Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Kerem Esenoğlu

Şive

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:04 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:04

Patlak veriyor işte böyle. Hüseyin Çelik ile Devlet Bahçeli’nin birbirlerinin “şivelerini” hedefleyen tartışmaları, yıllarca, birilerinin ortaya attığı, kimilerinin de varlığına inandıkları “beyaz türk” tavrının bu iki zatta da, mensubu oldukları zihniyette de ne kadar derin yer tuttuğunu gösteriyor. Çok ilginç gerçekten.

Tartışmayı kimin başlattığından, kimin haklı olduğundan haberim yok doğrusu. Ben, televizyonlara kadar taşan tartışmada, kibrin, muhataplarınca, fırsat bulunduğunda nasıl birbirlerine karşı sergilendiğine tanık oldum sadece. Bu da bana yeter. Anladığım şudur: Bunların ikisi de “beyaz Türk”.

Yıllarca, hiç hak etmedikleri halde, halktan uzaklıklarını sözümona vurgulamak için kimi solculara, kentlilere karşı kullanıldı bu palavra sıfat. Bu işin piri Süleyman Demirel’dir, bildiğiniz gibi. İş oy istemeye gelince, “beyaz türkler”den olmadığını vurgulamak için Isparta “ağzı” konuşurdu hep. Bülent Ecevit’in “düzgün” Türkçesiyle nasıl dalga geçildiğini anımsarım o yıllar. Bu Türkçe’nin gülümsemelerle karşılaşıldığını da bilmeyen yoktur.

Devlet Bahçeli’nin, AKP Sözcüsü sıfatı da taşıyan Çelik’in, şivesini eleştiri konusu yapması üstünlük yarışında, Türklüğü açısından tüm diğer Türklerden önde olduğuna inanmış olmasının sonucu. O Çelik ile benzerlerini, buradan da vurmak istemiş belli ki. Ancak Hüseyin Çelik’e, popülizmin dibine vuracağı bir malzeme verdiği de ortadadır elbette. Çelik’in kendisine sataşan Devlet Bahçeli’ye cevap verirken, “Zeki Müren gibi Türkçe konuşamam” demesinde, “konuşulması gereken Türkçe bu ise benden uzak olsun” tavrı saklıdır. Bu Türkçe, “beyaz Türk”ündür çünkü. (!) Benim de çok abartılı bulup hiç hazzetmediğim Müren’in Türkçesine bir hayranlığı yoktur Çelik’in, onu ölçü olarak da almaz. Memleketin çoğunun konuştuğu şiveyi konuştuğunu da unutmamak lazım Hüseyin beyin. Yani Bahçeli, eleştiride kantarın topunuzu kaçırıp bir hayli “beyaz Türk” gibi davranmış oldu. “Saf Türk” olduğu da kesin zaten o nedenle belki “beyaz” olmaktan da çekinmez.

Gerçekten de sınıf atladığını sanarak “beyaz Türk” olan (!) kimileri için taşra bireyinin başta dili olmak üzere bir çok özelliği küçümseme konusu olmuştur. Algılarımızı çok ama çok olumsuz etkilemiş malum Yeşilçam filmlerinde köyden kente gelen bireye önce İstanbul Türkçesi öğretilir. Böyle böyle aslında farklı kültürlerin bir toplamı, dile yansıması olan yöresel şiveleri küçümser birer birey olup çıktık zamanla. Çelik’in, “Zeki Müren gibi konuşamam” deyişi aslında öyle konuşmadığı için bir gurur vesilesidir. “Yedi yaşına kadar Türkçe konuşmadığını” söylemesi de bir ülke gerçeğidir, itiraz yok.

Ancak, sonradan edindiği Türkçe konuşma meselesinde, Çelik’in Bahçeli’den daha iyi olduğunu vurgulama ihtiyacını duyması, “bugüne kadar sayın Bahçeli’nin ekonomi dediğini duymadım” demesinden belli. Bunlar, aslında birbirleriyle içten içe üstünlük kavgasına girişmişlerdir. Kavgaları sanıldığı gibi beyaz Türkle falan değil, birbirleriyledir. Bunu yaparken, acıtıcı salvolar yapmaktan çekinmezler. Hiç kimsenin şivesine gülmemem gerektiği öğretilmiştir bana. Böyle büyüyenlerdenim. Bu şive farklılığının dilin asıl sahibi olanlarca kusursuz kullanıldığına tanık olduğunuzda, eğer siz aynı kusursuzluğa erişmemişseniz, bunun ne kadar üzücü olduğuna, uzun yurtdışı yıllarımda çok tanık oldum. Kafamı kesseniz asla kimsenin şivesine laf ettiremezsiniz bana.

Ama kendileri de bir “şaka” konusu yaptıkları için Karadeniz şivesini duymaktan keyif alırım. Yaparım da taklidini. Ancak Bahçeli’ye vurmak için “ekönömi” deyişini dilime dolamam. Bu bir kusur değil çünkü. Mesele yapmış olsaydım, diyelimki Bahçeli’nin bir başka engeli var, onu da ona karşı hatırlatabilirdim, kimbilir. Yeter ki kusur olduğuna karar verelim kimi şeylerin. Vurmak için öfkelenmeye bakar iş. Yanlış elbette.

Bahçeli de Çelik de şivelerinden ötürü dikkatimi çeken isimler değil. Bana ne ayrıca. Meramını doğru dürüst anlatabiliyorsa herkes kabulüm.
Hayatımı kolaylaştıran çok basit ilkelerim vardır. Onlardan biri de şudur pekala: “Varsın şiven bozuk olsun, kardeş, ağzın bozuk olacağına”.

Kerem Esenoğlu 'ın Son Yazıları