Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Kerem Esenoğlu

Beş ay sonra

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:05 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:05

Olur mu olmaz mı diye sürekli konuşulan bir konudur şu İskoçya’nın bağımsızlığı konusu. İskoç yurtseverleri, tam 306 yıldır egemenlikleri altında yaşadıkları Büyük Britanya Krallığı’ndan ayrılma konusunda bu kez çok somut bir adım attılar. Olur mu olmaz mı ayrı mesele ama bu kez çok ciddiler. Öyle ki tarih bile verdiler. Bağımsızlığa ilişkin olarak yapılacak referandumda halk ayrılma yönünde bir tutum sergilerse ülke, 24 Mart 2016’da İngiltere’den ayrılacak.

İktidardaki İskoçya Milliyetçi Partisi (SNP) (bakmayın milliyetçi lafı geçtiğine düpedüz, hem de bir hayli saygın sosyal demokrat partidir bu) öncülüğünde sürdürülen bağımsızlık kampanyasında ilk kez derli toplu, bir İskoç yetkilinin ifadesiyle, “bağımsız bir ülkede olması gereken tüm sorunların ele alınıp incelendiği” plan hazırlandı. Kamuya önceki gün açıklanan “İskoçya’nın Geleceği” başlıklı 649 sayfalık planda İskoçya’nın mali gücünün, bağımsızlık yolunda yapılan müzakerelerin, hazırlıkların, anlaşmaların ayrıntıları yer alıyor. Yani tam bir niyet, kararlılık var bu kez. Siyasal gözlemcilere göre, SNP, kesin tarihi, bir süredir 10 puan farkla önde görünen “evet” cephesini hareketlendirmek için verdi.

“Bu kez” deyip durmamın nedeni şu: İskoçya’da, İngiltere’den ayrılma düşüncesi pek taraftar toplamış değil. Bunda, Büyük Britanya kültürünün bir parçası olmadaki cazibenin yanısıra, ekonomik refahtan pay almanın da etkisi var kuşkusuz. Yüzyılları aşan beraberliğin getirdiği bir kültür birliği olduğu da inkar edilemez. Bu öylesine güçlü bir beraberlik ki, İskoç’a, kendi dilini bile kaybettiren İngiliz sömürüsünü de unutturmuş. Ama yine de, güçlü olmasa da bağımsızlıkçı bir damar var ülkede. Bağımsızlık hareketinin başını çekenlerden biri de James Bond filmlerinin büyük oyuncusu Sean Connery malum. Ancak Connery’nin bağımsızlıktan yana olmasına rağmen geçtiğimiz yıllarda İngiltere Kraliçesi Elizabeth’in elinden “Sir”lik ünvanı alması tuhaf kaçtı tabii biraz.

“Cesur Yürek filminde anlatılanların eksiği var fazlası yok” demişti tarih dersine giren hocam. İnanılır gibi değil ama o film sayesinde İskoç gençleri arasında bağımsızlık fikrine sempatinin arttığı bile söylenmişti. Ancak yaşamın gerçekleri çok farklı. Kopuş, kansız olacaktır muhtemelen ama, İskoçya’nın göbeğinden bağlı olduğu İngiltere’den ayrılmakla kaybedeceği çok şeyi olduğuna inananların sayısı da bir hayli fazla. Bana sorsanız bağımsızlık için her şey göze alınmalı derim ancak İskoç emekçisinin bağımsızlık talebinden çok haklarını kazanma çabası önde oldu her zaman İskoçya’da. Bağımsızlık onlardan ne götürür, hala tartışılan bir konudur bu. İngiltere’nin İskoçya’dan Sorumlu Devlet Bakanı Alistair Carmichael “ciddi siyasal sorunların gözardı edildiği” gerekçesiyle tepki gösterdi bu girişime elbette. O “siyasal sorunlar”ın ne olduğu konusunda siyaset bilen herkesin az çok fikri vardır.

Konuya ilişkin yapılan anketlerde İskoçların büyük bir çoğunluğu bağımsızlık fikrine sıcak bakmıyor. Ancak savunanlar ile karşı olanlar arasındaki farkın son zamanlarda azaldığı da belirtiliyor tabii. Demek ki kararsızlar karar verecek referandumda sonucun ne olacağına.

Beş ay bekleyelim, bakalım. Anlarız.

Kerem Esenoğlu 'ın Son Yazıları