Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Kıvılcım Çağla

Geçen Hafta Rusya'da KIVILCIM ÇAĞLA

Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36

DÜNYA SOLA DÖNÜYOR - RUSYA ve ESKİ SOVYET CUMHURİYETLERİ yazıları

Türkiye'de vatandaşın polise kimlik sormasının tehlikeleri gündeme gelince bugünkü Rus polisiyle bir karşılaştırma yapmak ilginç olabilir. Rusya'da bugün hala polis sokakta kimlik sormadan önce sizi selamlar ve önce kendi adını söyler. Rus polisinde iyi olan bütün davranışlar gibi bu da Sovyet polisinden mirastır. Elbette ki bugünkü Rus polisinin her davranışının yasalara uygun olduğunu söylemiyorum, bütün bürokrasiye yayılmış olan yolsuzluklar poliste de var ve bugünkü ortalama Rus vatandaşı polise (haklı olarak) pek güvenmiyor. Fakat ben özellikle Moskova'da birçok kez bulundum, birkaç kez polis tarafından durduruldum ve hiçbir zaman polisten çekinmedim, kötü muamele görmedim. Kuşkusuz bunlar öznel ve sınırlı gözlemler, ancak en azından şimdiye değin Rus basınında vatandaşın sadece polise kimlik sorduğu için şiddete maruz kaldığına dair bir haber de okumadım.

Geçen hafta Moskova'da Yeltsin vakfı, Rosspen yayınevi ve Rusya devlet arşivleri tarafından düzenlenen uluslararası konferansın konusu Stalin idi. Azılı anti-komünist ideologlardan ve bu nitelikleri sayesinde Yeltsin zamanında arşiv yöneticisi yapılmış kişilerden oluşan bu sözde bilim insanları bir kez daha Stalin'e kara çalmak için uğraştılar. Bunlardan Fransız Helene Carrere d'Encause'a göre Stalinizm Rus doğasına uymayan bir hastalıkmış! Ancak bu güruhu bu sefer oldukça zorlayan bir soru var: Stalin bu kadar kötü ise neden şu anda Rusya'da çok popüler? Üstelik kapitalist reformlar sayesinde ortalama ömür de düştüğü için Stalin dönemini hatırlayan çok az insan kaldı, yaşlıların çoğu patır patır öldüler. Öyleyse bugünkü gençlik ve orta yaşlılar mı Stalin'e sahip çıkıyor? Nitekim Stalin'in popülaritesi o dereceye ulaştı ki artık bu olguyu yadsıyamayan kadrolu anti-Stalinistler bu soruya şöyle yanıt veriyorlar: Efendim, halk acı gerçeği bilmek istemiyormuş! İnsanlar zaman geçince eski korkuları unutup zaferleri hatırlıyormuş! Halk Stalin'in hırsızlarla mücadele ettiğini düşünüyormuş ama aslında onun zamanında da hırsızlık varmış! Stalin'in aslında Ekim devriminde de aktif bir rolü yokmuş, silik bir figürmüş! (Peki öyleyse Stalin niye devrimden sonra hem hükümet, hem Politbüro, hem de Orgbüro üyesi olan tek kişi oldu?)

Doğrusu anti-Stalinistleri en çok zorlayan şey gayet basit bir düşünce: Rusya'da halkın önemli bir kısmı gerçekten de Stalin zamanında hırsızların cezalandırıldığını düşünüyor. Şimdi ise çevresine baktığı zaman her yerde hırsızlığı, yolsuzluğu ve görgüsüz yeni burjuvaziyi görüyor. Stalin zamanında SSCB zaferden zafere koşan, saygı duyulan bir devlet idi. Şimdi ise Rusya üçüncü sınıf muamelesi görüyor.

Ukrayna parlamentosunun Gürcistan'a silah satışlarını araştırmak için kurduğu komisyonun başkanı Valeri Konovalyuk, Ukrayna'nın Gürcistan'a gizlice silah sattığı ortaya çıkmış olduğu için Rusya'nın Ukrayna ile ortak bazı askeri sanayi projelerini iptal ettiğini bildirdi. Satılan silahlar arasında BUK-M1 füze sistemleri de varmış, o nedenle Rusya bu füzelerin modernizasyonu projesini de iptal etmiş. Rusya'nın iptal ettiği projeler arasında S-300 füzelerinin modernizasyonu da varmış.

Rus basınında çıkan bazı yazılarda Putin ve Medvedev'in Ukrayna ve Gürcistan'ın NATO'ya alınmaması karşılığında Sivastopol'deki Rus filosunu yavaşça azaltıp oradan kaldırmayı kabul ettikleri iddia edildi. Buna göre Amerika Karadeniz'deki fırkateynlerini Ukrayna'ya vermeye hazırmış. Bu durum Birinci Dünya Savaşı öncesi güya Osmanlı devletine satılan sonra da Karadeniz'e girerek Sivastopol ve Odesa'yı bombardıman eden ve böylece Osmanlı devletini de savaşa sokan Alman savaş gemileri Göben ve Breslau'yu akla getiriyor. Medvedev'in yakın ekibinden ve bu köşede daha önceki yazılarda adı geçen İgor Yurgens Eylül ayında ABD'yi ziyaret etmiş ve Vaşington'da gayriresmi görüşmeler yapmış. Burada ABD Karadeniz'de Ukrayna'yı desteklemekte kararlı olduğunu bildirmiş. Doğrusu bunları bilemeyiz, ancak kesin olan bir şey var: Putin-Medvedev ikilisi tüm orduda olduğu gibi Karadeniz filosunda da subay sayısını azaltmaya karar verdi. 1 Mart 2009'dan itibaren Karadeniz filosunda dört binden fazla subay ve mürettebat ile sekiz binden fazla sivil personel işten çıkarılacak. Filo personeli şimdiden demoralize olmuş durumda. Personel Rusya vatandaşlığını bırakıp Ukrayna vatandaşlığına geçmeye zorlanıyor. Ukraynalı otoriteler de filo üzerindeki baskılarını artırmış durumda.

Rusya'da devlet elektrik şirketinin hisselerinin çoğunu elinde bulunduran Gazprom enerji sistemlerini yenilemek için devletten yardım istedi. Ancak elektrik, gaz ve petrol altyapılarını modernize etmek için çok büyük yatırımlar gerekiyor ve şimdiye dek komünizmin emeklerini hazırdan yiyip fazla yatırım yapmamaya alışmış olan yeni oligarşi ve Rus devlet kapitalizmi birkaç yıl içinde bir darboğaza girecek gibi görünüyor. Nitekim Gazprom elektrik sistemlerini modernize etmek için kendi kaynaklarının yeterli olmadığını açıkladı.

Kıvılcım Çağla 'ın Son Yazıları