Kerem Esenoğlu
Dikkat imam...
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:05 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:05
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın diğer “fikir kardeşleri” gibi “istismar” konusunda bir becerikli olduğunu söylemeye gerek yok. Bu konuda inanılmaz bir mahareti olduğu, “herkesin genel doğrusu” olmuş düşünceleri(!) üzerinde düşünülüp taşınılmış kendi düşünceleriymişçesine, üstelik bir hayli kendinden emin bir biçimde savunmasından belli. Başbakanın, kamuoyunun görüşlerine itibar etmediği bilinmekle beraber, neredeyse usta bir istatikçi edasıyla, özellikle ahlak temelli görüşlerini dile getirirken referansını “millet”e (yani kamuoyuna) dayandırması elbette çelişik bir tutum. Ancak çelişkilerini bile, -yine istismar yeteneğinden ötürü- unutturmayı becerebiliyor, her seferinde.
Hayatında “yanıt”tan çok “soru” var Erdoğan’ın. Ama, kendini geliştirmekten çok “istismarcılığına” eşlikçi yaptığı , muhatabını başka mindere çekmeye yönelik “demogoji” içerikli sorular bunlar. Yoksa, soru-yanıt gibi mantık ya da akıl yürütmeyi gerektiren “aydınlanma” kavramlarıyla muhteremin elbette bir işi yok.
Recep bey İstatistiki bir kesinlikle (!) kızlı erkekli yaşamanın toplum tarafından istenmediğini ileri sürerken toplumun büyük kesiminde yaygın bir kanıyı dile getirdiğini iddia ediyor. Kanı, malum, tüm kızlı erkekli yaşamlarda mutlaka cinsellik olacağı saplantısı. Ülkedeki yüzbinlerce Recep Tayyip bundan çok eminler. Receptayyipgillerin, genelleme yaparak, kişilere haksızlık yapma, -o çok sevdikleri söylemle- “kula iftira” atma günahından hiç çekinmemeleri ne tuhaf bir durumdur. Kızlı-erkekli yaşamın “muhafazakar demokrat yapısına” uymadığını söyleyen Recep bey, receptayyipgillere Denizli’yi işaret etti sürekli. Üstelik, receptayyipgillere istismar malzemesi olacak bir başka haber de geçtiğimiz günlerde yine Denizli’den geldi. Bir öğrenci kız gayrimeşru bir çocuk dünyaya getirmiş, doğar doğmaz da onu öldürmüştü. Tam Recep beyin “kızlı, erkekli muhabbet bunlara yol açar” iddiasını/iftirasını güçlendirecek bir haber (!) bu.
Ancak, genelleme, özelden genel sonuçlar çıkarma konularında receptayyipgillerin önüne atılacak başka malzemeler de var. Bunu da hesaba katmalı Recep bey. Örneğin, “cami imamlarını toplu yaşam alanlarından ayrı tutmalı, çünkü bunlar kız çocukları ile genç kızlar için, özellikle kendi ailesindeki kızlar için ciddi tehlike arzediyorlar” dense, Recep beyin ağzını açmaması gerekir. Tabii ki tüm cami imamları için söylenmez bu, söylenmemeli de, ama kızlı erkekli yaşayan öğrenciler için de bir genelleme yapılmaması gerektiğini düşünmeyenlere, işte bu imamlar örneği verilebilir pekala. Madem tekil örneklerden genel bir yargıya varmak bu ülkede hiç bir ahlaki bariyere takılmadan dile getiriliyor, ben de ahlaki hiç bir bariyere -bir an-, takılmadan diyorum ki, cami imamları toplu yaşama alanlarından uzak tutulsun. En az Recep bey ile receptayyipgiller kadar haklıyım çünkü. Kars’ın Yakutiye beldesinde bir cami imamı hem de kız kardeşine, üstelik diğer erkek kardeşiyle birlikte yıllardır tecavüz etmekten tutuklandı. Reddetmek yerine de iş stresi yüzünden bunu yaptığını söyleyerek, alçaklığını kabul etti. Bir başka örnek de Afyonkarahisar’ın Sinanpasa ilçesine bağlı Karacaören köyünden. Bu köyde görevli, 2 eşli (allah gözünü doyursun) Zekeriya A. adlı imam da 20 yaşındaki genç bir kıza tecavüz etmek suçundan tutuklandı. Şimdi Recep bey gibi mi yapalım? “İmamlı kızlı bir arada yaşamak”, “sosyalist demokrat kimliğime uymuyor” diyerek, imamların şehir dışına sürülmesini mi talep etmeliyim? Çocuklara, imam gördü mü tüymesi gerektiğini mi anlatalım ya da?
Cinselliğin “çok mayınlı bir alan” olduğunu, buralara paldır küldür girilmemesi gerektiğini Recep beye anlatmanın imkanı yok. Kızlarla erkeklerin sevişmelerinin, imamların kızlara tecavüzünden daha doğal, ya da kendisi açısından kabul edilecek makullükte olduğunu anlayıncaya kadar Recep beyin karşısına bu imam rezaletlerini çıkarmak hakkımızdır. Okullarda, gencecik çocukların hayatlarını alt üst edecek, onları incitecek “genital organ gözlemciliği”nden çok, hayatlarından en makul olan haliyle bile cinselliği çekip aldıkları, bu yüzden en küçük bir fırsatı bile zevk alma şenliğine dönüştüren imamları eğitmeliler önce. Onları mutlaka kadınlarla bir arada yaşatarak eğitmeli. “Kızlı erkekli” imam eğitiminin nasıl sağlıklı sonuçlar verdiğine tanık oluruz böylece.
Başta Recep bey olmak üzere malum tayfanın “Kızlı, erkekli bir arada” saplantılardan, “akıllı, uslu” olgun tutumlara yönelmeleri hepimizi rahatlatacak. “Kızlı erkekli” cümleler kurmaktan vazgeçmeliler artık.
“Abdestli, namazlı” insanlara yakışıyor mu?