Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Kerem Esenoğlu

Uzuv

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:03 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:03

Gerici, ilerici gibi kavramları, sosyalizm yıkıldıktan sonra bile, hâlâ kullanmaya devam ettiğim için, sol aşırılıkları törpülenmiş (!) kimi arkadaşlarımın gözünde çağ dışı kalmış biri muamelesi görmüşlüğüm vardır.

Yeni Türkiye'nin, o zaman da böyle derlerdi, söylemi artık böyle olmamalıydı çünkü. Yeni kavramların, yeni tanımlama biçimlerinin zamanıydı. Eskide ısrar etmenin ne anlamı vardı? İtirazlar bu cümlelerle gelirdi çoğunlukla. İnanır mısınız bilmem ama “sempatizan” sözcüğünü bile aşırı solun artık terk etmesi gereken sözcüklerinden biri kabul edip, kullananla selamı, sabahı kesenlere de tanık oldum. Abartmıyorum.

Gericilik elbette tek bir zihniyetin mensuplarını tanımlamaz. Din kaynaklı olduğu gibi, din dışı bir gericilik de elbette mümkün. Gericilik, sadece hal/tutum/kılık/kıyafet açısından değil, zihniyet açısından da akıl sınırlarının dışında kalmayı ifade eden harika bir sözcüktür. Feodal tavırları içselleştiren bir “ilerici”nin de gerici olduğu tartışılmaz. Ama, özellikle din kaynaklı tutumlar için kullanıldığında itirazla karşılandı gericilik tanımı. İnanmış olmanın sadece saygıyla ele alınması gerektiği vurgulanarak tabii ki.

Bunun insani bir yaklaşım olduğunu elbette biliyorum. Ancak öyle bir hale geldi ki mesele, din kaynaklı en saçma sapan tutumlara bile, durumu en iyi anlatan sözcük olan gericilikle yaklaşamaz olduk. Oysa, gericilik aklın çözdüğü konularda tersi konumda olmak demektir. Bu, kendisine solcuyum diyen için de geçerlidir. Kuşkusuz.

Kadın eli sıkmak, sakıncaları olmadığı konusunda aklın çoktan hallettiği bir meseledir. Bu nedenle kadın eli sıkmayan gericidir benim gözümde. Bu kadar basit. Kılıkta, kıyafette, tahrik gerekçesiyle kapalılığı tercih etmek, bir din kuralı olmaktan çok, cinselliği hayatın merkezine koymakla ilgilidir, kandırmayalım birbirimizi. Yine de anlaşılabilir bir durumdur bu. Ama cinselliğe ilişkin sorunları çözmeye niyeti olmayan, aksine onu ahlakın hatırlatılması anlamında hep göz önünde tutulması gereken bir olgu olarak ele alan birey, gericidir. Bunun inanmış olmakla da ilgisi yoktur. Çünkü bunlar aklın çözdüğü, yetişkin bir kafanın asla takılmadığı ayrıntılardır.

Kadın kıyafetini kendi kodlarına uygun değil diyerek eleştirmek densizlik olduğu kadar, ciddi bir zihin yanılsamasıdır. Yetişkin, gelişmiş bir zihin, bunu çözmüş zihindir. Çözememişse hangi makamda olursa olsun kişi, gericinin önde gidenidir. Birilerinin cinselliğe ilişkin takıntılarını sadece dini kurallarla önlemeye çalışması memleketi bugünkü noktaya getirdi. Birilerinin libidolarını düşünmek, uyarılmaması için kadınlı erkekli uyanık olmak zorundayız. Yaşadığımız rezalete bakar mısınız?

Bu insanlar var dört bir yanımızda artık. Bir penise sahip oldukları için hayatları gerçekten zor olan insanlar bunlar. Kelime oyunu yapmıyorum, gerçekten “taşıyamıyorlar” onu. Onsuz olsalar, ülkece rahatlayacağız oysa. Hassas oldukları tek organı olarak libidosunu gören, bunu dini kurallarla kontrol altına almaya, aldırmaya kalkan, gericidir. Babamın oğlu olsa da değişmez bu kanım.

Kendilerini dinden başka bir gücün durduramadığı insanlardan ürkerim. Dini, bütün kötülüklerin tek frenleyicisi saymak/sanmak, insanı insan yapan tüm diğer değerlerin sıfırlanması demek. Kendisinde vicdanın, aklın, ahlakın olmadığını, bunların hepsinin yerini dinin aldığını kabul eden kişi, kendisinin de ne kadar tehlikeli olduğunu ilan etmiş demektir. “Din olmasa, tüm o kötülükleri yaparım"ın bundan daha iyi ilanı mı olur? Oysa vicdandan kaçsa aklına, ondan kaçsa ahlakına sığınabilecek alternatif değerlerinin olması ne güzeldir insanın.

Vicdandan, ahlaktan, akıldan kaçmak, gericiliktir. Bunlardan, hem de ısrarla, kaçtığı için adam gider kıyafette tahrik olabileceği şeyler bulabilir. Şimdi buna gerici demeyecek miyiz? Bunun dini hassasiyetten çok, cinsel saplantılarla ilgili olduğunu hesaba katıp, bu konuda eğitilmeyi reddetmek de gericilikte ısrar etmek demektir. Gericilik, demek ki seçilebilen bir şeydir, o halde bunu seçen benim de ona bu seçiminden ötürü gerici dememe katlanmak zorundadır.

Kişinin, özellikle kadın kıyafetlerinde “aşırı”yı, kendi inancıyla ilgili bir yanılsama olduğu halde genelin adına bir şikayet konusu yapması, aklını işine geldiği gibi kullandığının da göstergesi. Demek ki, bu tür durumlarda ileri sürülecek az da olsa bir akıl var bunlarda. Bu kadarcık aklı bile kadına bakışında kullanmayan gericidir.

İnsan “taşıyamadığı”, kendisi için de başkaları için de hayatı bir ızdıraba dönüştüren uzvunun peşinden gitmemeli.

İnsanlık aklın yolunu takip etsin diye neler yazılıp, çizildi yüzyıllarca. Aklının doğrultusunda gideceğine, bu ne yapıyor peki?
Ne yapacak? Uzvunun doğrultusunda gidiyor.

Dramımız da bu zaten.

Kerem Esenoğlu 'ın Son Yazıları