Mustafa Kemal Erdemol
Swaziland’da Hangi Şarkı Söyleniyor Biliyor musunuz?
Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36
Zaman zaman seçeceği bilmem kaçıncı eşi için haber olduğunda hatırlarız Swaziland diye bir ülke olduğunu. Ülkenin kralının duyana anlamsız gelen çok sayıda eş alma geleneğinin haber olmasında şaşılacak bir durum yok elbette. Nereden bakarsanız bakın, kültürel bir tutummuş gibi anlamamız istenen bir gariplik, dahası, özellikle kadınları küçültücü bir görüntü var ortada.
Ülkenin, dünyada en yüksek HIV taşıyıcısı hastaya sahip ülkelerden biri olduğunu da kralın evlenme töreniyle ilgili haberler arasında okuyabildiklerimizden öğreniyoruz. Medya bize ne verirse onu almak durumundayız.
Oysa, ülke sadece kralın neredeyse her yıl bir yeni eş alması haberleriyle ya da HIV oranının yüksekliğiyle adı anılacak bir ülke değil. Orada da, birçok ülkede olduğu gibi gidişatı iyi görmeyen, kralın kendilerini dünyaya alay konusu yaptığını düşünen muhalifler var. Dünyanın en fakir ülkelerinden biri olan Swaziland'a bir de bu açıdan bakmalı.
Ülke fakir, ama ülkenin hakimi kral Üçüncü Mswati, Forbes dergisinin "Dünyanın En Zenginleri" listesinde en zengin on beşinci hükümdar olarak gösteriliyor. Ülkenin şeker üretimi de, çok sayıda mülk de, ülkedeki tüm gazeteler de kralın elinde. Ülke fakir ama, Kral hazretleri, 1.1 milyonluk Swaziland'lının hemen hepsi tarafından çok seviliyor. Ülkede yaşam süresi 40'ı zor buluyor ama, halk, krallarının allah tarafından kendilerine bir armağan olarak yollandığına inanıyor. Yani muhalefetin işi zor. Bu inançlarla mücadele etmek kolay değil.
Ülke, İngiltere'den bağımsızlığını aldıktan sonra İngiliz tarzı bir anayasa yaptı. Bu anayasaya 1973 yılına kadar sadık da kalındı aslında. Ama sonra parlamento kaldırıldı, siyasi partiler yasaklandı.
Uzun bir süredir, özellikle kentlerdeki politik reformcuların demokrasiye geçiş için yoğun baskısı var. 2005'de yeni bir anayasa kabul edilmesine rağmen, yüksek yargı mensuplarını da, başbakanı da, tüm hükümet üyelerini de Kral atıyor hâlâ.
Maliye Bakanlığı'nın yaptığı açıklamaya göre her ay 5 ya da 8 milyon dolar para hortumlanıyor. Yolsuzlukla mücadele eden etkili aktivistlerden biri olan emekli hakim H. M. Mtegha, "kime hesap sormaya kalksak, kraldan emir aldığını söylüyor" diyerek ülkedeki yolsuzluğun adresini işaret ediyor. "Bunu soruşturmak için Kral'a da soramayız, çünkü o ayrıcalıklı" diye de ekliyor Mtegha.
Kendisi hemen hemen her yıl ülkenin en güzel kızları arasından, görkemli törenlerle yeni eş seçen kral, AIDS nedeniyle, tüm bakirelerden beş yıl süre ile seksten uzak kalmalarını da istedi en son.
Biz ne dersek diyelim, ülkedeki birçok genç kızın, bir gün kralın eşi olma hayali var. Yoksulluktan çıkmanın bir yolu da bu çünkü. Kral Mswati'nin, 2003 yılında görüp beğendiği on sekiz yaşındaki genç kızın annesi, bu geleneğin bir parçası olmak istemediği için kızının kralla evlenmesine karşı çıkmış, ancak kızı, annesini bu evliliğe ikna etmişti.
Ülkenin en önemli geleneksel töreni, Kaval Dansı. Sokaklarda binlerce kişinin çılgınca dans ettiği tören bu yıl, hem kralın 40'ıncı yaşı hem de ülkenin bağımsızlığının 40'ıncı yılı nedeniyle daha coşkulu geçti. Sivil toplum örgütlerinden birinin lideri Musa Hlophe, "binlerce genç kız yönetim tarafından Kaval Dansı törenine taşındı. Gören, sistemin kendisi için referandum düzenlediğini sanır" diyerek, geleneksel törenin nasıl politize edildiğine vurgu yapıyor.
Törenler sırasında irili ufaklı çok sayıda gösterinin yapıldığı da yer aldı uluslararası medyada. International Herald Tribune'de okudum ben. Gazeteye göre göstericilerden bazıları "Annem mutfak çalışanı, babam bahçıvan yamağı. İşte bu yüzden sosyalistim" diyerek şarkı söylüyorlarmış.
Ülkede benzeri işi yapan o kadar çok aile var ki, hepsi birden aynı şarkıyı söylemeye başladıkları an ne olacağını merak ediyorum doğrusu.