Kerem Esenoğlu
Bir tekme daha
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:09 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:09
ABD, şimdi Çin’den esaslı bir tekme yedi denebilir pekala. Çünkü, yıllardır Çin’e karşı desteklediği, bölgeye ilişkin politikalarında, açıkçası, kullandığı Tayvan, Çin’e yaklaşıyor artık. Çin ile Tayvan dün tam 65 yıl sonra ilk üst düzey resmi temasa başladılar.
Gerçi 1990’lardan bu yana, iki ülke arasında “yarı resmi” kurumlar aracılığıyla görüşmeler yapılıyordu ama üst düzey görüşme olarak bu ilk kez gerçekleşiyor. 1949’da, Çin iç savaşında Mao Zedung’a karşı yenilen, milliyetçi Çan Kay Şek iki milyon taraftarıyla Tayvan adasına çıkmış, orada bir devlet ilan etmişti. hepimiz Tayvan olarak biliriz ama bu ülkenin asıl adı Çin Cumhuriyeti. ABD dahil bir çok ülke tarafından da tanınmıyor ama ABD ile batı emperyalizminin tam desteğine sahip. Ülkedeki bu yumuşamanın mimarı ise, 2008 yılında başkan seçilen Çin’le ilişkilerin geliştirilmesinden yana olduğu için “Çin yanlısı” olarak tanınan Ma Ying-Cio. Dünkü görüşme Tayvan hükümetinin Çin ile ilişkilerinden sorumlu yetkilisi Wang Yu-chi ile Çin Halk Cumhuriyeti’nin Tayvan’dan sorumlu yetkilisi Zhang Zhijun arasında Çin’in nanjingk kentinde yapıldı. İki yetkili 14 Şubat’a kadar bir dizi görüşmenin planını hazırladılar. Tabii, uluslararası gözlemcilerin de belirttiği gibi bu görüşmelerden hemen bir şey çıkmayacak. Bu görüşmeler güven arttırmaya yönelik önemli temaslar elbette. Gerisinin gelmesi olasılığı da çok güçlü.
Uzun yıllar İngiliz yönetimindeki Hong Kong’un yönetimini devraldıktan sonra sermayesini de tamamen kontrol altına alan Çin’in bölgedeki ekonomik/siyasal gücü, bir teknoloji adası olarak bilinen Tayvan’la işbirliğini geliştirmesi halinde katlanarak artacak. Öyle ki kimi siyasal gözlemciler, bir birleşmenin bile sözkonusu olabileceğini dile getiriyorlar. Gerçek Çin’in kendilerini olduğunu söyleyerek yıllardır bir gerginlik yaşayan Çin ile Tayvan’ın ekonomik önceliklerden kaynaklanan bu yakınlaşmasının siyasi yansımaları da olacak elbette. Herşeyden önce ABD’nin Tayvan’ı uluslararası alanda Çin karşıtı politikalarında istismar etmesi zorlaşacak. Çünkü tanınmamış olmasına rağmen Tayvan’ın milyarlarca dolarlık ürünü batı piyasalarına ABD ile batılı ülkelere ait firmalar üzerinden giriyor. Bu Tayvan’ı her zaman kontrol altında tutabilecek bir silah olarak kullanıldı hep. Ancak bir de Çin gerçeği var artık. Hızlı büyümesi, ekonomik bir güce dönüşmesi, Tayvan’ı Çin’le daha yakın bir ilişkiye götürecek haliyle. Zaten dili, inanışları, kültürü aynı olan iki devletin birleşmesi için artık “moral hava” da pek bir uygun.
Yani ABD, bölgedeki planlarını yeniden gözden geçirmek zorunda kalacağı ilginç bir döneme giriyor. Tayvan artık elinin altında Çin için kullanacağı bir malzeme omaktan çıkıyor. Bu görüşmeler bir anlaşmayla sonuçlanırsa hem Çin’in ekonomik gücünden yararlanacak hem de bir gerginlik ortadan kalkacağı için Tayvan’ın işine gelen bir gelişme olacak bu. Dolayısıyla yediği bu tekmenin de acısıyla ABD ile müttefikleri, zaten kışkırtıp durdukları Tibet başta olmak üzere Çin’in sorunlu bölgelerinde yıkıcı faaliyetlerini yoğunlaştıracaklar. Bu tekmenin acısı bir şekilde çıkmak zorunda.
Çünkü tekme gerçekten esaslı bir tekme.