Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Kerem Esenoğlu

Yardıma değil işgale

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:05 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:05

En iyi niyetlierin bile aklına “ne oluyoruz?” sorusunu sokabilecek kadar tuhaf bir durum bu. Son yılların en korkunç felaketlerinden biriyle karşılaşmış olan Filipinler’e yardım etmesinden daha doğal bir şey olamaz ama ABD’nin sanki savaşa ya da ülkeyi işgale gidiyormuşcasına adıgeçen ülkeye filo yollaması pek doğal değil. ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel’in, Haiyan Tayfunu’nun vurduğu Filipinler’e “en hızlı şekilde insani yardım ulaştırmak”, “arama kurtarma çalışmalarını süratlendirmek” gibi gerekçelerle USS George Washington uçak gemisini göndereceklerini açıklaması, bu gemi hakkında biraz fikri olanları kuşkulandırı. Dünyanın önemli çatışma bölgelerine, durumu ABD lehine çevirmek için bu gemilerle gidildiğini bilmeyenimiz yok. Öyle bir gemi ki bu, 5 bin denizci ile 80’den fazla uçak taşıyor. Bu sayıda askerle, uçakla bir ülkeyi işgal etmek işten bile değil. USS George Washington’a USS Antietam ve USS Cowpens ile muhrip USS Mustin’in de eşlik edeceğini ekleyeyim, durumun garipliği iyice anlaşılsın.

Bu ABD için sanki yeni bir yöntem. Haiti’de geçtiğimiz yıllarda meydana gelen çok ölümlü deprem felaketi sırasında da, yine yardım gerekçesiyle bu ülkeye çok sayıda asker çıkarmıştı ABD. Bu askerlerin bir kısmı hala orada. Filipinler’le arasında çok sıkı dostluk ilişkileri yoksa da çok kötü bir ilişkisi de var denemez olan ABD’nin, insani nedenlere dayandırdığı için kimsenin pek itiraz edemediği bu girişim, bir acziyet durumundan yararlanma fırsatçılığı elbette. Bunun ardından Filipinlerle bugüne kadar, yapılamamış anlaşmaların imzalanması da gündeme gelebilir ki, sürpriz olmaz bu. Bali adasında gerçekleştirilen terör saldırısından sonra, Endonezya’yla, o güne kadar ikna edemediği teröre karşı birlikte çalışma konusunda anlaşma imzalamıştı ABD. Filipinler’in de hangi konuda ABD ile bir anlaşma imzalayacağını dikkatle izleyelim. Zamanlamasının bu büyük felaketten sonra gelmesinin rastlantı olmadığını o zaman daha iyi anlayacağız.

Gemilerin 48 ile 72 saat arasında bölgeye ulaşmış olacağı ifade edilirken Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü’nden 15 doktor ile sağlık uzmanlarından oluşan bir heyetin depremden en çok zarar gören Tacloban’a gitmek için tam beş gündür Cebu adasında beklediği düşünülürse, ABD’nin askerinden çok dünyanın çeştili bölgelerinden “sağlık ordusu”nun üyelerinin felaket bölgelerine ulaşması akla daha uygun değil midir? Askerin de kuşkusuz kurtarma çalışmalarında büyük yardımı olur elbette ama sağlık ekiplerinden daha öncelikli olduğunu da kimse iddia edemez. Tacloban havalimanın Filipinli askerlerce kullanıldığı için sivil uçuşlara kapalı olduğu bunun da yardımı geciktirdiği belirtiliyor örneğin. Durumun yardım bekleyen bölgedeki afetzedeler için gittikçe dramatik bir hal alması demek bu.

ABD ile diğer “yardımsever” emperyal güçlerin, kendileriyle beraber örneğin Cebu adasındaki gönüllü doktorları, tüm ekipmanlarını da yanlarına alarak felaket bölgelerine ulaştırması gerekmez mi? Bir kaç gün sonra, yardım skandallarının dünya medyasında nasıl yer aldığını göreceğiz, çünkü felaket sonrası yardım organizasyonunda Filipinler, tayfunun geleceğini önceden bildikleri halde önlem almayı beceremediler. Trajedinin nasıl katlandığına maalesef tanık olacağız.

ABD 80 savaş uçağıyla hangi felaketzedeyi kurtarmayı başaracak onu da herhalde duyarız.

Kerem Esenoğlu 'ın Son Yazıları