Mustafa Kemal Erdemol
Filistinli’nin Vatanı Musevi’nin Dini
Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36
Belki çok cahilce ama, hangi ölçülere göre belirlendiğini bilemediğim şu zaman dilimlerini, özellikle ticari gerekçelere dayandırdıklarından belki de, pek de önemli bulmayanlardan biri de benim. Yeni yılı, eski olduğu iddia edilen yıldan ayıran yapay farklılıkları yaratanlar bizler olduğumuza göre, pek de haksız sayılmadığımı düşünüyorum. Elbette bilimin, benim yapay dediğim ya da sandığım o farklılıkları oluşturmasında anlayamadığım gerekçeleri vardır. Güneşin hareketleri, dünyanın belli zamanlarda güneşe göre konumlanışı, bunun  insan üzerinde oluşturduğu etkiler, iklimde yaptığı değişiklikler bu kategorilerin oluşmasına yol açtı elbette. Ama bilimsel nedenlerinin unutulduğu, insanlıkta hep var olagelen ilkel tapınmaların boyut değiştirmesiyle kimi günlerin, örneğin yılbaşının adeta kutsallaştırıldığı da ortada. Bu yanına uygun olarak yılbaşının bir ticari uyanıklık fırsatı yarattığı doğru değil mi? 
Ama yine de bir yararı var tabii. Bu zaman dilimlerinin, yeni başlangıçlar için fırsat olduğunu reddedemeyiz. Kendisini yeni bir haftaya, yeni bir döneme, nihayet yeni bir yıla hazırlayanlar için motive edici tarafları bulnuyor. Yeni yılda her ne yapılmak isteniyorsa, psikolojik bir hazırlık için, bu zaman dilimlerinin, özellikle başlangıç anlarının büyük önemi var. 
Ertesi gün, değişmeyeceğini çok iyi bildiğimiz yaşamımızın, yeni bir yılla daha iyi olacağı inancı, metafizik bir inanç elbette. Bir zararı da yoktur herhalde. Tersine, yeni başlangıçlar için insanların bu tür günlere ihtiyacı da var. 
Filistinlilerin daha çok vardı. Vardı diyorum çünkü uzun zamandır artık yok. Bir şeylere yeniden başlama şansları çoktan elinden alınmış talihsiz bir halk olarak, yeni yıllar onlar için bir anlam ifade etmiyor. Varsayalım ki ediyor, Filistinlilerin yeni bir yıla girip girmeyeceklerini güç sahibi belirliyor. Yanı başında bulunan, küçücük nüfusuyla, ABD&rsquonin desteği, AB&rsquonin pohpohlamasıyla tüm emperyal güçlerin Ortadoğu&rsquodaki yegane temsilcisi olan İsrail, Filistinlinin hangi gün yaşayacağına, ne zaman öleceğine karar veriyor. Ne müslümanın bayramına, ne hristiyanın noeline saygısı olmadığı için de tüm dünyanın yeni başlangıçlar için eğlenerek geçireceği yılbaşılarını Filistinlinin ölüm gününe çeviriyor. Buradaki zamanlama, bana göre, çok yürek yakan bir zamanlamadır. &ldquoOnlara yeni bir yıl yok&rdquo demek ancak böyle olur. 
Filistin davasına da halkına da çok zarar vermiş olan Hamas&rsquoın &ldquoterör&rdquo eylemlerinin İsrail saldırılarına gerekçe olarak gösterilmesinde elbette inanılacak bir yan yok. Bu örgütün 2001 yılından beri İsrail&rsquoe yaptığı saldırıda ölenlerin sayısı sadece 16 çünkü. Ölenlerin bir kişi ya da yüzlerce kişi olması vahşeti ortadan kaldırmaz. Ama orantısız güç kullandı denen, - ki doğrudur-  İsrail&rsquoin, Hamas&rsquola terör yarışında bile orantısız güç açısından bir üstünlüğü olduğunu anlamamız için bu rakamları karşılaştırmak gerekiyor.  
Gerici, halklarının düşmanı Arap rejimleri, İran korkusundan, başka gerekçelerle de tabii, İsrail&rsquoe karşı tutum almakta nazlanıyorlar. Dünyanın en büyük petrol rezervlerinin üstünde oturan, dinleri, imanları para olmuş bu gerici çöl şeyhleri, ellerindeki petrol gücünü sadece iki günlüğüne, Batı&rsquoya petrol akışını keserek kullanmış olsalar, yeniden açılması için, İsrail saldırganlığına karşı gereken önlemin alınması koşulunu dayatsalar, Ortadoğu yeniden şekillenir. Şüphesi olan var mı? 
Suudi&rsquonin tembel, koca göbekli, cizgi roman karakterli Kral&rsquoı, ile Arapça&rsquoyı hala konuşamayan, diğer çizgi roman karakteri, yarı İngiliz Ürdün Kralı mı Filistinli için kılını kıpırdatacak? Bunların kılı da, tüyü de yoktur zaten. Bakın, hepsi, emperyal güçlerin kümesinde tüyleri yolunmuş hindi gibidirler.  Suudi Kralı&rsquonın sakalına bakıp aldanmayın. Halkına ihanet etmiş bedende daha fazla kalmak istememişçesine, Kral&rsquoın yüzünden çıkıp gitmek isteyen kıl topluluğudur sadece o sakal. Tükürseniz utanmayacak bir yüzde sakal olmayı onlar da seçmemiştir, inanıyorum. Ürdün Kralı&rsquonın Batılı hayranı babası Hüseyin denen zatın, yıllar önce binlerce Filistinliyi kestiğine inanmıyorsanız, rastladığınız bir Filistinliye sorun, anlatsın size. Filistinlinin günlerini, kutsal olan ya da olmayan aylarını, yeni yıllarını karartan, ona yeni başlangıçlar fırsatı vermeyen, İsrail kadar bu zibidilerdir de işte. 
Geçen gün İsrail&rsquoin Londra Büyükelçiliği önündeki İsrail&rsquoi kınama eylemine katıldım. Siyonizme karşı olan, elleri öpülesi ihtiyar bir Ortoks Musevi ile konuştum. Bana dediği şuydu ki asla unutmayacağım. Siyonizm&rsquoin, şiddet karşıtı Musevilere de ne kadar zarar verdiğini bu slogan şiddetindeki cümle kadar hiç bir şey özetleyemez: &ldquoSiyonizm Filistinlinin toprağını, benim de dinimi elimden aldı.&rdquo 
Siyonizm karşıtı bu barışçı Museviler, dinlerini geri almanın yolunun, Filistinliye toprağının verilmesinden geçtiğini biliyorlar. O yüzden her İsrail karşıtı gösteride yer alıyorlar. 
Barışçı Musevi&rsquonin sesi, mutlaka ama mutlaka, kalbi Filistinli için samimi olarak çarpan Arap&rsquoın, zibidi şeyhlerine dönüp, &ldquopetroislamınız dinimi elimden aldı&rdquo diyen sesiyle birleşmeli. 
Başka bir yolu yok gibi görünüyor.