Atilla Özsever
'Mezarda emeklilik' hortlatılıyor!
Yayın Tarihi: 11.10.2025 , 23:43 Güncelleme Tarihi: 12.10.2025 , 00:05
AKP, emeklilik yaşının daha da yükselmesi için kamuoyu oluşturmaya çalışıyor. AKP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekçi, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, “Emeklilik yaşı çok düşük. Bu konuda ‘gelecek nesillere ihanet’ denebilecek kadar iddialı bir şey söyleyebiliriz. Kesinlikle emeklilik yaşıyla ilgili bir düzenleme yapılmalı. Ve bir daha da dokunulmamalı” şeklinde görüş belirtti.
2008 yılında AKP tarafından çıkarılan 5510 sayılı yasayla kadınlarda 58, erkeklerde 60 olan emeklilik yaşı, kademeli olarak yükseltilmişti. 5510 sayılı yasaya göre, emeklilik yaşı 1 Ocak 2036’dan itibaren kademeli olarak 65 yaşına kadar yükseltiliyor.
AKP’li Zeybekçi’nin açıklaması dikkate alındığında 2036’ya gelmeden önce mi bir yasal düzenleme düşünülüyor, bu konu belirsiz kaldı. Ancak Cumhurbaşkanlığı 2025 Programı ve AKP’li Grup Başkanı Abdullah Güler’in açıklamaları dikkate alındığında konu ve niyet yavaş, yavaş netlik kazanıyor.
Esas hedef 70 yaş
Cumhurbaşkanlığı’nın 2025 yılı programında, 65 yaş ve üstü nüfusun zaman içinde toplam nüfusun içindeki payının giderek arttığı öngörülerek“Demografik yapıdaki bu değişimlerin işgücü piyasaları, sosyal güvenlik sistemleri, kamu maliyesi ve finansmanı üzerinde daha fazla yük oluşturması beklenmektedir” deniliyor.
Yani, “yaşam süresinin uzaması” bahanesiyle emeklilerin “bütçeye yük” olduğu öne sürülüyor.
Yine aynı yıllık programda, 65 yaşındakilerin hayatta kalma beklentisinin 2025’te 18 yıl olduğu hesaplanarak “Doğuşta beklenen yaşam süresindeki artışa uyumlu olarak emeklilik yaşının belirlenmesi için otomatik ayarlama mekanizmalarına ilişkin çalışmalar yapılacaktır” şeklinde bir ifade yer alıyor.
Cumhurbaşkanlığı’nın 2025 yılı programından anlaşıldığına göre, 65 yaşın da yeterli olmadığı emeklilik yaşının daha yukarılara çekilmesi gerektiği ima ediliyor.
Öte yandan AKP Grup Başkanı Abdullah Güler de bir süre önce yaptığı bir açıklamada, emekli sayısının fazla olmasından yakınarak emeklilik yaşının 70’e çıkarılması gerektiğini, bununla ilgili yeni çalışmalar yaptıklarını ifade etmişti.
'Bu, mezarda emekliliktir'
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Taşcıer ise, AKP Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekçi’nin emeklilik yaşının artırılması gerektiği yönündeki açıklamalarına tepki gösterdi.
CHP’li Taşçıer, ''Türkiye’de emeklilik yaşı, 2035 sonrası kademeli geçişle her iki cinsiyet için 65 yaşta eşitlenecektir. Buna rağmen yeni bir artış gündeme getirmek, milyonlarca emekçi için 'mezarda emeklilik' anlamına gelir '' diye görüşünü belirtti.
Gamze Taşçıer,“Gerçek çözüm, çalışma yaşamında gelir adaletini güçlendirmek, kayıt dışılığı önlemek, kamunun sosyal güvenlik sistemine katkısını artırmak ve herkes için insanca bir yaşam standardını güvence altına almaktır” dedi. (Emeklilik yaşı değil sefalet ücretleri sorun, Birgün, 8 Ekim 2025)
OECD verileri
Çalışma ekonomisi uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik de, OECD verilerini örnek göstererek “Türkiye’de emeklilik sonrası ortalama ömür beklentisi erkeklerde 18 yıl 1 ay, kadınlarda 23 yıl 6 ay. OECD ortalaması ise 19,5 ve 23,8 yıldır” diye görüş belirtti. (Elif Özge Yalçın, “Emeklilik yine hedefte”, Cumhuriyet, 9 Ekim 2025)
Aziz Çelik, emeklikte ortalama ömür beklentisine bakmadan, ülkelerdeki çalışma koşullarını, toplam fiili çalışma süresini, iş güvencesini hesaba katmadan sadece yaş üzerinden emeklilik sistemi tartışmanın yanlış olduğunu ifade etti.
Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin temel sorununun yaş olmadığını ifade eden Çelik,”Sorun düşük istihdam, düşük ücret, yüksek kayıt dışılık ve düşük kamu katkısı. Yaş tartışması hedef saptırmadır” dedi.
Üç temel sorun
Görüldüğü gibi esas sorun, istihdamın yeterli düzeyde olmayıp çalışan nüfusun düşük ücret alması, dolayısıyla sigorta gelirlerinin azlığıdır. Öte yandan kayıt dışı çalışma, yüzde 30 dolayındadır, dolayısıyla çalışan nüfusun nerdeyse üçte birinden yasal anlamda bir sigorta primi kesilmemektedir.
Üçüncü bir faktör ise, sosyal güvenliğe olan devlet katkısının düşüklüğüdür. Yine Prof. Dr. Çelik’in verdiği bilgiye göre dünyada emekliler için hükümet harcamalarının GSYH’ye (milli gelire) oranı yüzde 7,9 iken Türkiye’de bu oran 4,3’tür.
Emekliler için Doğu Avrupa ülkelerinde GSYH’nin yüzde 9,3’ü, Batı Avrupa ülkelerinde yüzde 11,3’ü oranında kamu harcaması yapılıyor. Türkiye, emeklilik harcamalarına en az kaynak ayıran ülkeler arasında bulunuyor.
Sonuç itibariyle AKP Hükümeti, “kaynak yok” iddiasını öne sürerken bütçeden faize rahatlıkla kaynak bulunduğuna göre, önemli olanın kaynakları kimin için, yani hangi sınıfların çıkarına kullanıldığıdır.
AKP’nin ileri gelenleri, emeklilik yaşının yükseltilmesi için kamuoyunda bir nabız yoklaması yapıyorlar. Zaman ve zeminin uygun bulunduğu anda, yasal çerçevede “mezarda emekliliği” hayata geçirmeye çalışacaklardır. Emek örgütlerinin uyanık olması gerekiyor…