Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Erhan Nalçacı

Erhan Nalçacı

Bir bütünleşme süreci olarak sosyalizm

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:37 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:37

Yunanistan ve Porto Riko’nun ardından birçok ülkenin iktisadi olarak iflasa sürüklenmesi bekleniyor. Kapitalizmin krizi emekçi sınıfları düzene bağlayan bağları parçalayarak derinleşiyor.

Bizim gibi ülkelerde bir haydutlar çetesinin elinde kronikleşen siyasi kriz düzen içi çözümleri zayıflatıyor.

Her yerde silahlar çekiliyor. Rus haber ajanslarına bir göz atın, bir savaş bültenine benziyor.

Ve ABD yağma düzenini sürdürmek için müdahale ettiği hemen her yerde çarşafa dolanıyor.  Kendi ülkesinde bile insanları hapishaneye doldurmadan, öldürmeden yapamıyor.

Bu koşullarda bir çıkışın örgütlenebilmesi için güçlü ve ortaklaşılmış bir programa ihtiyaç var.

Bir kez daha sosyalizmi hatırlamanın zamanı.

Sınıflı toplumların parçaladığı, lime lime ettiği insanlığı bütünleştirme süreci olarak…

***

Sosyalizm her şeyden önce birbirinden kopartılan, rekabet içinde yalnızlaştırılan, atomize edilen insanların bütünleşme sürecidir. Dayanışma içinde birlikte üreten, birlikte yaşamı örgütleyen, dinlenmeyi, eğlenmeyi bu kolektif kültürün üzerine inşa eden bir süreç olarak görülmelidir.

Sosyalizm; kadın ve erkeğin bütünleşme sürecidir. Özel mülkiyet düzeni kadını ve erkeği birbirinden koparmış, toplumsal eşitsizliğin en belirgin yanlarından biri haline getirmiş, aşkı, sevgiyi ve emeği birbirinden ayırmıştır. Sosyalizm bunların tekrar bütünleştiği sürecin adıdır.

Sosyalizm; binlerce yıllık sınıflı toplumlarının parçaladığı emek sürecinin yeniden bütünleştirilmesi işlemidir. Birbirinden kopartılan kol ve kafa emeği, kullandığı makinenin, telefonun vb. nasıl çalıştığını bile bilmeyen, bütününü göremediği süreçlerin küçük bir parçasını üreten geniş emekçi yığınlarından yeni bir insanın yaratılmasıdır. Yeni insan, katıldığı emek sürecinin felsefesini, bilimini ve estetiğini bütünleştiren kolektifin üyesi olacaktır. 

Sosyalizm, binlerce yıldır dayatılan yönetici/yönetilen tabakalaşmasının ortadan kaldırılma sürecidir. Kapitalizm ancak kendi sınıfına ihanet etme potansiyeli olan emekçileri yönetici yapar. Büyük tekellerin mülkü haline gelen bu dünyada emekçi sınıfların başka bir koşulla bu mülkü yönetme şansı bulunmuyor.  Yerelleşme, demokratikleşme ve özerklik; üretim, hizmetler, ticaret ve bankalar bütün toplumun malı yapılmadan bir zırva olarak kalmaya mahkum.

Sosyalizm köy ve kentin bütünleşme sürecidir. Tarım modern ve kolektif üretimin konusu olurken, kentlerin insanın doğaya ve insanın insana yabancılaşmasının mekanı olmaktan kurtulmaya başlamasıdır.

Sosyalizm en nihayet, ulusların bütünleşme sürecidir. Uluslaşma tarihsel olarak feodal parçalanmışlığa karşı bir ileri adımdır, ancak en iyi biz biliyoruz belki, halkların birbirine düşman edilmesi, katliamlar, büyük göçler ve asimilasyon politikaları ile ilerlemiştir. Sosyalizm, bu parçalanmışlığı telafi etmek, halkları bir kültürel zenginlik içinde bütünleştirmek için büyük bir olanak sunuyor.  

Emperyalizmin, sınırlara müdahale etmek üzere yaptığı her operasyon köleleşme, yağma ve katliamlarla gidiyor. Oysa arifesinde olduğumuz alt üst oluş döneminde,  bir dünya sosyalizmine doğru ilerleme şansı var ve dünyanın da bundan başka bir şansı yok.

***

Neden yalnızlaştırılmış, çürütülmüş, geleceksizleştirilmiş, anlamsızlaştırılmış hayatımızdan sıyrılmayalım, neden insanlığın geleceği ve sosyalizm için bir rol oynamayalım.

Sosyalizmin inşası, insanlığın göreceği bu en büyük sıçrama, yaşayan herkese tarihsel bir rol oynama fırsatı veriyor.

 

Erhan Nalçacı 'ın Son Yazıları