Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Kerem Esenoğlu

Zayıf halka

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:02 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:02

Aylar önce, belki bu sütünda da, bir kaç kez dile getirdim, İran’ın antiemperyalist cephede “zayıf halka” olduğunu. Yanılmamışım demek ki... Gelişmeler beni haklı çıkartacak gibi.

Keşke öyle olmasa. Keşke, bu konudaki öngörüm doğru çıkmasa, antiemperyalist cephede bir gedik (daha) açılmasa. Ama gidişat o yönde. Son derece ilkel bir adamdı, eyvallah ama Mahmud Ahmedinejat gerçekçi temellerden çok dini duygularının dürtülmesiyle de olsa, anti-Amerikancı bir duruşa sahipti. Anayasal bir gereklilik olarak yeniden cumhurbaşkanlığına aday olamayacağından, sonraki cumhurbaşkanının son derece ılımlı, hatta başta ABD olmak üzere batıyla “iyi geçinme” yanlısı olacağını yazmış, kimi toplantılarda da dile getirmiştim.

Fena mı? Bölgede gerginlik azalsa, İran da yaptırımlardan kurtulsa kötü mü olur bu? Benim, bundan memnun olmamam ayıp değil mi? Bütün bunlar sorulabilir elbette. Ben de savaş yanlısı olan, gerginlikten hoşnut olacak biri değilim. Ancak gerginlik olmaması için tavizin İran gibi her fırsatta sırtına binilen bir ülkeden beklenmesinin adaletsizlik olduğuna inanıyorum. İran’da ekonomiyi belirleyen Bazaar esnafının artık “dünya”yla ticari ilişkiler kurma ihtiyacını duydukları için devlete, hem de uzun yıllardır baskı yaptıkları biliniyor. Bu nedenle ılımlı bir cumhurbaşkanı seçilmiş oldu. Hemen belirteyim, aslında İran’da cumhurbaşkanının yetkileri sanılandan da az. Asıl yönlendirici, karar alıcı dini lider. Ancak kamunun önünde görülen cumhurbaşkanı olduğu için tansiyonun yükselmesinde de azalmasında da onun söylemleri etkili oluyor haliyle.

Yeni cumhurbaşkanı Ruhani, Batı eğitimli biri. İskoçya’da,  başka bir adla tabii, eğitim aldığı biliniyor. Batı hayranlığı da var, kimi iddialara göre. Tavizkar olduğu konusunda ise hemfikir olmayan yok gibi. Şimdi Ruhani, Kum kenti yakınlarındaki Forow Nükleer Santrali’ni kapatabileceklerini açıkladı, eğer Batı,  ülkesi üzerindeki tüm yaptırımları kaldırırsa. Bu aslında fena sayılmaz. Yani Batı için gerçekten önemliyse, santrali tüm yaptırımları kaldırma koşuluyla kapatacağının açıklanması elbette çok iyi bir pazarlık. Batı şimdi bunu kabul etmezse, İran’ın nükleer faaliyetlerinden yakınıyor oluşunun gerçekçi olmadığını anlamış olacağız. Eğer gerçekten bir yakınması varsa, İran’ın önerisini kabul etmeli, yaptırımları da kaldırmalı. Ama bence bunu asla kabul etmeyecek Batı. Çünkü Batı için İran sadece nükleer bir tehdit değil, asıl olarak bölgedeki Amerikan-Sünni ittifakını rahatsız eden bir güç. Sünni karşıtı herhangi bir devletin Ortadoğu’da yaşamasına tahammül edilemiyor. Meselenin ekonomik, politik boyutu bir yana, kesinlikle dini, mezhepsel boyutu var. Kişisel olarak Ortadoğu’ya bu çerçeveden de bakan biriyim.

Dini lider onaylamazsa İran’da yaprak kımıldamaz dediğim gibi. Ruhani’nin gerekirse ABD ile doğrudan diyalog kurması için dini lider  Aytullah Ali Hamaney’in “yeşil ışık” yaktığı yer aldı batı medyasında. Bu hafta yapılacak olan BM Genel Kurulu toplantısına katılmak üzere ABD’ye gidecek olan Ruhani’nin Obama ile görüşmesi de bekleniyor ki, bu çok çok önemli.

İran kendi çıkarlarını kollayarak elbette ABD dahil her ülkeyle görüşebilir. Buna barış adına itiraz ediyor gibi görünmekten hazzetmem. Ancak ülkedeki sermaye sınıfı, bölgedeki bağlaşıklarından çok, Batı ile ilişki kurulmasından yana, bu nedenle İran İslam Cumhuriyeti’ni, antiemperyalist cepheden koparacak tavizler vermeye zorluyor, korkarım ki.

İran bu nedenle antiemperyalist cepheden (doğrusu böyle bir cephe de var mı, emin değilim) hızla kopabilir. Çünkü, inanılır gelmeyebilir, ABD firmalarının  İran’la iş yapmalarının yasak olduğu bilinmesine rağmen, Mahmud Ahmedinejat döneminde  de hatırı sayılır düzeyde Amerikan firması İran’da faaliyet sürdürüyordu, unutmadan ekleyeyim.

İran’ın, ABD’yle, Batı’yla “iyi geçinme” adına vereceği tavizler işe yarayacak mı derseniz, bence boş çaba. Yaramayacak.

Beşar Esad da ciddi siyasi ekonomik reformlar yapmış, ekonomide liberal politikalar uygulamaya başlamış, Batı’ya, ABD’ye göz kırpmıştı. Ancak buna rağmen bugün yok edilmeye çalışıldığını anımsayalım.

İran için de değişen bir şey olmayacak.

Kerem Esenoğlu 'ın Son Yazıları