Kıvılcım Çağla
Elveda Artek
Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36
DÜNYA SOLA DÖNÜYOR - RUSYA ve ESKİ SOVYET CUMHURİYETLERİ yazıları
Sovyet çocukları dünyanın en şanslı çocukları idiler. Anaokulundan üniversiteye ve lisansüstüne değin bütün eğitim gerçek anlamda parasız ve kaliteli idi. Sanat ve spor eğitimi yine parasız idi ve çok gelişmiş idi. Bugün dünyada buna benzer şanslı çocuklar belki sadece Küba'da var, ancak Sovyet çocuklarının olanakları çok daha fazla idi. Sovyet çocukları mutlaka anaokuluna giderlerdi. Kapitalizme geçişle birlikte piyasacı devlet bu anaokullarını finanse etmeyi bıraktı, şehrin en güzel yerlerindeki bu binalar özelleştirme adı altında talan edildi. Ayrıca Sovyetler Birliği'nin her yerinde ilköğretim ve lise öğrencileri için yaz kulüpleri ve yaz kampları vardı. Derslerinde başarılı olan öğrenciler tatillerinin bir kısmını hiç para ödemeden bu kamplarda geçirirlerdi. İşte tüm SSCB içindeki bu çocuk kamplarının en büyüğü, en prestijlisi, en ünlüsü Artek idi. Oraya ancak en başarılı öğrenciler, tüm notları pekiyi olanlar gidebilirdi. Ayrıca yurtdışından en prestijli konuklar orada ağırlanırdı. Orası bütün Sovyet çocuklarının hayalinde yatardı. Artek'e gitmiş olanlar parmakla gösterilirdi.
Artek, Kırım'ın güneydoğu kıyısında, Ayudağı ile Gurzuf kasabası arasında çok geniş bir alana yayılmış, kilometrelerce plajı, 250 blok ve on ayrı kampı olan dev bir dinlenme kompleksi. 1925 yılında kurulmuş. Bu arada Ayudağı tahmin edileceği gibi Tatarca Ayıdağı demek, dağın şekli ayıya benzediği için bu ad verilmiş. Kırım'daki birçok topoğrafik ad gibi o da Tatarca. Sovyet başbakanı Molotov'un 1936 yılında çocukların isteği üzerine Artek'e dahil ettiği sanatoryumun adı Suuk-Su. Tahmin edileceği gibi Tatarca Soğuk-Su demek. Yine Artek çevresindeki adaların olduğu yereRusça'da da aynen Adalar deniyor. Bazı Tatar milliyetçilerinin iddia ettikleri gibi Sovyetler Tatarca yer adlarını değiştirmediler, Kırım'daki birkaç istisna dışında hiçbir Tatarca ada dokunmadılar. O istisna şehir adları da zaten en az yüz yıl önce Çarlık zamanında değişmişti, Sovyetler değiştirmedi. SSCB'de bizdeki örneğin Keşişdağı'nın adını Uludağ, Tekfurdağı'nın adını Tekirdağ, Kırkkilise'nin adını Kırklareli yapıp Türkleştirmeye benzer bir Ruslaştırma asla olmadı. Neyse konumuza dönelim.
İşte Sovyet zamanının bu en ünlü çocuk kampının bugünkü genel müdürü Boris Novojilov geçenlerde başladığı açlık grevi sırasında fenalaşarak hastaneye kaldırıldı. Peki neydi onu açlık grevine götüren sebep? Sebep şu ki Yuşçenko-Timoşenko yönetimi yaklaşık 1100 (evet bin yüz) personeli olan bu dev komplekse bütçeden yapılan yardımı tamamen kestiler. Zaten son birkaç yıldır tesisler ciddi bir ekonomik bunalım içindeydi, personel ayda 100 (yüz) dolar civarındaki komik maaşlarını bile aylarca alamıyordu. Şimdi bu personel tamamen işsiz ve evsiz kalmak üzere. Oysa SSCB'nin çöküşünün ardından Ukrayna yönetimi UNESCO ile bir anlaşma imzalayarak Artek'i yaşatmaya karar vermişlerdi. Ancak Novojilov'un İzvestiya'ya verdiği demece göre, hükümet ve Rada, 1998, 2006 ve 2007 yılında imzalanan bu anlaşmaların tek bir maddesini bile uygulamamıştı. Artek çalışanları sendika komitesi başkanı Yevgeni Bajenov da 1990'larda Artek'in toprağını ele geçirmek isteyen mafya çetelerine karşı koyduklarını ancak şimdiki durumda kampın yaşamasının zor olduğunu söylüyor. İkinci Dünya Savaşı sırasında bile işleyen kamp şimdiki burjuva iktidarına göre çocuklar için fazla lüks. Oligarklar orayı lüks villalar kompleksi yapmak istiyorlar. Ancak Rusya'ya satılmasına da izin vermiyorlar. Artek 2004 yılında Brejnev'in daçasını Rusya devlet bankası Vneştorgbank'a sattığı için mahkemelik olmuş.
Öte yandan 2003-2004 yıllarında güya Artek'in restorasyonu için harcanmış görünen 90 milyon doları Artek hiç görmemiş ve paraların nereye gittiği belli değil. Yıllardır bakımsız kaldığı için kamp kötü bir halde. Piyasa ekonomisine geçildiği zaman kampa ücretli konuklar alınmaya başlamış ancak bu kez uluslararası rekabete dayanamamış. Çünkü hemen hemen aynı paraya Yunanistan'a, Bulgaristan'a veya Türkiye'ye gitmek mümkün. Dolayısıyla örneğin Rusyalı orta sınıf aileler artık çocuklarını Artek'e değil bu ülkelere gönderiyorlar, çünkü Artek'in kalitesi düşmüş fiyatı da yüksek. Oligarklar ise çocuklarını Avrupa'ya göndermeyi tercih ediyorlar.
Gürbüz Çapan'a not: Gürbüz Çapan, Cumhuriyet'teki bir yazısında Stalin'in tavuğu diye tamamen uydurma, iğrenç ve cahilce bir fıkra anlatmış. Bre utanmaz adam, solculuk sana mı kaldı? Stalin'e aptalca iftiralar atacağına sen önce servetinin hesabını ver. Belediye başkanı iken kendin ve akrabaların nasıl zengin oldu onun hesabını ver bakalım. Esenyurt'a MHP'yi nasıl soktuğunu anlat. Demirellere Ağarlara verdiğin daireleri anlat. Solculuk her şeyden önce bir ahlaktır ve bu ahlakı sen temsil etmiyorsun. Muhtemelen asılsız bir iddiadan dolayı tutuklu olsan bile sonuç değişmez: İçindeki anti-komünizmi kusmuşsun. Bir de o kadar cahil olma, bari profesyonel antikomünistlerden yardım al. Fıkrada Stalin'e votka içiriyorsun, Stalin votka içmezdi, Gürcü şaraplarını severdi. Ehh ne olacak işte duymuşsun bir yerden Ruslar votka sever diye.