Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Kıvılcım Çağla

Kilise ve Kriz

Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36

DÜNYA SOLA DÖNÜYOR - RUSYA ve ESKİ SOVYET CUMHURİYETLERİ yazıları

2 Şubat 1918'de Lenin başkanlığındaki Sovyet hükümeti kilise ve devleti birbirinden ayıran kararı alarak liberal hükümetin yapamadığı laik reformu yapmıştı. Ekim devrimi tıpkı sözde sosyalist SR partisinin yapamadığı toprak reformunu yaptığı gibi, sözde laik liberallerin tamamlayamadığı bu reformu da tamamlamıştı.

Şimdiki sözde laik Rusya'nın özde liberal devlet başkanı ve başbakanı ise yeni seçilmiş patrik Kirill'in "taç" giyme törenine katılıp önünde saygıyla eğildiler. Medvedev vicdan özgürlüğüne ve devletin dinsel kurumların faaliyetlerine karışmaması ilkesine saygılı olduğunu söyledi. Peki ya kilisenin devlet işlerine karışmasına ne demeli? Rus ortodoks kilisesinin yeni papazbaşı militan bir antikomünizmi ve kilisenin etkisinin genişlemesini temsil ediyor. Doğal olarak kilise her zaman olduğu gibi egemen sınıflara yani oligarklara hizmet edecek, medyanın yeterli olmadığı durumlarda halkın beynini uyuşturmaya devam edecek. Özellikle şu ekonomik kriz günlerinde liberal devletin kiliseye sarılmaya ihtiyacı olduğu kesin.

Patrik Kirill'in dediğine göre önceki patrik Aleksiy zamanında tüm ülkede kiliselerin sayısı iki kat artmış, Moskova'da ise 18 kat artmış (40'tan 725'e çıkmış). Aynı dönemde Rusya'da nüfus hızla azaldı, üretim düştü, halkın geliri azaldı, işsizlik arttı, hırsızlık, tecavüz gibi adi suçlar ve uyuşturucu kullanımı olağanüstü arttı. Ateist Sovyet devletinde genç bir kadın gece yarısı tek başına tenha sokaklarda korkmadan yürüyebiliyordu, papazların ve liberallerin şimdiki Rusya'sında ise hiçbir kadın buna cesaret edemez.

Züganov'dan kriz üzerine
RFKP başkanı Züganov ile her zaman hemfikir değilim, örneğin dine karşı aşırı uzlaşmacı yaklaşımını doğru bulmuyorum. Ancak kriz konusunda gayet doğru sözler etmiş. Züganov, Pravda ve Sovyetskaya Rossiya gazetelerinin muhabirlerine verdiği demeçte, 70li ve 80li yıllarda krize girmiş olan Batı ekonomilerinin, Gorbaçov ve Yakovlev gibi hainler sayesinde SSCB'nin çökertilmesi ile belli bir süre için kurtulduklarını söylüyor. Gerçekten de çok doğru. Gorbaçov haini kapitalizme tam da derin krize girmek üzereyken çok büyük bir hizmette bulundu. Hem dünya komünist hareketine ağır bir darbe vurdu hem de bunalımdaki Batı ekonomilerine dev bir pazarın kaynaklarını açtı. SSCB'nin yıllarca emek vererek biriktirdiği kaynaklar vahşice talan edildi, milyarlarca dolar Batılı bankalara aktı. Stratejik hammaddeler Batı'ya akmaya başladı, her sektörde fabrikalar kapandı, her şey ithal edilmeye başladı. Daha önce kapitalist tüketim mallarına büyük ölçüde kapalı olan dev bir pazarın kapıları ardına kadar açıldı. En basitinden bir örnek vermek gerekirse, Alman Mercedesleri, BMWleri birden bire çok zengin bir pazara kavuştular. Mercedes'in yeni modelleri daha Almanya'da piyasaya çıkmadan Rusya'da çıkmaya başladılar. Devlet işletmelerini talan eden yeni oligarklar bu arabalara binmeye başladılar.

Züganov bugünkü durumu değerlendirirken, Yeltsin'in ülkeye dayattığı ve Putin ve Medvedev'in sürdürdüğü modelin iflas ettiğini söylüyor. Uzun süre Rusya'ya yağan petrodolarlar şimdi kurumuş durumda. 600 milyar dolarlık döviz rezervinden geriye 400 milyar dolar kalmış. Rublenin düşüşünü önelmek için 80 milyar dolar harcanmış. Ancak bankalara giden bu para reel sektöre ulaşmamış. Rusya'da gıda maddelerinin yarısı, ilaçların üçte ikisi, sanayi ürünlerinin yüzde yetmişi ithal ediliyor.

Züganov'un da dediği gibi burada bir noktanın altını çizmek gerekiyor. Evet Rusya'nın geniş petrol ve doğal gaz kaynakları var, ancak bu kaynakları işlemenin maliyeti Batı'ya ve Güney'e göre çok daha yüksek. Örneğin bir varil petrol çıkarmanın maliyeti Irak'ta, Suudi Arabistan'da veya Venezüela'da 4 dolara kadar inebiliyor. Oysa Rusya'da aynı maliyet 70 dolara kadar çıkabiliyor. Dolayısıyla bu ülkeler petrolü 40 dolardan da satsalar kar ederken Rusya edemez. Ancak Sovyetlerden devralınan sağlam altyapı bu maliyetleri belli bir düzeyde tutuyor. Ancak Sovyet devletinin büyük yatırımlarla kurduğu işletmelere ciddi yatırım yapmadan kaymağını yiyen oligarklar yatırım yapma zamanı geldiğinde denizin bittiğini görecekler.

Nitekim şimdiye dek AB hayali, AB'den yardım kırıntıları ve Rus düşmanlığı ile beslenen küçük Baltık cumhuriyetlerinde deniz bitti. Halk işsiz ve öfkeli. Rusya'da da üretim azaldığı için halkın büyük çoğunluğu finans, ticaret ve hizmet sektörlerinde istihdam ediliyor. Şimdi ise buralarda örneğin bankalarda işten çıkarmalar başladı.

Züganov iktidarın reel sektörü ve tarımı değil oligarkları ve yandaşlarını kurtardığını söylüyor. Medvedev ile buluşmasında ona "İnsanları Moskova'dan gönderdiğiniz OMON'un sopasıyla dövdürüyorsunuz ancak bu OMON'u aynı anda her yere gönderemeyeceksiniz" dediğini söylüyor. Rusya'nın yeniden dünya kapitalist zincirindeki zayıf halka haline geldiğini söylüyor.

Kıvılcım Çağla 'ın Son Yazıları