Kerem Esenoğlu
Ne oluyor?
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:48 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:48
Kerem Esenoğlu'nun “Ne oluyor?” başlıklı yazısı 23 Ocak 2013 Çarşamba tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
Greater Kashmir gazetesini eline alanların yürekleri ağızlarına gelmiştir muhtemelen. Keşmir’in Hindistan kontrolündeki bölgesinin yerel yetkilileri, bir söylentinin, gerçeğinden daha tehlikeli olabileceğini öğrenememişler belli ki. Hindistan ile Pakistan arasında uzun yıllardır gerginlik konusu olan Keşmir’de, söz konusu yerel yetkililer tam anlamıyla halt ettiler. Öyle, böyle değil. Vatandaşları nükleer bir saldırıya karşı hazırlık yapmaya çağırdılar, söz konusu gazetedeki duyuruyla. Ama nasıl bir dille. Vatandaşlardan bugün, yarın, nükleer saldırı başlayacakmışcasına kendilerine sığınak yapmalarını, iki hafta yetecek kadar su ve yiyecek depolamalarını istediler. Keşmir’in Hindistan kontrolündeki en büyük kenti Srinagar’da, şaşkınlıkla karşılandı bu çağrı.
Aynı zamanda kimyasal ve biyolojik silah saldırısından nasıl kurtulunabileceğinin de anlatıldığı çağrıda, ailelerden evlerinin bodrumunda iki hafta boyunca kalabilecekleri, içinde tuvaleti de bulunan bir sığınak yapmaları, eğer bodrumları yoksa sığınağı bahçelerinde inşa etmeleri istendi. Sığınakta mum, pilli el feneri, radyo, uzun süre dayanan gıdalar ve su bulundurulması da bildirilen çağrıda saldırı süresince, nükleer kalıntı bulaşmış kişileri sığınaklarından uzak tutmaları da önerildi. Yani toplumsal dayanışmanın en gerekli olduğu zamanda, nükleer felaketin izini bedeninde taşıyanları açıkça ölüme terk etmeleri istenen çağrı işgüzarlık değilse, ciddi bir kötülük aslında. Kentte büyük bir korku havası yayıldı bir anda. Bölgede geçtiğimiz haftalarda yaşanan, 3 Pakistan, 2 de Hindistan askerinin ölümüyle sonuçlanan çatışmalarla kısa süreliğine ihlal edilse de, halen yürürlükte olan ateşkesin sağladığı olumlu havayı da etkiledi haliyle. İki ülke arasında bölünen bölgenin her iki taraftaki sakinlerinin birbirilerine daha fazla nefret duymalarına yol açan bir etkisi de var bu tür girişimlerin.
Sürekli teyakkuz halinde olunması, askeri kararların böyle bir ortamda daha kolay alınmasına, halk desteğinin kazanılmasına yarıyor. Yöneticilerin işine gelen yararları var bu ortamların haliyle. Hiçbir yetkilinin duruma ilişkin yorum yapmadığı çağrıyı, Sivil Savunma Genel Müfettişi ve aynı zamanda afet güçlerinden sorumlu yetkili Yoginder Kaul, “felaket yönetimi çalışmaları arasında normal bir çağrı” olarak değerlendirdi. Zatın normalden ne anladığı meçhul. Yapılan doğrudan doğruya evinizin bodrumuna ya da bahçenize sığınak yapın önerisini içeriyor. Eğer bu “normal”se, gerçek bir savaş durumunda aynı dil nasıl ikna edici olabilecek? Sivil savunmaya yönelik harcamaların ikiye katlandığı bu durumlarda, sivil savunma gereçleri satıcılarının bir hayli paralar kazandığı sır değil. En azından onlara böyle bir yararı var. 2003 yılında beri ateşkesin sürdüğü bölgede, daha önce hiç yapılmayan bu çağrının, geçtiğimiz haftalarda yaşanan olaylardan sonra gündeme gelmesindeki zamanlama dikkat çekici. Bölgenin iki tarafındakilerin birbirleriyle ticaret yaptıkları bir dönemde bu ticareti psikolojik nedenlerle zora sokan bir etkisi de oldu bu çağrının. Bölgede karşılıklı ticarette duraksamalar yaşanıyor şu an.
Hindistan ile Pakistan’ın başkentlerinde, bölgede yaşayan insanların fikirlerine de pek ihtiyaç duymadan aldıkları onlarca kararla yaşamın iyice zorlaştırıldığı bölgede bu tür çıkışların ciddi sonuçları olabilir. Nefreti diri tutan, sönmesini engelleyen teyakkuz durumları bunlar, hoş da değil. Keşmir bölgesinin statüsü konusunda yıllardır gerginlik yaşayan Hindistan ile Pakistan iki kez savaşmışlardı. Üçüncü bir savaş için her türlü ortam da mevcut. Bir kıvılcım an meselesi. Nükleer düğmeye basmaya hazır, devletin savunucuları oldukları gerekçesiyle birbirilerine saldırma konusunda hazır bekleyen aşırıların varlığı, bu kıvılcımın kendisi olabilir.
Bu nedenle şaşkın yetkililerin ne idüğü belirsiz çağrıları endişe uyandırdı, nükleer savaştan çok. Umarız böyle kalır, daha da ileri gidilmez.