Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Kıvılcım Çağla

Geçen Hafta Rusya'da KIVILCIM ÇAĞLA

Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36

DÜNYA SOLA DÖNÜYOR - RUSYA ve ESKİ SOVYET CUMHURİYETLERİ yazıları

Geçen hafta içinde Rusya'daki en önemli gelişmelerden biri devlet başkanı Dmitriy Medvedev'in Duma'nın ve devlet başkanının görev sürelerini uzatan yasa tasarısının 14 Kasım günü Duma'daki oylaması idi. Böylece Aralık 1993'te kabul edilen Rusya anayasası ilk kez değişime uğrayacak. Medvedev Putin'in cesaret edemediği bir şeyi önermiş görünüyor ancak bu değişimin de yine Putin'e yarayacağı söyleniyor. Duma'daki Putinci çoğunluk (Tek Rusya) bekleneceği üzere tasarıya evet oyu verdi. Bütün kritik anlarda geçmişte Yeltsin'den ve şimdilerde Putin/Medvedev'den yana olan liberaller ve milliyetçiler (şimdiki Rodina) bu oylamada da evet oyu verdi. Parlamentoda temsil edilen tek gerçek muhalif parti olan Rusya Federasyonu Komünist Partisi (RFKP) hayır oyu verdi sadece. RFKP'nin Duma'da 57 vekili var. Tek Rusya'nın 315, öteki sözde muhalefetin ise toplam 78 vekili var. Hayır oylarının sayısı 58, evet oylarının sayısı ise 388 oldu. Yani majestelerinin muhalefetinden sadece bir kişi hayır demeye cüret etmişti. Bu arada devlet TV kanalı "Rossiya" Haberler'de düpedüz yalan söyledi: Güya RFKP Duma'nın görev süresinin uzatılması için "iki elleriyle" evet derken, devlet başkanının süresinin uzatılmasına karşı çıkmışlardı. Oysa RFKP her iki teklife de hayır oyu verdi. Zaten ortada tek bir yasa tasarısı olduğu için ayrı ayrı oy vermek teknik olarak da mümkün değildi.

RFKP Duma'nın görev süresinin uzatılmasını ancak bir koşulla kabul edeceğini bildirmişti: Yasama organının yürütme üzerindeki denetiminin artması. Tasarıda hükümetin her yıl parlamentoya hesap vermesi var ise de RFKP bunun yeterli bir denetim olmadığını (tabii haklı olarak) düşünüyor. Ayrıca parlamentonun üst kanadı olan federasyon sovyetinin seçimini de demokratik bulmuyor. Federasyon sovyetinin üyelerinin yarısını pratikte devlet başkanın atadığı valilerin atadığı senatörler oluşturuyor. Bunlar da RFKP'nin deyişiyle eskiden başarısız olunca Afrika'ya elçi gönderilen Sovyet bürokratları türünden. Şimdilerde böyleleri federasyon sovyetine gönderiliyor.

Öte yandan Rusya Komünist İşçi Partisi MK birinci sekreteri Viktor Tyulkin de devlet başkanının süresinin uzatılmasının ekonomik krizle ilgili olduğunu ve burjuvazinin iktidarını sürdürmek için gerekli önlemleri kriz büyümeden önce tepki çekmeden almayı planladığını söyledi.

Son krizin Rusya üzerindeki etkisi petrol fiyatlarının düşmesi ve doların yükselmesi oldu. Dolayısıyla ihracat gelirleri azalırken ithal malların fiyatları yükseldi. Enflasyon, maaş gecikmeleri, işten çıkarmalar, banka iflasları baş gösterdi. Rusya'nın yıllık sadece gıda maddeleri ithalatı 35-40 milyar doları buluyor. 1992-2007 arasında Rusya'da otomobil sayısı üç kat artarken traktör sayısı üç kat azaldı. Devlet başkanı Medvedev ise iki hafta önceki ilk parlamentoyu açış konuşmasında rekor kırıp bir buçuk saat konuşmasına karşın krize pek az değindi. Krizin vatandaşlar üzerindeki etkisini hafifletecek bir önlemden söz etmedi. Böylece herhangi bir planı olmadığını belli etti. Fakat ekonomide değilse de politikada Medvedev birkaç ilginç öneri getirdi. Bunlar arasında hükümetin parlamento önünde hesap vermesi, siyasi partilerin yöneticilerinin belli görevlerde kalma sürelerinin sınırlandırılması (niyeyse?) ve rotasyona tabi tutulması, parlamentoda temsil edilen bütün partilere devlet televizyonlarında yer verilmesi de var. Bu sonuncusunu Putin de vadetmişti ancak bu vaat gerçekleşmemişti. Medvedev'in sözünü tutacağına inanmak için bir sebep yok.

Artan krizle birlikte ülkedeki muhalif güçler üzerindeki devlet baskısı da artmaya başladı. Örneğin Leningrad bölgesi otomotiv işçileri sendikaları başkanı ve Ford fabrikası sendika komitesi başkanı Aleksey Etmanov geçen hafta ikinci kez saldırıya uğradı. Saldırgan Etmanov'un arkadaşları tarafından yakalandı ve polise teslim edildi, ancak bu kiralık haydudu kimlerin kiraladığı belli olmayacak gibi görünüyor. Son zamanlarda Rusya'da solculara karşı bu tür saldırılarda ve polis tarafından tutuklamalarda bir artış gözleniyor.

Oligarklar cephesinde
YUKOS davasından dolayı hapiste yatmakta olan eski oligarklardan Mihail Hodorkovskiy avukatları aracılığıyla basına gönderdiği açıklamasında Obama'nın seçilmesini dünyadaki sola dönüşün yeni bir işareti olarak yorumladı. Hodorkovskiy 2003 seçimlerinden sonra da liberallerin yenilgisi üzerine benzer bir saptama yapmış, hatta bir liberal için şaşırtıcı sayılacak itiraflarda bulunmuştu. Başka bir oligarkın, Rusya'nın en güçlü beş bankasından biri olan Alfa Bank'ın yönetim kurulu başkanı Pyotr Aven'in bir dergiye yazdığı yazı ise adeta yeni Ruslar'ın manifestosu niteliğinde. Bir çeşit sosyal Darvinciliği savunan Aven devrim ve sosyalizmi yıkıcı bir virüs olarak görüyor. Aven dolaylı yoldan mülk sahiplerinin mülklerini savunmak için silaha sarılmaktan çekinmeyeceğini bildiriyor. Bir başka oligark, İngiltere'de yaşayan Roman Abramoviç ise Londra'da villalar ve Almanya tersanelerinde dünyanın en büyük (200 metrelik) özel yatını yaptırıyor. Abramoviç Rusya'da kendisi hakkında ne düşünüldüğünün umurunda olmadığını söylüyor. İki yüzlü İngiliz liberalizmi ve İngiliz emperyalizmi bu yüzsüz hırsıza salt ülkeye getirdiği büyük sermayenin hatırına ses çıkarmıyor, servetinin kaynağını sormuyor. Ona ve Berezovskiy'e siyasi mülteci muamelesi yapıyor. Bu oligarklar kazara bir gün paralarını İngiltere'den çıkarmaya karar verseler işte o zaman biz de İngiliz hükümetinin nasıl demokrasi aşkına geldiğini göreceğiz.

Afgan uyuşturucuları ve Rusya
Rusya federal narkotik şubesi direktörü Viktor İvanov, Afgan uyuşturucu trafiğinin Rusya'nın geleceğini tehdit ettiğini bildirdi. İvanov, Afganistan'ın bir narko-devlete dönüştüğünü, tüm dünyada afyon temelli uyuşturucu üretiminin % 93'ünün burada yapıldığını ve ülkeye BM askeri gücünün girmesinden bu yana afyon ekiminin üç kat arttığını ifade etti. Buna göre geçen yıl içinde afyon ekilen alan 193,000 hektar olmuş, 8,200 ton ham afyon toplanmış ve bundan 820 ton eroin elde edilmiş. Kuzey bölgelerinde afyon yerine kenevir ekimine geçilmiş. Afganistan eroin üretiminde dünya birinciliğinin yanı sıra marihuana üretiminde Fas'tan sonra ikinciliğe yükselmiş.

Viyana'da BM, Avrupa ve Avusturya'dan uyuşturucu ile mücadele organlarının yetkilileriyle buluşan İvanov'a göre Afgan narkotrafiğinin Rusya üzerindeki etkisi çok yıkıcı. Sadece resmi istatistiklere göre halen Rusya'da uyuşturucu bağımlısı 530,000 kişi var, gerçekte bu sayı yine ona göre üç-dört kat daha fazla. Bağımlıların % 90'ı Afgan uyuşturucularına müptela ve bunların % 90'ı 35 yaşın altında.

Abhazya ve Güney Osetya
Duma'nın ardından Federasyon Sovyeti de Abhazya ve Güney Osetya ile dostluk ve işbirliği antlaşmasını onayladı. Medvedev 26 Ağustos'ta bu iki cumhuriyetin bağımsızlığını tanımış, 9 Eylül'den beri de diplomatik ilişki kurulmuştu. Antlaşma ile her üç devletin vatandaşlarına çifte vatandaşlık hakkı da tanınıyor. Ruble yasal ödeme aracı olarak kabul ediliyor. Askeri işbirliği ise ayrı anlaşmalarla düzenlenecek. Ancak şimdiden bu iki ülkenin sınırlarının muhafazası Rusya'nın kontrolüne giriyor. Bu arada Rusya başsavcılığından çok sayıda savcı Sıhinval'de Rusya ve Osetya vatandaşlarının öldürülmeleriyle ilgili olarak "soykırım" maddesinden soruşturma yürütüyor. Bugünlerde Cenevre'de AB, BM, ABD, Rusya, Gürcistan, Abhazya ve G. Osetya arasında görüşmeler olacak. Öte yandan Gürcistan Rusya'dan elen doğal gaz hattı önce kendi topraklarından geçtiği için Güney Osetya'nın gazını kesmiş bulunuyor. Rusya Sıhinval'e doğrudan ulaşacak boru hattını inşa etmeyi sürdürüyor. Hattın 2009 yazında açılması bekleniyor.

Ukrayna
Ukrayna'da NATO yanlısı devlet başkanı Yuşçenko oy yitiriyor. Bu haftayı 1932-33 "soykırımını" anma haftası ilan eden Yuşçenko 20 Kasım'da uluslararası bir konferans düzenliyor. Ancak Yuşçenko'nun davetine Medvedev icabet etmedi. Tabii Medvedev de Yuşçenko kadar anti-komünist ancak o 1932-33 kıtlığının sadece Ukrayna'da olmadığını ve bu tür anmaların iki ülke arasındaki ilişkileri gereceğini düşünüyor. Tabii Ukrayna Komünist Partisi ve Bölgeler Partisi Yuşçenko'nun Rusya düşmanlığını artırmak için tarihsel olguları çarpıttığını düşünüyor. Bu arada G. Osetya savaşı hakkındaki bir Rus belgesel filminin Kiev'deki gösterimini Ukrayna makamları engelledi. Rusya'nın Ukrayna'daki büyük elçisi, eski başbakan Viktor Çernomırdin ise bu durama tepki göstererek, "bunlarınki tam bir hastalık. Bir şeylerden korkuyorlar ama neden korktuklarını da tam bilmiyorlar" dedi. Yuşçenko'nun işi bu sefer gerçekten zor: Kırım'ın dışında bir de Karpatya bölgesindeki etnik Rusinler başkaldırmış durumda.

Ukrayna'daki burjuva iktidarının çarpıtmaya çalıştığı SSCB'de 1932-33'de yaşanan kıtlık konusunu gelecek yazımda genişçe ele almak istiyorum. Nitekim bazı okurlar Lısenko yazısından sonra madem Lısenko başarılı idi neden açlık yaşandı diye sormuşlar idi. Kısaca yanıtlamak gerekirse 1932-33'te yaşanan kıtlığın nedeni aşırı kuraklık ve köylülüğün kolektifleştirmeye karşı direnişi idi.

Kıvılcım Çağla 'ın Son Yazıları