Kerem Esenoğlu
Patriota
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:01 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:01
Brezilya’nınki işgüzarlıktı tabii. Bolivya’da, Evo Moreles yönetimini, elinde hiçbir kanıt olmadığı halde yolsuzlukla suçlayan, sonra da kalkıp Brezilya Elçiliği’ne sığınıp tam 452 gündür orada yaşayan Roger Pinto’yu, korsanlara yarışır bir operasyonla kaçırması tek kelimeyle rezalet. Ama sözünü edeceğim şey bu değil tabii. İki ülke arasında diplomatik bir krize yol açan bu olayda, Brezilya Dışişleri Bakanı Antonio Patriota’nın istifası benim ilgimi çekti. Dışişleri Bakanı istifası konusunda daha önce bir deneyimim olmadığı için pek bir beğendim adamın tutumunu. Etik sahibi olmak böyle bir şey. Çekip gitmeyi bileceksin zamanı geldiğinde.
Şimdi, şu Brezilya’nın kendisini ABD ya da İngiltere sanıp, Bolivya’nın egemenlik haklarını hiçe sayarak korsan mantığıyla adam kaçırması gerçekten şımarık bir tutum. Pinto denen adamın hakkında solcu Moreles hükümetinin ciddi suçlamaları var oysa. Pando eyaleti valisiyken, eyalet ekonomisine zarar vermek başta olmak üzere çeşitli suçlardan ötürü yargılanıyor. Bu durumdayken Brezilya elçiliğine sığınıp, bir de iltica talebinde bulunması Bolivya hükümetini haklı olarak kızdırdı. İltica talebi Brezilya tarafından kabul edilen Pinto’nun da ülke dışına çıkışına izin vermedi. Ölme riski var gerekçesiyle Brezilya eski valiyi kaçırarak Brezilya’ya getirdi.
Bu gerekçe, tabii ki insani. Pinto tabii ki ölüme terk edilmemeli. Ancak Bolivya’daki solcu hükümet, ülkedeki toprak ağalarının büyük direnişiyle karşı karşıya. Venezuela’yla olan dostluğundan ötürü de ABD ile hempalarının düşmanlığını toplamış durumda. Moreles’in ülkede uyguladığı halkçı politika, ülke tekellerinin işine gelmiyor. Böyle bir durumda Pinto’nun yargılanmadan kaçırılması, Bolivya’ya karşı yeni bir karalama kampanyasına dönüşebilir. Brezilya’nın “sözümona solcu” hükümetinin bu haltı yemesi bu açıdan önemli.
Patriota’nın istifasının nedeni ise, üstlerine danışmadan elçilikten adam kaçıran diplomatın sorumluluğunu üstüne alması. Ciddi bir siyasi terbiye ancak bunu yaptırabilir bir bakana. Tabii ki eğer “kendisinden habersiz” bir iş olduğu doğruysa, bakanın zaten istifa etmesi gerekir ki, bakanlığında olanı biteni bilmeyen birinin o bakanlıkta ne işi olabilir? Hiç haberi olmaması bir yana haberi olsaydı da zaten, büyük bir diplomatik rezalete imza attığı için istifası yine gündeme gelirdi.
Dışişleri Bakanlığı vazgeçilmeyecek bir post değil. Neden kimileri orda her şeye karşın bulunmakta ısrar ederler, anlamak mümkün değil. Politikası iflas etmişse, söyledikleri yalan çıkmışsa, onun yüzünden ülkesi yalnızlaşmışsa istifa etmesi gerekmez mi bir dışişleri bakanının? Antonio Patriota’nın istifası bu nedenle, “yahu bir diplomat yanlış yaptı diye istifa edilir mi” dedirtiyor insana. Edilirmiş demek ki. İstifasıyla hem Bolivya’dan bir anlamda özür dilemiş oldu hem de ülkesinin de uluslararası alanda zor duruma düşmekten az da olsa kurtarmış oldu.
Adamın soyadının “vatansever” olması boşuna değilmiş meğer. Bu gerçekten bu soyada uygun bir tutum.
Ahmet bey duydu mu acaba Brezilyalı meslektaşının istifasını?