Kıvılcım Çağla
Rusya'nın Dış Ticareti
Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36
DÜNYA SOLA DÖNÜYOR - RUSYA ve ESKİ SOVYET CUMHURİYETLERİ yazıları
Cumhurbaşkanı Gül'ün Rusya'yı ziyaret sebebi bence tamamen ticari. Yani herhangi bir stratejik boyutu bulunmuyor ve birtakım ticari meseleler dışında önemli bir gündem maddesi de yok idi. Rusya açısından Türkiye ticarette önemli bir ülkedir kuşkusuz. 2008 yılı Rusya resmi dış ticaret istatistiklerine göre Türkiye dış ticaret hacmi bakımından Almanya, Hollanda, Çin, İtalya, Ukrayna ve Belarus'tan sonra yedinci sırada yer alıyor. Türkiye-Rusya dış ticareti 33.8 milyar dolar ile Rusya'nın dış ticaret hacminin % 4.6'sını oluşturuyor. Rusya'nın Türkiye'ye ihracatı 27.7 milyar dolar iken Türkiye'nin Rusya'ya ihracatı 6.1 milyar dolar olmuş. Öte yandan Türkiye-Rusya ticareti 2007 yılına göre % 149 oranında artmış. Bu oran Rusya'nın tüm dünya ile olan dış ticaretinin artış oranından (% 133) daha yüksek.
Karşılaştırma için ABD'nin Rusya ile 2008 yılı dış ticaret hacmini de verelim: 27.2 milyar dolar. Bu durumda Türkiye Rusya için ABD'den daha önemli bir ticari partner haline gelmiş bulunuyor.
Şimdi Rusya'nın dünyadan ne alıp ne sattığına biraz bakalım. 2008 yılı verilerine göre Rusya'nın toplam ihracatı kabaca 468 milyar dolar ve ithalatı da 266 milyar dolar. İhracatın başlıca kalemleri şöyle: Ham petrol 151 milyar dolar (% 32), petrol ürünleri 78 milyar dolar (% 17), doğal gaz 66 milyar dolar (% 14), tüm metaller 32 milyar dolar (% 7), makine ve techizat 20.4 milyar dolar (% 4), gübreler 11.7 milyar dolar, orman ürünleri 8.8 milyar dolar, kömür 8.6 milyar dolar, tahıllar 2.8 milyar dolar, demir cevheri 2 milyar dolar, motorlu taşıtlar 1.6 milyar dolar.
İthalat maddeleri içinde en büyük kalemler ise şöyle: Makine ve techizat 136 milyar dolar (% 51), motorlu taşıtlar 34.5 milyar dolar (% 13), et, tavuk ve balık 7.8 milyar dolar (% 3), ilaçlar 7.5 milyar dolar (% 3), giyim ve ayakkabı 6 milyar dolar, siyah metaller 6.3 milyar dolar, alkollü alkolsüz içecekler 2.6 milyar dolar, mobilya 2 milyar dolar, çelik borular 1.8 milyar dolar, petrol ürünleri 1.4 milyar dolar.
Tablo yeterince açık değil mi? Bugünkü Rusya esas olarak hammadde satıp esas olarak sanayi ürünleri ve gıda maddeleri satın alan bir ülke. Oysa Stalin karasabanla tarım yapan bir Rusya devralıp onu atom bombasına sahip ve makine ihraç eder bir halde bırakmıştı. Hruşçov ve ardılları bir ölçüde Rusya'nın dış ticaretini bugünkü duruma getiren yolu açtılar, ancak yine de onlar SSCB ve Rusya'nın ekonomik yapısını esas olarak değiştirmediler. 1990'dan sonraki kapitalist restorasyon ise Rusya dış ticaretinin yapısını çok şiddetli ve dramatik bir biçimde değiştirerek Ekim devrimi öncesine benzetti.
Örneğin makine, techizat ve motorlu taşıtların Sovyet ihracatı içindeki payı şöyle gelişti: 1938'de % 5, 1950'de % 11.8, 1960'ta % 20.5, 1970'te 21.5, 1975'te % 18.7, 1982'de % 12.9 ve 1990'da % 17.6. Enerji hammaddelerinin payı ise 1938'de % 8.9, 1950'de % 3.9, 1960'ta % 16.2, 1970'te % 15.6, 1975'te % 31.4 ve 1982'de % 52.3 oldu. Bu oran 1990'larda Rusya'da % 35 ile % 46 arasında seyretti.
Öte yandan makine, techizat ve motorlu taşıtların Sovyet ithalatındaki payı da şöyle bir seyir izledi: 1938'de % 34.5, 1950'de % 21.5, 1960'ta % 29.8, 1970'te % 35.5, 1975'te % 33.9, 1990'da % 44.3. Bu oran 1990'larda Rusya'da ortalama % 35 civarında seyretti.
Yılan Adası
Geçen hafta gazetelerde yer alan bir habere göre BM Lahey Adalet Divanı Tuna nehrinin Karadeniz'e dökülen kollarından birinin ağzında bulunan Yılan Adası'nı Ukrayna'dan Romanya'ya verdi. Ada küçük olmakla birlikte çevresinde önemli petrol yatakları barındırıyor. Bu Yılan Adası 19. yüzyılda Rusya ile Osmanlı devleti arasında uzun süre tartışmalı olmuştu. Daha sonra da Romanya ile Rusya ve SSCB arasında sorun olan bu adayı nihayet 1948'de Stalin başka bazı topraklar gibi Ukrayna SSC'ne katmıştı. Şimdiki liberal Ukrayna ise kaybeden taraf oldu.