Rıfat Okçabol
İnsan merak ediyor!
Yayın Tarihi: 18.06.2026 , 23:48 Güncelleme Tarihi: 18.06.2026 , 23:59
İnsan yaşamı boyunca, evde, okulda, sokakta, iş yerinde, her yerde, duyarak, görerek, konuşarak, okuyarak, yaparak, yaşayarak, … öğreniyor. Öğrendiklerinin bir kısmını içselleştirip davranışlarına yansıtıyor. Pek çok insan, AKP’nin işine geldiği zamanlarda duvarları “Egemenlik kayıtsız şartsız halkındır” afişleriyle donattığını anımsıyor. Halk egemenliğinin, ancak halk oylamasında kabul edilen anayasal düzen işlediğinde geçerli olduğunu biliyor. Kimileri de, günümüzde ağırlıklı olarak Anayasa’nın şu maddeleriyle çelişen uygulamaların öne çıktığını görüyor:
- Türkiye Cumhuriyeti, … insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir (m.2).
- Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir (m. 10).
- Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı kanunla tespit edilir ve düzenlenir. Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz (m. 42).
- Devlet, istiklal ve Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müsbet ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır (m. 58).
- Siyasi partiler, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır” (m. 68).
- Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikayet ve itirazları inceleme ve kesin karara bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını ve Cumhurbaşkanlığı seçim tutanaklarını kabul etme görevinin Yüksek Seçim Kurulu'nundur. Yüksek Seçim Kurulu'nun kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz (m. 79).
- Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. … Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar (m. 153).
İnsan merak ediyor: Anayasanın,
- 2.,42. ve 58. maddelerini bilenler, kaçak kurslarda, medrese ya da sıbyan mektebi denen yerlerde icazet törenlerinin yapıldığında;
bir milli eğitim müdürü, çocukları milli maçı seyretmek için sabah namazına çağırdığında, … - 10. maddesini bilenler, dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, din, mezhep, … ayrımıyla karşılaştıklarında;
- 153. maddesini bilenler, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına karşın Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş’ın serbest bırakılmadığını, Can Atalay’ın milletvekilliğinin engellendiğini, Barış Bildirisi imzacılarından olan onlarca akademisyenin hâlâ görevlerine döndürülmediğini duyduklarında;
- 79. maddesini bilenler, Anayasa’ya göre yetkisi olmayan bir mahkemenin, CHP’nin 38. Kurultayını iptal edip partinin başına kayyım K. Kılıçdaroğlu’nu getirdiğinde, Yüksek Seçim Kurulu'nun Özgür Özel’e verdiği CHP başkanlığı mazbatasının yok sayılmasına ses çıkarmadığında, …
ne düşünürler, ne hissederler ve ne öğrenirler?
İnsan merak ediyor:
- Meslekleri ve görevleri gereği Anayasa’nın bu maddelerini bile bile, bu maddelerle bağdaşmayan kararlar verenler ve uygulamada bulunanlar, vicdanen nasıl rahat ediyor!
- Yukarıda örneklenen olaylarda görüldüğü gibi, pek çok olayda Anayasa’ya uyulmazken, AKP’li yetkililer nasıl, “Hukuk devletiyiz” diyebiliyor?
- Geçmişte “Erdoğan’ı başkan yaptırmayacağız” diye yırtınıp sonradan onunla ortak olan, geçmişte idam ipini salladığı kişiye bugün “Önder” diyen, “Atatürkçülüğe söz ettirmem” derken Anayasa’yla, laiklikle ve bilimsellikle bağdaşmayan tüm uygulamalara destek veren D. Bahçeli, nasıl oluyor da Özgür Özel’e “Aklıselimle hareket et” önerisinde bulunuyor?
Bu tür çarpıklıkların gelecekte ülkeyi yönetecek olan gençler üzerindeki etkileri ise insanda merak etmenin ötesinde kaygı uyandırıyor!