Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Kerem Esenoğlu

Af

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:10 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:10

İnsan hakları savunucularını sevince boğan haber Hindistan’dan geldi. 1991 yılında beraberindeki 17 kişiyle beraber ofisine dönerken uğradığı intihar saldırısında hayatını kaybeden eski Başbakan Rajiv Gandi’nin katil zanlılarının üçünün ölüm cezaları ömür boyu hapse çevrildi. Sevincin nedeni bu. Ölüm cezalarına karşı olanlar açısından kelimenin tek/tam anlamıyla bir zafer bu. Doğrusu ben de sevindim gerçekten. Ancak böylesi adalet de olmaz olsun diyor insan yine de. Çünkü birinin Hindistan, diğer ikisinin Sri Lanka vatandaşı olduğu belirtilen zanlıların tam yirmi yıl boyunca tutuldukları hapishanede ölümü beklemeleri nasıl bir şeydir anlayabilir herkes.

Mahkemenin verdiği karar aslında teknik bir nedene dayanıyor, görünürde. Çünkü zanlıların tam 11 yıl boyunca bulundukları af talebinin hiç bir gerekçe gösterilmeden ertelenmesi bu kararın “gerekçesi”. Hindistan siyasi tarihinin en genç başbakanı olan Rajiv Gandi, iktidara geldiği sırada bağımsızlık talebiyle ortaya çıkmış bulunan Tamil Nadu eyaleti ayrılıkçılarına karşı sert bir tutum takınmış, bu talep kanlı bir biçimde bastırılmıştı. Suikastin gerekçesi bu. Düyanın en büyük demokrasi dedikleri kadar var Hindistan için. Başta büyük suikastlar olmak üzere ülkeyi her anlamda sarsan siyasi kargaşalara rağmen parlamentonun kapısına kilit vurmak bu ülkenin geleneğinde yok. Sayısı neredeyse bilinmeyen dillerin/dinlerin, ucsuz buçaksız bu ülkesi “kendine özgü” demokrasisini bugüne dek hep koruyageldi. Soğuk Savaş döneminde Bağlantısızlar Hareketi’ndeki ağırlığıyla, özellikle nükleer silahlar konusunda oynadığı olumlu rolle de saygın bir ülke olageldi hep.

Hindistan, hızla gelişmekte olan ekomomisiyle milletler/dinler çatışmasını, tamamen ortadan kaldıramasa da, aza indirmeyi başarmış bir ülke. Genç Gandi’nin iktidar olduğu dönemde ayrılıkçılık talepleri yaygındı. Uzun zaman geçti aradan. Ülkenin, güçlü Tamil hareketi de ayrılıkçı istekleri artık dile getiremeyecek kadar Hindistan milletler topluluğu içinde yer edindi. Bu nedenle, Tamil topluluğa jest sayılabilecek bir karardır sözünü ettiğim karar. İç barışın sağlanmasına katkıda bulunma amacı taşıdığı belli oluyor.

Tavizin, gerçekten yararı olduğunu inanılıyorsa nasıl kullanılabileceği konusunda iyi bir örnektir bu. İnsan hakları açısından da Hindistan’a puan kazandırdığı inkar edilemez. İç barışını kısmen de olsa sağlamış Hindistan’ın saygınlığına gölge düşürecek gelişme olarak ABD ile özellikle hep karşı karşıya geldiği nükleer konusunda uzlaşmaya girmesi can sıkıcıydı tabii ki. ABD ile bu konuda özel bir anlaşması olnuştu Hindistan’ın. Bölgede ABD ağırlığını da arttıran bir etkisi oldu tabii bunun. Eyaletler arasındaki gelir dengesinin yavaş yavaş kapatıldığı, etnik çatışmaların eskisi kadar sık yaşanmadığı Hindistan’da, Gandi zanlılarının bir anlamda hayatlarının bağışlanması kararı Gandi klanının tepkisine de yol açabilir mi? Açmaz gibi görünüyor. Çünkü Hindistan’ın ekonomik gelişmesinin herkesi “susturan”, bu gelişmeden pay almalarını sağlayan yararlarının herkes farkında. Sorunların çözümünün ekonomik gelişkinlik olduğunu iddia ettiğim sanılmasın tabii. Ama bu “sessizliğin” sağlanmasında elbette büyük yararları var.

Çöküş başlayıncaya kadar en azından.

Kerem Esenoğlu 'ın Son Yazıları