Rıfat Okçabol
Çocuk sevgisi
Yayın Tarihi: 14.08.2025 , 23:55 Güncelleme Tarihi: 15.08.2025 , 00:02
Bir nedenle örneğin tırmaladığı için kedi, havladığı için köpek gibi hayvan sevmemeyi anlamak mümkün olsa da, çocukları/gençleri sevmemeyi anlamak mümkün olmuyor.
“Kaç çocuğun var” sorusuna diyelim ki “Üç” yanıtını veren kişi, “Kaçı kız” sorusuna “Affedersiniz iki de kız var” derse insan şaşırıyor.
Çocuk yaştaki kızını başlık parası karşılığında evlendireni ya da kuma olarak birilerine ikinci-üçüncü eş olmak üzere vermelerini anlamak mümkün mü?
Ya çocuğunu istismar edenlere ne demeli?
Çocukları istismar edenler de az değil, yandaş medya bu tür haberleri duyurmamak için çalışsa da, çocuk istismarı toplumsal soruna dönüşüyor.
Suç niteliğinde olan bu tür olayların üstünü örtmeye kalkmak çocuk sevmezliğini açığa çıkarmıyor mu? Anımsarsınız yıllar önce Ensar Vakfında yaşanan istismar olayı için hem de kadın olan aile bakanı “Bir kerecikten bir şey olmaz” gibilerinden bir şeyler gevelemişti. Bu bakanın çocuk sevdiği söylenebilir mi?
Çocuk sevmemenin bir boyutu iktidarların anlayış ve tutumuyla ilişkili oluyor. İşin özünde piyasacı ve gerici iktidarlar için çocuk karşıtlığı daha da belirginleşiyor.
Toplumsal cinsiyet eşitliğini benimseyemeyenler, çocuk istismarına karşı kesin bir tutum takınamıyor.
Yaz aylarında çocukları, kiliseye, sinagoga, cem evine, camiye, varsa Budist/Hindu/… tapınağına götürüp onları dünya gerçeğiyle yüzleştirip eğitmek yerine yalnız camiye götürerek çocukları koşullandırmak yeğleniyor.
Okullara girmemesi gereken tarikat niteliğindeki kuruluşlara, yazın okullarda etkinlik yapmasına izin veriliyor. Bu etkinlikler sırasında küçük çocuklar abdest köşesine götürülüyor, tekbir getiriyor, okul bahçesinde Kabe maketinin etrafında tavaf yapıyor, şeytan taşlıyor; AKP’nin propagandası yapılıyor ve AKP liderini dinlemeye götürülüyor. Bu etkinliklerde çocuklar eğitilmiyor. Birilerinin anlayışı doğrultusunda koşullandırılıyor. Çocukların geleceği birilerinin anlayışı doğrultusunda küçük yaşlarda sınırlandırılıyor. Bu etkinlikleri düzenleyenlerin, bu etkinliklere izin verenlerin, çocuğunu bu etkinliklere gönderenlerin, bu etkinlikler karşısında "üç maymunu" oynayan yargı mensuplarının çocuk sevgisinden söz edilebilir mi?
Bir ülkede,
- Üç büyük kentte ailesi tarafından temel ihtiyaçları karşılanamayan çocuk sayısı 45 bini aşmışsa;
- Okula aç giden, istismara uğrayan, uyuşturucu kullanan, evlendirilen, anne olan, tutuklanan, okulu terk eden, çalışmak zorunda kalan, tarikat niteliğindeki kuruluşların etkinliğine katılan, … çocuk sayısı toplumun huzurunu bozacak boyutlara ulaşmışsa;
- Diyanet, şiddet mağduru olan çocuklara/gençlere manevi danışmanlık adına “sabret, dua et, şükret” gibi telkinlerde bulunuyorsa;
- Zorunlu eğitimde açık öğretimde ve meslek okullarında okuyan çocuklar diğerlerinden çok daha az genel eğitim görüp haksızlığa uğruyorsa;
- Mesleki eğitim gören çocuklar staj yaptıklarında işyeri sahipleri tarafından sömürülüyorsa;
- Ortaöğretim öğrencilerinin yüzde 80’den fazlası devletin nitelikli saymadığı okullarda okumak zorunda bırakılıyorsa;
- Bir inanç, farklı inançlardaki çocuklara dayatılıyorsa ve AİHM’nin zorunlu olamaz dediği din kültürü ve ahlak bilgisi dersi yıllardır zorunlu ders olarak okutuluyorsa;
- Çocukların geleceğini karartan ve her türlü istismarın yaygın olduğu tarikatlar ‘sivil toplum kuruluşu’ olarak görülüyorsa;
- Bakanlık, ilkokul öğrencilerini tarikat merkezine dönüşmüş köylerdeki ilkokula gitmeye zorluyorsa;
- Ev kiraları ile özel yurt ücretlerinin tavan yaptığı ve bu nedenle öğrenciler üniversiteyi terk etmek zorunda kalırken, Boğaziçi Üniversitesi gibi bazı üniversiteler kendilerinin işlettiği yurtları kapatıyorlarsa, devlet yeteri kadar yurt açmıyorsa;
- AKP'de milletvekilliği ve genel başkan yardımcılığı yapmış bir profesör (!) kız çocuklarına eğitimi yasaklayan Afganistan'daki Taliban rejimini övüyorsa;
- Anayasal haklarına sahip çıkıp sorgulayan, barışçıl yollarla protesto eden, Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan çocuklar/gençler disiplin cezası alıyorsa, polis şiddetine maruz kalıyorsa ve de hatta tutuklanıyorsa;
Bu ülkede çocuk/genç sevgisinden söz edilebilir mi?
Çocuk ve gençlerin sevilmediği bir ülkede, bugün seçim olsa kadınların yüzde 28 kadarının iktidara oy vereceğini açıklayan anketlere inanılır mı?