Kerem Esenoğlu
Bu, stratejik plan
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:00 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:00
Yıllar önce Yemen’de El Kaide başlatmıştı bunu. Cezaevindeki mensuplarını kaçırmak, onları ortada bırakmayan bir örgüt inancını yaygınlaştırdığı gibi, yetişmiş elemanlarını “düşmana” bırakmamasına da yarıyor. O nedenle örgütün en önemli eylem tarzlarından biri bu. Yemen’de 2006 ve 2011 yıllarında çok sayıda üyesini hapishaneden kaçırmıştı El Kaide. Önceki gün de Taliban böyle bir eylem gerçekleştirdi Pakistan’da. Polis üniforması giymiş onlarca militan, bastıkları hapishaneden tam 243 militanı “kurtardı”.
Tuhaf olan da teröristlerin yanlarında getirdikleri megafonla bazı mahkumlara isim isim seslenmeleri. Bu kadar eminlermiş demek ki baskını yapanlar. Kaçırılanlar arasında iki Taliban komutanı ile önemli eylemlerde yer almış 30 militan da var. Olay Pakistan’ın Hayber Peştunha eyaletine bağlı Dera İsmail Han kentinde gerçekleşti. 6’sı polis 12 kişinin hayatını kaybettiği saldırının büyük bir patlamayla başladığı, 70 kadar olduğu ve polis üniformaları giydiği belirtilen silahlı militanların roket güdümlü el bombalarıyla ve otomatik tüfeklerle ateş açtıkları kaydediliyor ki bunun ne kadar büyük bir ön çalışma gerektirdiği anlaşılabilir. Hapishanede yüzlerce Taliban üyesinin yansıra yasaklanmış gruplara mensup mahkumlar bulunuyordu. Abdül Hakim ve Hacı İlyas adlı yerel Taliban komutanının yanı sıra, geçen yıl Dera İsmail’de Muharrem ayında yas tutan Şiilere yönelik gerçekleştirilen saldırının bir numaralı zanlısı Velid Ekber’in de serbest kalanlar arasında bulunduğunu eklersek, eylemin ne kadar önemli olduğu konusunda kuşku kalmaz. Firarilerden 14’ü yakalanmış ama kabilelerin etkili olduğu bölgelere kaçtığı bildirilen diğer firarlerin yakalanmalarının zor olduğu da bir gerçek.
Bölgede bulunan Reuters muhabiri Katherine Houreld, BBC’ye yaptığı açıklamada “çok karmaşık” olduğunu belirttiği saldırıda “elektrik hatlarının havaya uçurulduğunu, duvarlarda gedik açıldığını ve takviye birliklerini tuzağa düşürecek hazırlıklar yapıldığını” belirtiyor ki, bu örgütün çok ama çok ciddi bir saldırı planı hazırladığını gösteriyor. Pakistan Talibanı Sözcüsü Şahidullah Şahid’in, saldırının sorumluluğunu üstendiklerini açıklaması tabii ki sürpriz olmadı. Son saldırı Taliban’ın, yönetimle mahkumların bırakılması konusunda görüşmeler yapmak yerine onları cezaevinden kaçırma stratejisinin bir parçası elbette. Pakistan yetkilileri, iki hafta öncesinden istihbarat aldıkları ancak saldırının bu kadar kısa süre içinde gerçekleşmesini beklemediklerini kaydetti ki, orada neyin ne zaman olacağına taliban karar veriyor demektir bu. Saldırıya uğrayan cezaevinin asırlık bir yapı olduğu ve yüksek güvenlik gerektiren mahkumlar için uygun olmadığını belirteyim.
Geçen yı Nisan ayında Pakistan’ın Bannu kentinde gerçekleştirilen hapishane baskınında yüzlerce mahkum firar etmişti. İslamcı terör örgütlerinin mensuplarını cezaevinden kaçırmaları stratejik bir planın parçası. 2006 yılında Yemen’de de aralarında 2000 yılında 17 Amerikan denizcinin öldüğü saldırının sorumlusu olan, başına 5 milyon dolar ödül konan Cemal Bedevi ile 2002 yılında bir Fransız petrol tankerine yönelik saldırının sorumlusu Fevaz el Rabie’nin de bulunduğu 23 El Kaide mensubu kaçmıştı. 2011 yılında yine Yemen’in liman kenti Aden’deki hapishaneden 10 El Kaide mensubu terörist tünel kazarak kaçmıştı.
Geçtiğimiz hafta da Irak’ın başkeni Bağdat yakınlarındaki Ebu Gureyb ve Taci cezaevlerine havan topu ve bomba yüklü araçlarla yapılan saldırılarda çoğu El Kaide mensubu 500 mahkum firar etmiş, olayda 25’i güvenlik görevlisi 41 kişi ölmüştü. Libya’nın Bingazi kentinde de geçtiğimiz Pazar günü Kuveyfiye Hapishanesi’nde önce isyan çıkmış ardından dışarıdan yapılan silahlı baskınla binden fazla mahkum kaçmıştı.
Yani Taliban ve El Kaide’de “işler yolunda”.