Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Kerem Esenoğlu

Hoooobbb

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:01 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:01

İnsan özeniyor. Her ne kadar onları oy verip seçenlerden olmadıysam da şu seçilmişlerin siyaset dışı faydalı işlerine tanık olmak, “devlet büyüklerim”le gurur duymak isterdim. Bu tür bir gurur, “tıfıl karakterlerin” her ulusal başarıdan kendilerine de pay çıkarmak için üzerine bastıkları portakal sandığına benzer. Pek sağlam değildir temeli. Ama olsun, “bir başbakanım var, harika baston yapar” demeyi çok isterdim, örneğin. Abdülhamit marangozdu, eli de pek bir yatkındı ki, yaptıklarını etrafına dağıtırdı derler. Zatı-şahane, devlet işlerinden kaçtıkça soluğu özel marangozhanesinde alırdı. Neron’u hiç sormayın, ciddi ciddi kendisini pantomim sanatçısı sandığını yazar tarih. Oğul Bush’un da çiftliğinde öküzleriyle olmaktan çok mutlu olduğunu dile getirdiğini bilirim. Öküzler bu konuda ne düşünüyordu, onu da bilmek isterdim doğrusu. Birinin marangozhanede zaman geçirmesi, diğerinin kendine pandomime vurması, öbürünün öküzlerle hemhal olması herhalde tüm insanlık için soluk alabildikleri mutlu zamanlar olmuştur.

Ama tabii ben, bizimkiler de siyasetdışı işlerle uğraşsınlar da biraz rahatlayalım anlamında istiyor değilim bunu. Sahiden özeniyorum. Hadi hiçbir şey değilse bile tespih olsun üretebilseydi boş zamanında Recep bey, fena mı olurdu. Eli boş kaldıkça, işaret parmağı habire bir yerleri işaret ediyor ki, işaret edilen yerin abad olması mümkün değil. Elinin kalem tutmadığı malum, çakıya düşkün olduğu, onu sürekli yanında taşıdığı da sır değil. Ama gönül, üretemese bile elinde hiç değilse tespih bulunsaydı daha iyi olur diye düşünüyor. Doksan dokuz kez Allah demenin belki durdurucu, caydırıcı bir etkisi olurdu öfkeli Recep bey üzerinde.

Hayıflanıyorum, evet. ABD’nin kurucu babalarından Benjamin Franklin ki, ABD Bağımsızlık Bildirisi’ni hazırlayan üç kişiden biridir, paratoneri de, adını taşıyan sobayı da bulmuştur. Onlarca buluşun da sahibidir. Ama çok az kişi onun suni teneffüsün de bulucusu olduğunu bilir. Elektrik verdiği bir tavuk ölünce suni teneffüs yaparak hayata döndürmüştür. Hindi üzerinde deneyleriyle de meşhurdu. ABD Başkanlarından Thedore Roosvelt de -daha önce de yazmıştım-, dünyanın en önde gelen ayı uzmanlarından biriydi. Bu yararlı hayvan hakkında çok sayıda çalışması, kitabı vardır. Cengiz Han’ın boş zamanlarında top oynadığını da Jean Paul Roux’dan okumuştum. Bizimkinin de bir topçuluk macerası vardır ama pek başarılı olmadığını biliriz.

Uğraş iyidir. Kafayı dağıtır. Büyük emperyalist Winston Churchill’in bir duvar ustası olduğunu öğrendiğimde, halklar arasında duvar örme merakının en azından hobi düzeyinde Churchill’de zuhur etmesini pek bir garip bulmuştum. Şaka bir yana, gerçekten duvar ördüğü zaman, aklının daha iyi şeylere çalıştığı söylenir Churchill’in. Politikacı olmasaydı iyi bir romancı olacağı da ortak bir kanıdır. Demek ki meşgalesizlik, uğraşısızlık ciddi bir eksiklik. Bu eksikliği olmadık şeylerle, örneğin Ortadoğu dengeleriyle oynamakla, gidermeye kalkar kimileri ki, felaketimiz olur bu.

Bu nedenle diyorum, biraz sakinleşmesi için Recep beyin bir hobiye sardırması lazım. Şimdi kimileri Ortadoğu’yu, Suriye’yi, Mısır’ı karıştırmak gibi bir hobisi var işte diyecekler belki ama ben gerçekten, çok kişisel, çok özel bir hobisi olmasını beklerdim Recep beyin. Gözyaşını hobiden sayıyorsanız bakın o da pek mümkün ama eğer bu “hobi”yse bunu hepimizi üzer bir halde kullanıyor olması pek tatsız yine de. Yani sadece Mısır’da ölen 17 yaşındaki Esma için gözyaşı dökerken, Gezi Parkı protesto olaylarında hayatını kaybedenler için bunu yapmamak, hobi kavramına olan sempatimi alıp götürüyor haliyle.

Durumun her geçen gün vahim bir hal aldığını görüyoruz. Recep bey ile arkadaşlarının ülkeyi yönetemedikleri ortada. Kaçıp sığınacakları bir marangozhaneleri, bir ahırları, bir deney laboratuvarları olsa sakinleşecekler biraz. Bu olanaktan yoksun oldukları için hırçınlar. Elimizi çabuk tutalım. Bir hobi bulalım bunlara.

Yoksak memleketle “uğraşmayı”, “hobiye” çevirecekler.

Güme gitmeyelim.

Kerem Esenoğlu 'ın Son Yazıları