Kerem Esenoğlu
Ponte dikkat etmeli
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:55 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:55
Kerem Esenoğlu’nun “Ponte dikkat etmeli” başlıklı yazısı 08 Mayıs 2013 Çarşamba tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
Bu Carla del Ponte’nin de başına bir şey gelir mi diye endişelenmeye başladım şimdiden. BM’nin Suriye’deki insan hakları ihlallerini araştırmak için kurduğu komisyonun üyelerinden biri olarak, Beşar Esad karşıtlarının hoşuna gitmeyecek bir takım lakırdılar etti geçen gün. Del Ponte, Suriye’de kimyasal silah kullanıldığı haberlerinin doğru olduğunu ancak sanılanın aksine bunu Esad rejiminin değil, muhaliflerin yaptığını açıkladı. Bu, Esad’a karşı hem uluslararası aktörleri hem de müdahale yanlılarının gerekçelerine inanmayanları harekete geçirmek için kullanılan bir propagandanın çürütülmesi anlamına geliyor. Dolayısıyla Del Ponte, ciddi anlamda fincancı katırlarını ürkütmüş görünüyor.
Yaptığı açıklamanın ardından çok zaman geçmeden yine BM’ye bağlı başka bir örgüt de, ki del Ponte bunun da üyesi, Suriye’de savaşan tarafların hiçbirinin kimyasal silah kullanmadığını açıklayarak del Ponte’yi yalanlama çabasına girdi. “İki taraf da kullanmadı” demek, Esad’dan çok muhalifleri aklama amaçlı bir açıklama belli ki. Önceki örnekleri hatırlatınca endişemde ne kadar haklı olduğum konusunda bana hak vereceksiniz. Malum, İngiltere’de savaş öncesi Irak’ta var olduğu iddia edilen kitle imha silahları konusundaki sayının abartma olduğu ortaya çıkmış, bunun suçlusu olarak gösterilen İngiltere Savunma Bakanlığı uzmanlarından David Kelly, evinin az ilerisinde ölü bulunmuştu. Kimileri intihar, kimileri cinayet demişti bu ölüm için. Kelly’nin sayıyı abarttığı mı yoksa bu tür silahların Irak’ta hiç olmadığını mı söylemeye hazırlandığı karanlıkta kaldı. Yani, konuşma ihtimali olan önemli bir figür ortadan kalkmış oldu.
Uluslararası Atom Enerji Ajansı’nın Başkanı Muhammed Ali Baradey de aynı dönemde Irak’ta nükleer ya da kimyasal silah bulunmadığını açıklıkla ortaya koyunca ciddi bir itibarsızlaştırma kampanyasıyla karşı karşıya kaldı. Emperyal güçlerin iddialarının tersinin söyleyenlerin başına nahoş durumlar geliyor yani. Bakalım Carla del Ponte’ye ne olacak? Bekleyip görelim.
Del Ponte’nin açıklamasının Recep Tayyip Erdoğan’ın işgüzarlığa soyunup Suriye’de kimyasal silah kullanımı olup olmadığını araştıracak bir komisyon kurup bulguları Barack Obama’ya götüreceğini söylediği zamana denk gelmesi pek bir ilginç.
Konunun uzmanlarından olan, bu alanda söz söyleme yetkisine sahip kurumlardan birinini üyesi olan del Ponte’den daha iyi bildiğini söyleyemez Erdoğan. Kaldı ki çabaları da taraftar birinin çabaları olduğu için ne kadar “objektif”tir tartışılır. Yani, kendine güveni tavan yapmış Erdoğan, Obama ile görüşmeye sandalı su almış bir biçimde gidecek. Türkiye Başbakanı hangi araştırmaya dayandıracak belgeleme çabasını bilemem ama araştırmalarını bizzat Suriye’de sürdüren del Ponte ile ekibi elbette kamuda, Erdoğan’dan daha inandırıcı.
Tabii del Ponte’nin açıklamasının emperyal güçlerin işine gelen bir yararı da var, o da şu: Suriye’ye bir askeri müdahale yapılmamasının gerekçelerinin birinin bu ülkede var olduğu iddia edilen kimyasal silahların, Esad sonrası kimin eline geçeceği kuşkusu olduğu bilinir.
Şimdi Esad kullanmadığına göre demek ki yok deyip, aşırıların eline geçme tehlikesi olan bir kimyasal silah sorunu da bulunmuyor diyerek Suriye’yi vurmak kolaylaşır. Mümkün bu.
Ama yine de Carla del Ponte takdiri hak ediyor. Büyük bir cesaretle, Suriye’ye yapılacak bir operasyonu dünya kamuoyunun gözünde meşru hale getirecek bir propagandayı ters yüz etti en azından. Erdoğan’ı bir taraftar olarak zor durumda bıraktı. Suriye’ye düşmanlığını Barack Obama üzerinde pazarlık konusu yapmaya niyetli olan Erdoğan’ın elinden bu büyük “silah”ı alabildi.
Ama ben yine de ciddi anlamda endişeliyim. Carla del Ponte’yi izleyelim.