Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Kerem Esenoğlu

Ramazan’da

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:59 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:59

Beni bu zamanlama ilgilendiriyor. O kadar dikkatliler ki, nasıl bu kadar “ince” düşünebildiklerine şaşırıyor insan. Dün, Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta, Şiilerin yoğun yaşadıkları, Hizbullah’ın da güçlü olduğu güney bölgesinde bombalı araçla gerçekleştirilen saldırıda en az 53 kişi yaralandı. Şu satırların yazıldığı sıralarda ölü olup olmadığı belli değildi. Kimi kaynaklara göre çok sayıda ölü var.
Lübnan’da, Şiiler, sünnilerden bir gün önce oruç tutarak giriyorlar Ramazan ayına. Dün ilk gündü. İslami bir yardım kuruluşunun yakınlarında patlayan bomba bugüne kadar Hizbullah’a yönelik en büyük saldırı olarak kabul ediliyor. Geçen Mayıs’ta aynı bölgeye iki füze fırlatılmıştı. Sünni İslamcı teröristlerin saldırı için Şiilerin oruç tuttukları ilk günü tercih etmeleri, mezhepsel kinin ne boyutlarda olduğunu göstermesi açısından pek bir ibretliktir. Hassasiyeti kaşımanın ulaştığı son nokta bu.
Oysa Lübnan’da önemli bir güç olan Hizbulllah, Lübnan hükümetinde bakanları da var, ülkenin sosyal hayatında da büyük etkisi olan bir örgüt. Türkiye’deki Hizbullah ile karıştırılmamalı. İsrail’i durduran büyük bir askeri güç de aynı zamanda. Lübnan, İsrail açısından hedef haline gelmemişse bu Hizbullah sayesinde oldu. Ayrıca ülkedeki siyasi istikrarda da Hizbullah’ın çok olumlu bir rolü olduğu biliniyor. Dolayısıyla Sünniler dahil İsrail karşıtı tüm güçler Hizbullah’a çok şey borçlular. Ancak Hizbullah’ın Suriye iç savaşında Beşar Esad güçlerinin yanında olması, hatta ülkedeki İslamcı terörist gruplara karşı Esad güçleriyle birlikte savaşması, Lübnan’da sünnilerin tepkisine yol açtı. O nedenle uzun bir süreden beri Hizbullah’a yönelik saldırılar gerçekleştiriliyor sünnilerce. Daha da olacağa benziyor.
Ancak sonuncusu dahil hiç bir saldırıyı üstlenen olmadı. “Olağan şüpheliler” sünni örgütler tabii ki. Beşar Esad’ı destekliyor diye Hizbullah’ı vurmak İsrail’in işine gelen bir durum. Ama bunun sünniler açısından hiç bir önemi yok. “Mezhep taasssubu”nun aklını başından aldığı kesimler bunlar. İsrail’den çok Şiilere nefret duyuyorlar adeta. İsrail’in işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri’nde Hizbullah’la zaman zaman çatışması bu kesimler için bir şey ifade etmiyor. Hizbullah’ın yok olması onlar için daha önemli.
İslam dünyasında asla giderilemeyecek olan bu kopuşun siyasi yansımaları, tarafların bazen en olmadık merkezlerle işbirliği yapmalarına kadar gidiyor. Bu korkunç bir durum tabii. Hamas, İsrail tarafından diğer İslamcı örgütlere karşı kurulmuş bir örgüttü malum. Kurucuları arasında Mossad ajanlarının yanı sıra İslamcılar da vardı. Ki o islamcılar örgütü kuranların Mossad olduğunu biliyorlardı. Bu parçalanmışlık, ayrılmışlık emperyalist güçlerin başta Lübnan olmak üzere Ortaduğu’da dilediği gibi at koşturmasına yarıyor elbette. Mezhep düşmanlığı, imani tutumun en korkuç yanılgılarından biri. Lübnan’da bu en olumsuz haliyle yaşanıyor.
Lübnan, tam on dört yıl boyunca, müslüman-hristiyan, sünnü-şii çatışmalarının yaşandığı talihsiz bir ülke. Başka bir ülkenin bu kadar uzun sürmüş bir iç savaş trajedisi yok. Garip, acımasız, merhametten, akıldan yoksun bir coğrafyanın bu çok güzel ama talihsiz ülkesi, yeniden mezhep savaşlarının kuçağına düşebilir.
Bunun ne kadar kötü olduğunu sünni düşünmez. Düşünse hiç değilse Ramazan’ın ilk günü bomba yağdırmazdı Şilerin üstüne.
Dinde, imanda ayarı tutturamayanın, “zamanlama“daki başarısına bakar mısınız?

Kerem Esenoğlu 'ın Son Yazıları