Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Kerem Esenoğlu

Kazma

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:10 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:10

İslam dünyasının gelmiş geçmiş en “özgür düşünceli” şairi Ebu Nuvas, keşke Metin Külünk’le tanışabilseydi. Nuvas, günümüzden yüzlerce yıl önce, kimilerine göre büyük günahlardan olan şaraba da, eşcinselliğe de övgüler düzdüğü şiirleriyle bilinirdi. Şiirlerinde kendi yaşam deneyimlerinden de söz ederdi ki, İslam’ın yükselmekte olduğu dokuzuncu yüzyılda bunları yapmak cesaret ister. Nuvas’ın yaptıkları, -eğer- günahsa bunu, çok da müthiş bir alim olmasına rağmen, “günah işleme özgürlüğü” gibi akıllara seza bir gerekçeye dayandırdığını duyanımız, bilenimiz yok. Günah işleme özgürlüğü değil “özgürlük” adına yapmıştır ne yaptıysa. Dokuzuncu yüzyılda yaşamıştır ama Külünk beyden daha “çağdaş”tır.

İslam’da kapanmış olan “içtihad kapısını” son derece bencilce, faydacı bir gerekçeyle açmak “AKP dindarı” Metin Külünk beyefendiye nasip oldu. Ne Abdülkerim Süruşlar, ne Fazlulrahmanlar, bu Külünk adlı zat, İslam’da “reform” kapılarını açan yola soktu hepimizi. Yenilen her haltı “günah işleme özgürlüğü” gibi, biçim olarak son derece “liberal” bir anlayışla savunması fırsatçı bir karakterin kurnazlığı da olsa, islamda reform yanlıları minnet borçlu olmalılar Külünk’e. Allah ayağına taş değdirmesin Metin Külünk’ün, gazası mübarek olsun. Arsızın, hırsızın yüreğine su serpen bir “akp dindarı” olarak, arsızın, hısızın rehberi oldu. herhalde övünüyordur kendisiyle. “Özgürlük” ile “din” kavramının birbirine zıtlığını anımsatmaya gerek yok elbette. Ama Külünk bey, işine geldiğinde özgürlüğü, dinle birleştirebilecek kadar rahat bir “dindar”. Metin Külünk beyin “günah işleme”nin dışında “diğer özgürlüklere” nasıl baktığını da merak etmiyor değilim doğrusu.

Hırsızlığa, yolsuzluğa, insanın en müthiş kazanımı olan “özgürlük” çerçevesinde bakılması , bakan kişinin akıldan, fikirden, elbette ahlaktan da “özgür” olduğunun bir kanıtı. Kendilerine yaraması koşuluyla, karşı oldukları her şeyden yararlanan bir tür üretti bu toplum. 17 yüzyıldan bu yana bilim üretemeyen bir din olarak İslamiyet de memlekette Metin Külünk gibi birini yaratabildi. “AKP Dindarı” yeni bir figürdür. İmanı, ahlakı, iyiliği, her türden değeri, kendi yararına kullanan, bundan da kendisi gibilere “günah işleme özgürlüğü” türeten bir İslam çıkartan dindar tipidir “AKP Dindar”ı.

Külünk beyden “günah” kapsamını genişleterek kadınların başlarını açmalarını, erkeklerin haşema ile değil herkesin giydiği mayolarla denize girmelerini “günah işleme özgürlüğü” çerçevesinde savunmasını beklemek hakkımızdır. Hüseyin Üzmez’in Metin Külünk’le tanışmaması da adı geçen için büyük bir talihsizlik olmalıdır. “Günah işleme özgürlüğü”nü doyasıya, hakkıyla kullanan bir zattı Hüseyin Üzmez, ama onca rezilliğine rağmen “günah işleme özgürlüğü”nü kullandığını söylemedi 14 yaşındaki bir kız çocuğunu taciz ederken. Üzmez’den kaçmaya çalışıp, Külünk’e çarpan, sonra da “adam sapık mapık ama böyle bir laf etmedi” deyip yeniden gözleri neredeyse takdir duygularıyla Üzmez’i arayan, şaşkın, serseme dönmüş bireyler olduk ülkece. Sebebi Külünklerdir.

“Liberalizm de dinleşti birader” diye yakınlanan ABD’li evangelist tutucu rahat olabilir, çünkü, “dini liberalleştiren” bir Külünk bey var artık. Türkiye dindarından çok ABD’li Hıristiyan evangelist dindarın huzur içinde uyumasına vesile olan Külünk’ün Türkiye dindarını düşünmemesi doğal, çünkü Türkiye dindarı aslında uzuuuun zamandır uykuda zaten.

Yakınlarım bilir. İsimlere soyadlara çok ama çok takığımdır. Kimi insanların taşıdıkları soyadlarının, yapıp, etmelerine, her türden eylemlerine uygun olduğunu gördüğümde gülerim ama şaşkınlık duymam daha fazladır. Metin Külünk bunlardan biridir işte. “Taşları, kayaları parçalamakta kullanılan sivri kazma” anlamına gelen soyadıyla beyefendi benim yeni idolümdür.

Kalıbının adamı mı bilemem ama soyadının adamı olduğu kesin.

Hakkıyla taşıyor, daha ne olsun?

Kerem Esenoğlu 'ın Son Yazıları