Kerem Esenoğlu
Tuzağa düşmemeli
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:05 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:05
Amaçlarına ulaşabilirler mi bilinmez ama bu seferki çok kötüydü. Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta İran elçiliği yakınında, çok sayıda kişinin ölümüne yol açan intihar eylemi, batı ile nükleer görüşmelere başlayan, bu görüşmeleri sürdürme konusunda da niyetli olan İran’ı tahrik edecek önemde bir eylem bana sorarsanız. Lübnan gibi zaten kırılgan, üstelik on dört yıl boyunca mezhep/din kaynaklı iç savaş yaşamış bir ülkede, saldırı sadece İran’ı değil, İran’ı kendisine manevi rehber görenleri de etkileyecek bir öneme sahip çünkü. Terörü yöntem olarak kullananların en korkunç kozu mezhepciliği aniden ateş topuna dönüştürebilecek kıvılcımlar da talihsiz ülke Lübnan’da her zaman mevcut.
Gönül, Suriye’nin Lübnan’da, yanısıra İsrail’in sürekli saldırılarına uğradığı Golan Tepeleri’nde tuzağa düşmeyişi gibi bir tutumun İran tarafından da sergilenmesini istiyor. Suriye Lübnan’da Suriyeli Arap Alevilerine yönelik onlarca terör saldırısını düşmanlarına fırsat vermemek için sabırla karşıladı. Şimdi bu saldırıların hedefine ulaşmadığını görüyoruz, büyük bir mutlulukla hem de. Bu kez de, ne var ki, “Dünyanın yarısı” ile anlaşmaya hazır bir İran’ı karşılık vermeye zorlayacak saldırıların gündeme geldiğine tanık oluyoruz. Saldırının bilançosu ağır. Onlarca sivil kaybının yanısıra İran’ın Beyrut Kültür Ateşesi de ölenler arasında. Ne yazık ki, (evet ne yazık ki) “onur” gibi kavramları “dini, mezhebi” savunmada önemli bir “değer” olarak anlayan İran’ın bu saldırıya karşılık vermesi olasığı yüksek. Bu karşı saldırının mezhep savaşının en azından Lübnan’da başlamasına yol açması da şaşırtıcı olmaz. Çok kötü bu.
İsrail-Suudi Arabistan- ABD (kimi müttefikleri de dahil olmak üzere) istihbaratlarının ortak projesi olduğuna pek inandığım, El Kaide çetesine bağlı Abdullah Azzam Tugayları adlı vahşilerin tetikçiliğini yaptığı bu saldırı İran’da, her zaman bir sorun olagelmiş bulunan Devrim Muhafızları adlı ilkel kurumu, Hasan Ruhani’ye karşı diğer “şahinler”le birlikte intikam eylemi alması için zorlayabilir. Bu başka sorunlardan da ötürü, kendisiyle İran Dini Liderliği’nden başka güç tanımayan Devrim Muhafizları’nı, nispeten “seküler” kabul ettiği İran’ın diğer yönetici mekanizması karşısında daha da radikalleştirebilir. Yani bir intikam eylemi Devrim Muhafızları’nın tüm zihni yapılarını şekillendiren, Cihad kadar “kutsal” bir eylem.
Suriye’nin, olgun, deneyimli liderliği bu tuzağa düşmedi. Umarım İran’da düşmez. vereceği karşılık İran’a pahalıya ödetilir korkarım ki. İslam dünyasının çıkarından çok “şer odakları”nın çıkarlarına çalışan El Kaide gibi örgütlerin bekledikleri de bu zaten.
Bu gerçekleşirse, El Kaide’nin Eyman el Zevahiri adlı başı ile İsrail, Suudi, Amerikan (muhtemelen Ürdün) istihbarat başkanlarının ABD’de ya da İsrail’de bir bakanlığın geniş, rahat odasında zaferleri için kadeh kaldırdıklarını hayal edebiliriz. Zevahiri tabii ki portakal suyu içer. O kadar olsun müslümanlık yapacak tabii.
Eşek değil ya.