Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Sömürmek serbest, hile yapmak suç!

Söz konusu kapitalizm olduğunda hiçbir önemli mesele birkaç güç ve yetki sahibinin kötü niyetiyle açıklanamaz. İşin kökeninde kapitalizmin finansallaşmış işleyişinin kendisi var. Yani sermaye egemenliği var. Paranın para kazanmak için dolaşıma sokulduğu bu çark daha baştan çürük!

Yayın Tarihi: 26.09.2026 , 23:55 Güncelleme Tarihi: 27.09.2026 , 00:01

Çalışanın mutlaka geçimini sağlayacağı, bir şeyler üretmenin, alın teriyle kazanmanın insana mutluluk vereceği, emeğin en yüce değer olduğu söylenir. Çalışır, üretir, kazanırsınız. Ekmeğinizi taştan çıkarırsınız. Kendinize, ailenize, sevdiklerinize insanca koşullar sağlamak, geleceğinizi güvence altına almak, biraz olsun huzur içinde yaşamak için…

Borsa ekranlarında ise sebat yoktur, emek yoktur, üretim yoktur. Paranın saniyeler içinde el değiştirdiği işlemler, milyarlarca liralık hareketler, “profesyonel yönetim” ve “güvenli yatırım” vaatleri vardır. Borsada alın teri para etmez; mesele, sahip olduğunuz parayı oturduğunuz yerden, mümkün olan en kısa sürede daha fazla paraya dönüştürmektir.

İşte Türkiye aynı anda bu iki manzarayı yaşıyor. Bir tarafta paradan para üretmenin aracı olan borsa lağımında gereğinden fazla büyümüş lağım fareleri; diğer tarafta hayatını idame ettirebilmek, çalışmak, didinmek ve biraz olsun mutluluk bulmak için uğraşan insanlar…

“Para için değil, onurum için” diyerek Anayasa Mahkemesi önünde yaşamına son veren emekli polis Ali Şekeroğlu’nu saygıyla anıyoruz. Fon soruşturmasıyla aynı günlerde yaşanan bu intihar, aslında bu iki dünya arasındaki uçurumu bütün çıplaklığıyla gösteriyor.

***

Biliyorsunuz, SPK 17 Eylül’de 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar verdi. Bu fonlarda yaklaşık 456 bin yatırımcı bulunuyor. Şirket yöneticileri ve çalışanları da dahil olmak üzere çok sayıda kişi hakkında işlem yapıldı, bir kısmı tutuklandı. Yüz binlerce insanın birikimi bu mekanizmanın içine girmişken müdahalenin neden ancak bu aşamada gerçekleştiği sorusu orta yerde duruyor elbette.

Ancak biz baştan söyleyelim, söz konusu kapitalizm olduğunda hiçbir önemli mesele birkaç güç ve yetki sahibinin kötü niyetiyle açıklanamaz. İşin kökeninde kapitalizmin finansallaşmış işleyişinin kendisi var. Yani sermaye egemenliği var. Paranın para kazanmak için dolaşıma sokulduğu bu çark daha baştan çürük!

Borsa kendi başına bir değer yaratmaz. Finans kapitalin temel işlevi; patronlara sermaye toplamak, onlara likidite sağlamaktır. Bunu yaparken para artık üretimin finansmanı olmaktan da çıkar, kendi başına bir kazanç alanına dönüşür. Borsa bunun en kristalize biçimlerinden biridir. Küçük birikimler devasa fonlarda toplanır ve finansal araçların kendisi birer servet yaratma mekanizması gibi sunulur.

Her küçük insana, “Paran varsa paranı çalıştır” diye fısıldarlar. Ama kimin parası daha hızlı çalışır?

Üç kuruşluk birikimini yıllarca korumaya çalışan, “enayi” durumuna düşmemek için parasını oradan oraya taşımak zorunda hisseden emeklinin mi, yoksa piyasadaki fiyat hareketlerini etkileyebilecek büyüklükte sermayesi olanların mı?

Manipülasyonun, spekülasyonun ve içeriden bilgi kullanımının birbirine değmeyi geçip iç içe girdiği, bütünleştiği yer işte burası.

Burjuva hukuku bunları birbirinden ayırıyor. Spekülasyon yasal, manipülasyon suçtur diyor. Çünkü bekleneceği üzere, büyük sermayenin piyasadaki hareket alanıyla küçük birikim sahiplerinin hareket alanı arasındaki eşitsizliği göz ardı ediyor. Zaten burjuva hukukunun bütün kanun kitaplarını açın; hakları, özgürlükleri ve “kanun önünde eşitliği” inceleyin. Kâğıt üzerinde herkes eşittir. Fakat bu hakları kullanabilmenin, bu özgürlüklerden yararlanabilmenin maddi koşulları eşit değildir. Haklarınızı, özgürlüklerinizi paranız oranında kullanırsınız.

Eh, borsada da herkes görünüşte özgürdür.

Küçük birikim sahipleri fiyatlara bakar, yükselişten heyecanlanır, düşüşte gerilirler. Büyük sermaye ise fiyatları etkileyebilecek güce sahiptir. Küçükler seyirci olarak oyuna dahil olur; büyükler oyunun kurallarını ve yönünü belirler.
Mekanizmanın içinde kalanlar her durumda büyük sermayeye çalışmış olurlar çünkü mekanizmayı işletirler. Sermaye büyür, finansal sistem komisyonunu alır, büyük sermaye yeni birikim alanlarına yönelir…

Piyasa denilen şeyin ne kadar “eşitlikçi” olduğunu görmek istiyorsanız, borsaya bakmanız yeterlidir.

***

“Bahsin yasadışısı yasalı olmaz. Kumar kumardır!” diyen çok insan var, değil mi? Helal olsun onlara. Doğrusunu söylüyorlar. 
Peki, borsanın yasadışısı yasalısı olur mu? Piyasanın iyisi kötüsü olur mu?

Bunları da iyi düşünsünler.

Birileri parasını işletiyor.

Birileri ay sonunu getiremiyor.

Birileri borsa ekranındaki iniş çıkışlardan milyonlar kazanıyor.

Birileri yıllarca çalıştıktan sonra emekli maaşıyla yaşayamıyor.

Birileri servetine servet katarken, başkaları yaşamak için elindeki son birikimi “güvenli fon” diye piyasaya yatırıyor; parası buharlaşıyor.

Piyasa mekanizması…

Borsada hile yapmak suç, peki.

Borsa mekanizmasının kendisi hile değil mi?

İnsanın insanı sömürmesi serbest mi?

İnsanı paranın önüne koymayan bu düzenden ne zaman çıkacağız?

Yazarın Son Yazıları