Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Asaf Güven Aksel

Asaf Güven Aksel

Fiyyyuuvvv!

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:16 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:16

Fiiiyyuuvvv! Fiiiyyyuuuvvv!

Ah, o haylazların parmaklar ağızda verdikleri nefese göre ne çok anlam taşırdı bu ses, hatırlar mısın arkadaşım? Fiyyuuvv! Haydi sokağa! Fiiyyuuuvv! Maçımız var! Fiiyyyuuvvv! Meyveye dalacağız! Fiiyyyuuvvv! Topaç çevireceğiz! Fiyyuuvvv! Biz sokaktayız, siz de çıkın! Fiiyyyuuvvv!

Akranlarımız yerinden fırlar, amcalar teyzeler sinir olurdu…

Fiiyyyuuvvv da fiiyyyuuuvvv!

Abilerimiz ablalarımızın penceresi altında, “El Cordobes”ten mülhem “Seni beklerim öptüğüm yerde”yi çalar, daha küçükler, armatürün çizgi kahramanı “Bay Elmor”a öykünür, Woody Woodpecker gibi “ötülür”, bizde bir fiyyyuuvvv!’dur gider… Hatırladın mı?

Evet, uzun zamandır neredeyse yok hayatlarında insanların. Orhan Kemal’in “Arkadaş Islıkları” da olmasa, kelime olarak bile tümüyle kaybolmasından korkulabilir. İki adım ötedeki arkadaşlarının cep telefonunu çaldırıyorlar artık. Kısa mesaj atıp duyuruyorlar kendilerini. Bilgisayar ekranlarında sosyal iletişim kuruyorlar. Islıktaki nefes, fiberoptikle, baz istasyonuyla, uyduyla, klavye tıkırtısıyla boğuldu.

Fena mı? Mahalle gürültüden kurtuldu! Sevindi teyzeler, amcalar… derken, haydii, yine mi fiiiyyyuuvvv? Duydun mu?

Üstlerine su dökülür, kafalarına biblo fırlatılır, pencereler açılıp azarlar yağdırılır, yok, durmaz, fiiiyyyuuvvv! Haydi sokağa, fiiyyuuvvv!

Ayartmayın arkadaşınızı, ödevi var. Hiç mi huzur yok sizden. Uyuyan var, hasta var. O cezalı, gelemez. Annem bırakmıyo. Üstüm kirlenir. Sınava çalışıyorum. Eviniz yok mu sizin? Gidin başka yerde oynayın. Dinlemez ki, fiiiyyyuuvvv!

Dün bir ıslığa pencereden kaçardın, şimdi amca mı oldun? Fiiiyyyuuvvv! Evdekiler bırakmayınca ortalığı yıkardın, şimdi teyze mi oldun? Fiiiyyyuuvvv!

Amma saçma işliyor zaman. Amcaların teyzelerin penceredeki başlarının yerini almış, büyüyüp de amca teyze olmuşlar. Kerli ferli olmuşlar. Kocaman kocamanlar. Ayartmayın bizi. Gürültü etmeyin. İşimiz gücümüz var. Siz de büyüsenize. Hayata atılsanıza. Ekmeğinizi büyütsenize. Masallara boşversenize. Boşuna: Fiiyyyuuvvv!

Vicdan azabı gibi yahu lanet olası ses… Çın çın öter kulakta. Ne yapmalı da duymamalı? Bi tutam, “hâlâ büyümedi gitti” sevecenliği. Birazcık, “aferin, hiç değişmedi” takdiri. İki ölçek “ziyan etti kendini” yazıklanması. Bolca, “hayal âleminde yaşıyor” acıması. Kararınca “zamanında bizi dinleselerdi” böbürü. İki taşım kaynayacak “oyundan çıkmadık, evde oynuyoruz” tesellisi. Ama bak sen şuna: Fiiiyyyuuvvv!

Hay parmağın kırıla, hay dudağın büzüşe, hay nefesin kısıla… Fiiiyyyuuvvv!

Maç bitti yahu, yenildik. Fiiyyyuuvvv! Kazık kadar olduk, daha ne oyunuymuş. Fiiiyyyuuvvv! Kendini düşünmüyorsan çocuğunu düşün. Fiiyyyuuuvvv! Elden ayaktan düşünce görürüm seni. Fiiiyyuuvvv!

Densiz sokak çocukları. İpsizler, sapsızlar. Aklı gelişmemişler. Hayatı öğrenememişler. Kandırılmış cahiller. Bir baltaya sap olamamışlar. Hayalperestler.

Oh, canımıza değsin der gibi, bak yine fiiiyyyuuuvvv!

Topacınızın tornası hatalı, dengesiz, dönemez. Uçurtmanızın mizanı bozuk, uçmaz, yükselemez. Misketiniz kırık, fiskeye gelmez. Topunuz balon yapmış, falso almaz. Peki, ama ille fiyyyuuvvv!

Benim var bak upuzun kaytanlı, vınnn diye dönüyor. Bak kırnapın uzunluğuna, kuyruğun dalgalanışına. Fiskeyi yedi mi benim misket, kırar öbür gafliği. Domuz yağı geçmiş meşinin dikişlerinden, bombacı Bekir vursa patlamaz. Peki, al gel beraber oynayalım, fiyyuuvvv!

Kapanır pencereler, ne halin varsa gör, bize ilişme denilir. Perdeler de çekilir ki, alsınlar iyice “gelmeyeceğiz” mesajını. Oynayasımız yok sizinle. Durmaz ki yaramazlar: Fiiiyyyuuvvv!

Haydi sokağa! Gelsenize oynayalım!

Başka şey bilmezler ki… Ah bir sussa şu ıslık…

Tamam, ama, benim topumla oynarsak, oynarım. Ahmet oynamazsa oynarım. Evin önünden ayrılmazsak oynarım. Gıpçır misketi verirseniz oynarım. Ali de oynarsa oynarım. Terlemezsek oynarım. Ben adam alırsam oynarım. Hava kararana kadar oynarım. Kaptan olursam oynarım. Kuralları belirlersem oynarım.

Bak hiç dinliyorlar mı bak. Varsa yoksa fiiiyyyuuvvv!

Hani o “Arkadaş Islıkları” da olmasa, hepten unutuldu derken… Nereden çıktı bu “içimde çalınan ıslık”?

Fiiyyyuvvv! Hişt, aynada kendine dil çıkarsana, elini karış yapıp, başparmağını burnunun ucuna koysana, bak ne olacak… Salla salla öbür parmaklarını, gördün mü, fiiyyyuuvvv! Hatırladın mı?

90 yıldır çalınan bir ıslığın hikâyesidir biraz da, haşarı çocukların amcalara, teyzelere, uslu çocuklara inatla anlattığı!

Bir avuçsunuz bir avuç! Akıllım, zaten o yüzden, anlatılan senin de hikâyendi… Anladın mı? Hatırladın mı? Fiiiyyyuuvvv!

Asaf Güven Aksel 'ın Son Yazıları