Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Kerem Esenoğlu

Bangladeş’te 
ordu mahkemede

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:05 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:05

Konfeksiyon fabrikası facialarıyla adını duyarız ama Bangladeş büyük siyasi karışıklıklarıyla da aslında merakımızı uyandıran yoksul bir Asya ülkesi. uzun zamandan beri ülkenin pakistan’dan koptuğu 1971 Bağımsızlık Savaşı sırasında “düşman”a yardım ettikleri, katliamlara katıldıkları gerekçesiyle ülkenin önde gelen müslüman liderlerini birer birer yargılayıp ölüm cezasına mahkum eden ülkede önceki gün de çok önemli gelişme yaşandı ki, benzeri çok az ülkede görülür.

Dakka’daki bir mahkeme, 2009 yılında ülke tarihinin en büyük “askeri isyanı” olarak kabul edilen ayaklanmaya karışan tam 152 askeri ölüm cezasına çarptırdı. Bunların hepsi sınır muhafızları. Mahkeme 160’a yakın sınır muhafızı askeri de ömür boyu hapse mahkum etti. 263 sanığın beraatine karar veen mahkeme 23 sivili de komplo kurmaktan ötürü suçlu buldu. Bu mahkemenin ilk hükmü. Gerisi gelebilir deniyor. ugüne kadar aynı suçlamayla yargılanan askerlerin sayısının 800’ü geçtiğini de ekleyeyim de durumun çarpıcılığı anlaşılsın iyice.

Bu ayaklanan askerlerin amacı sanıldığı gibi darbe yapmak değildi. Ayaklanmalarının nedeni çok az maaş almaları, bazı ayrıcalıklara sahip olma taleplerinin kabul edilmemesi. 25 Şubat 2009’da ayaklanan askerler komutamalrından 57’sini öldürdükleri gibi 74 de sivili katletmişlerdi. Silahlı gücün hak araması da böyle oluyor işte.33 saat süren isyan boyunca ülke çok ciddi bir tehlike ile de karşı karşıya kalmıştı.

Askerlerin katliamı elbette savunulamaz. Bu açık. Ancak Bangladeş’de askerler de işçiler gibi. Ciddi ekonomikl sorunları, bu sorunların çözümü için talepleri var. Hiçbir bugüne kadar yerine getirilmiş değil. Sanıkları mahkum eden hakim de bu gerçeği kararı açıklarken “askerlerin koşulları iyileştirilmeli” diyerek dile getirmiş oluyor. Ekonomik açıdan felaket boyutlar olan bu güzel insanlar ülkesi, Pakistan’dan koparken çok sancılı bir dönem yaşamıştı. Doğu Bengal olarak koptuktan sonra adı Bangladeş olan ülke dünyanın en yoksul ülkelerinden biri. Tutucuculuğun da tavan yaptığı ülkede, birbirlerine rakip iki kadın politikacının ki başbakanlık da yapmışlardır, bulunması tezat gibi geliyor. Ama böyle bir ülke Bangladeş. Ciddi bir Hindistan hezeyanı var ülkede. pakistan’dan koptukları halde bu ülkeyle kardeşlik bağları çok güçlü ama muhalefet ülkedeki her melaneti Hindistan’a bağlamsıyla biliniyor. Bir çok muhalefet liderinin iktidarın Hindistan destekli olduğu yolunda söylentileri, kendi tabanları arasında özlelikle yaydığını duyarım. Bu kadar yoksul ülkenin bir bankacılık mucizesine yol açması da ilginçtir. Sanırım bu projesiyşe Nobel ödülü almış bir bankacı, düşük fazili krediler vererek aralarında ev kadınlarının da bulunduğu kişilerle, küçük işletmecileri ticaret yapma şansına kavuşturmuştu. Kendi yağıyla kavrulma denecek bu proje sayesinde ülkede yüzbinlerce kişinin yoksuluk sınırının altına kalmaktan kurtuludğu çok yazılıp çizilmişti.

Ülke bağımsızlıktan sonra iç hesaplaşmalardan kurtulabilmiş değil. Ülkenin büyük lideri Mucibirrahman’ın suikast sonucu öldürülmesi ülkenin her anlamda kalkınma hamlesine ciddi darbe vurmuştu. O gün bugündür darbelerle, siyasi cinayetlerle, nihayet çok ölümlü iş kazalarıyla gündeme geliyor ülke.

Yoksul olmanın bu tür acıları var işte.

Kerem Esenoğlu 'ın Son Yazıları