmen sendikaları yerine, iktidar olur olmaz Eğitim-Bir-Sen’e destek vermesi de, AKP iktidarında bu sendikanın üye sayısını 18 binlerden 400 binlere çıkması da, "Barış Bildirisi"ni imzalayan akademisyenlerden 500 kadarını meslekten atması da hak arayan eğitimcilerden hoşlanmaması nedeniyledir.  

AKP, özünde öğretmenlerin öğretmenlik mesleğinin algı ve statüsünü yıpratmak, mesleki ve kurumsal bağlılığını bozmak için, 30 Haziran 2004 tarih ve 5204 sayılı yasayla öğretmenlik kariyer basamaklarını oluşturmuştur. Anayasa Mahkemesi (AYM) bu yasanın ilgili maddelerini iptal edince, bu girişim kadük olmuştur. Buna karşın AKP, 2011 yılında açıkladığı "Ulusal Öğretmen Strateji Belgesi" ile 2017’de açıkladığı "Öğretmen Strateji Belgesi: 2017-2023"te, “Öğretmenlik meleğine yönelik algıyı iyileştirmek ve mesleğin statüsünü güçlendirmek” amacına yer verebilmiştir. Sonra da yargıda kadrolaşmış olmasının güvencesiyle, öğretmenlik mesleğinin algı ve statüsünü yıpratacak olan 3 Şubat 2022 tarih ve 7354 sayılı Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu çıkarmıştır. AKP, öğretmenleri kariyer basamaklarına ayırmakla yetinmemiş, 7354 sayılı yasa yerine 18 Ekim 2024 tarih ve 7528 sayılı Öğretmenlik Meslek Kanunu’nu çıkarıp Milli Eğitim Akademisi’ni kurarak AKP’li öğretmen yetiştirmeyi amaçlamıştır. 

"Öğretmen" olanlar bu yasalar çıkmadan önce, demokratik tepkilerini ortaya koymuşlarsa da, her demokratik tepkilerinde olduğu gibi polis engeli ve dayağı ile karşılaşmışlardır.

Özel İtalyan Lisesi’nde Aralık 2025’ten bugüne yaşanan olaylar, ne yazık ki beklenmedik değildir. Diğer işçi sendikalarının grevlerinde de görüldüğü gibi, bir sağ iktidar olarak AKP’de "hak arayanlardan ve haklı olanlardan" hoşlanmamaktadır. İtalyan öğretmenden daha fazla ders yükü olmasına karşın İtalyan öğretmenin aldığı maaşın altıda birini alan öğretmeni koruyacağına, işverenden yana davranmaktadır. Hızını alamayıp grev kırıcılığına bile soyunup grevci öğretmenler yerine bakanlıktan öğretmen atamaya kalkışmıştır. AKP’nin bu girişimi ancak yargı tarafından durdurulmuştur. Yargı öğretmenlerin grevini haklı görse de, iktidar için emekçinin herhangi bir hakkı yoktur: Hak arayanlar ve de onlara destek verenlerin etkinlikleri, engellenmeli polis dayağı ile karşılanmalı ve tutuklanmalıdırlar.

Hak arama bağlamında tarihsel geçmiş ve günümüzde yaşananlar bize şu iki gerçeği göstermektedir:

  1. Sağcı iktidarlar, hak arayan öğretmenden hoşlanmamaktadır.
  2. Öğretmenin haklarına, laik ve bilimsel eğitime, eğitimde fırsat eşitliğine, … sahip çıkabilmesi için sağcı iktidarlardan kurtulmak gerekir.  

[email protected]

Rıfat Okçabol 'ın Son Yazıları