Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Atilla Özsever

Atilla Özsever

Boykot, Migros direnişini güçlendirir!

Migros depo işçilerinin sefalet zammını kabul etmeyen direnişi, 16 gündür devam ediyor. Patron Tuncay Özilhan’ın villası önünde toplanan işçiler, 3'ncü kez gözaltına alındı, geç saatlerde bırakıldı. Migros mağazalarındaki tüketim boykotunun daha etkili olması halinde direnişin kazanım sağlayabileceği belirtiliyor…

Yayın Tarihi: 07.02.2026 , 23:29 Güncelleme Tarihi: 08.02.2026 , 00:48

Migros depo işçilerinin yüzde 28’lik “sefalet zammı” dayatmasına karşı başlattıkları direniş 16'ncı gününü doldurdu. Bir kez daha Migros’un da bağlı olduğu Anadolu Grubu’nun sahibi Tuncay Özilhan’ın Beykoz’daki villasının önünde toplanan işçiler, önceki gün (6 Şubat 2026) üçüncü kez gözaltına alındı, gece saatlerinde serbest bırakıldı.

Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-SEN) öncülüğünde direnin işçiler, 6 Şubat günü “Hakkımız olanı istiyoruz” şeklinde sloganlar atarak patron Tuncay Özilhan’ın villasının önünde toplandı.

Migros depo işçilerinin direnişine desteğe gelen Umut-Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu,  burada yaptığı konuşmada, “Direnişimizin yaygınlaşması lazım. Vatandaşları, dayanışmaya çağırıyorum, Migros mağazalarında alışveriş yapmasınlar, kasa kilitleme eylemlerine başvursunlar” dedi.

DGD-SEN Genel Başkanı Neslihan Acar da “Bu direniş sadece Migros işçilerinin direnişi değildir. Biz kazanırsak milyonlarca emekçi de hak talepleri için ayağa kalkacaktır, konfederasyonların kapılarına gidecektir. Aynı zamanda halkımızın da somut dayanışmasına ihtiyacımız var” diye konuştu.

Emniyet güçleri daha sonra işçileri ablukaya aldı. DGD-SEN’den yapılan açıklamaya göre, polisin müdahalesi sonucu 60 kişi gözaltına alındı. Sendika Başkanı Neslihan Acar ile Umut-Sen’den Başaran Aksu da gözaltına alınanlar arasındaydı. 6 Şubat’ı 7 Şubat’a bağlayan gece yarısı gözaltına alınanlar serbest bırakıldı.

DGD-SEN’den yapılan son açıklamada, 8 Şubat günü Tuncay Özilhan’ın evinin önünde yapılacak eylemin Migros yönetimi ile müzakere zemininin gelişmesi üzerine 10 Şubat tarihine ertelendiği bildirildi.

Boykot yaygınlaşmalı

DİSK Nakliyat-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu da. Migros direnişi ile ilgili olarak DGD-SEN’in mücadelesine katkı yapmak için devreye girdi. Ali Rıza Küçükosmanoğlu, Migros işvereninin avukatlarıyla yaptığı temaslarda, özellikle işten atılanların işe iadesi konusunda görüşme yürüttüklerini belirtti. Küçükosmanoğlu, çözüm için şu öneride bulundu:  

“Migros direnişinin daha etkili olması açısından tüketim boykotunun daha genişlemesi gerekiyor. İşveren, bu boykot karşısında satışının azalması üzerine DGD-SEN’i muhatap alabilir. Bunun için de boykotu çeşitli toplumsal kesimlerin katıldığı örgütlü bir boykota dönüştürmek gerekli olacaktır”.

Migros mağazalarındaki tüketim boykotunun ne kadar etkili olabileceği merak ediliyor. Çeşitli mağazalarda depolardan tedarik sağlanmadığı için birçok rafın boş olduğu, müşteri açısından da doluluk oranının giderek azaldığı dikkati çekiyor.

Bununla birlikte daha geniş bir boykot ve ürün satışında yaşanacak azalmanın, Migros işvereniyle müzakerelerde DGD-SEN’in elini güçlendirebileceği ifade ediliyor.

Kadıköy’de dolaştığımız Migros mağazalarında çalışan kimi market çalışanları, bu direnişin sadece depo işçilerinin sorunlarını ilgilendirmediğini, tüm çalışanları, yoksulluk çeken halkı ilgilendirdiğini belirterek CHP’nin yeterli desteği vermemesini de eleştirdiler.

Market çalışanları, “CHP, gerek genel başkan gerekse yöneticiler düzeyinde depolara gidip destek verseler, hem direniş daha güç kazanır, hem de partinin oyları artar” dediler.

İşkolu sorunu

DGD-SEN, 16.nolu gemi yapımı, deniz taşımacılığı ve antrepoculuk işkolunda yüzde 1’lik işkolu barajını aşamadığı için toplu sözleşme yapmaya yetkili bir sendika konumunda bulunamıyor.

Dolayısıyla Migros işvereni, DGD-SEN’i muhatap almak istemiyor. Sendika, son eylemler nedeniyle Kod 49’la (yani “hatırlatıldığı halde işçinin görevini yapmamakta ısrar etmesi” gerekçesiyle) işten çıkarılan 300 işçinin işe iadesini talep ediyor. İşveren ise, bu konuda bir protokol yapılmasına yanaşmıyor.

DGD-SEN, işe iade ile birlikte ücretlere yüzde 50 net zam, banka promosyonlarının işçiye ödenmesi gibi konularda ısrarlı bir duruş sergiliyor. Sendika avukatlarının işveren tarafı avukatları ile yaptıkları görüşmelerde, özellikle işten atılanların işe iadesi konusu gündeme geldi ancak işveren 300 işçinin tümünün işe geri alınması konusunda diretiyor.

Migros market çalışanları ile ilgili olarak 10.nolu ticaret, büro, eğitim işkolunda taraf ve yetkili olan sendika Türk-İş’e bağlı Tez Koop-İş Sendikası’dır. Son eylemler sonucunda Migros’un taşeron firmalarında çalışan 7 bin 800 depo çalışanı, kadroya alındı ancak işkolu değişikliği yapılarak bu çalışanlar 10.nolu işkoluna geçirildi.

Tez Koop-İş’in hamlesi

Türk-İş’e bağlı Tez Koop-İş Sendikası, 6 Şubat günü gazetelere verdiği ilanda, taşerondan Migros şirketi bünyesine alınan depo işçilerinin sendikalarına üye olması halinde yüzde 45 ile yüzde 54 oranında bir iyileştirme zammına sahip olacakları belirtildi.

Tez Koop-İş, Migros marketlerinde çalışan işçilerle ilgili olarak işverenle yeni toplu sözleşme görüşmelerinin de 20 Ocak 2026 tarihi itibariyle başlayıp sürdürüldüğünü hatırlattı. Sendikanın ilanında, yeni toplu sözleşme teklifinde 2026 yılı için yüzde 50,89’luk öneride bulunulduğu ifade edildi.  

Kadroya geçirilen 7 bin 800 işçiden kimi illerde çalışan belli sayıda emekçinin Tez Koop-İş’e geçişinin söz konusu olduğu bildirildi. Bu arada Tez Koop-İş’e üye olmadan da dayanışma aidatı yoluyla sözleşmedeki haklardan yararlanmak mümkün oluyor.

Aslında DGD-SEN’in depo işçilerinin direnişine öncülük etmesi sonucu Migros’ta kadroya geçirilmesi gerçekleşti, denebilir. Tabii ki kadroya geçmek önemli bir kazanımdır. DGD-SEN yöneticileri, Tez Koop-İş’in uzun yıllardır taşeronda çalışan işçilerin kadroya geçirilmesi konusunda gerekli çabayı göstermediğini belirtiyor. Migros işvereni ise, bu depo işçilerinin Tez Koop-İş Sendikası’na üye olmasını istiyor. 

Atilla Özsever 'ın Son Yazıları